Türkiye - Rusya ilişkileri

Ana gündem Suriye ve ticaret

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ile uçak krizinin aşılmasından bu yana bir yıl geçmeden ikinci kez Rusya’ya gidiyor. Gündemin en önemli maddesi, Rusya ve Türkiye destekli silahlı grupların karşı karşıya geldiği Suriye. İki lider aynı zamanda ikili ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve yeni anlaşmaların imzalanmasını da hedefliyor.

Konular: Türkiye - Rusya ilişkileri, Suriye'de iç savaş
[Fotoğraf: AA]

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ziyaretinin asıl amacı, Türkiye ile Rusya arasında 2010’da kurulan Üst Düzey İşbirliği Konseyi’nin (ÜDİK) 6. Toplantısı’nın yapılacak olması. Toplantı aslında Aralık 2015’te yapılacaktı, ancak Kasım ayında Türk hava sahasını ihlâl eden Rus uçağının düşürülmesiyle iki ülke arasında kriz yaşandı. Putin, toplantıyı iptal etti. Ardından Rusya Türkiye’ye yönelik ekonomik yaptırımlar uyguladı, vizesiz geçişleri durdurdu. Toplantı bu yönüyle, kriz sonrası özellikle ikili ticari ilişkiler için büyük önem taşıyor.

Erdoğan’ın 9-10 Mart’ta yapacağı Moskova ziyaretinde ticari ilişkilerin geliştirilmesi için yaptırımların kalkması, vizesiz geçişlerin aşamalı da olsa uygulamaya konulması ve doğalgaz ihracatı gündemde olacak.

Suriye için kritik dönem

İki liderin gündemindeki en önemli konu ise, Suriye'deki son gelişmeler. Erdoğan ve Putin, ABD’deki yeni yönetimin Rakka operasyonu ve IŞİD’le mücadele için kapsamlı bir plan üzerinde çalıştığı günlerde bir araya geliyor.

Ziyaretle ilgili açıklama yapan Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’ın da dâhil olduğu ortak inisiyatif vasıtasıyla Suriye krizinin çözümü, ateşkes ve Astana toplantılarının öncelikle masaya yatırılacağını söyledi. “İkili ve çok taraflı kanallar üzerinden Suriye’deki işbirliğini geliştirmeye hazırız” dedi.

Suriye'deki iç savaşın başlamasından bu yana ilk kez Türk, Rus ve Amerikalı Genelkurmay Başkanları 7 Mart'ta Antalya’da bir araya gelerek krizi görüştü.

Suriye’de üç ülkenin desteklediği grupların cephe hattı oluşturduğu günlerde yapılan bu toplantı, kritik Moskova ziyaretinin de öncesine denk geldi.

Rusya destekli rejim ordusu Menbic’de

TSK destekli Özgür Suriye Ordusu birlikleri El Bâb’ı IŞİD’den temizledikten sonra, ABD destekli YPG’nin kontrolünde bulunan Menbic’e yöneldi. Aralarında cephe hattı oluşan YPG ile ÖSO arasında çatışmalar çıktı. ÖSO, en az iki köyü YPG’den aldı.

Ankara’dan, PKK’nın Suriye kolu PYD/YPG’nin bölgeden çekilmesi için ‘hedef Menbic’ açıklamaları yapılırken, Rusya destekli Suriye rejimi ordusu cephe hattına yerleşti. Böylece rejim, âdeta YPG ile ÖSO arasında bir tampon bölge yaratmış oldu.

Rusya Savunma Bakanlığı, Menbic ve çevresinin rejimin kontrolünde olacağını, YPG/PYD ile anlaşıldığını duyurdu.

Başbakan Binali Yıldırım konuyla ilgili gazetecilerin sorularına, “Bu, bizim açımızdan olumsuz değil. İsteğimiz YPG'nin orada olmaması. Nihayetinde Suriye toprakları Suriyelilere aittir” yanıtını verdi.

Rusya destekli rejim güçlerinin Menbic kırsalına yerleşmesinin ardından PKK'nın Suriye kolu PYD’nin başını çektiği Menbic Askeri Konseyi bir açıklama yaptı. “Menbic ve kırsalı ABD öncülüğündeki koalisyonun ve Menbic Askeri Konseyi’nin koruması altındadır” dedi.

7 Mart günü konuyla ilgili gazetecilerin sorularını yanıtlayan Pentagon Sözcüsü Jeff Davis, “Koalisyonun parçası olarak güvence verme ve caydırma amaçlı Menbic'in içine ve etrafına ABD askerleri konuşlandırıldı. Bu görev IŞİD'den başka bir tarafa saldıran tarafları caydırmak içindir” ifadelerini kullandı.

Menbic'de bulunan ABD askerlerinin çatışmaya girme yetkileri olup olmadığına ilişkin bir soruya ise Davis, “Kendilerine bir saldırı olduğunda, nefs-i müdafaa için elbette ki yetkileri var ancak onun dışında orada başka bir kuvvetle çatışmaya girme yetkileri yok” dedi. Davis, PYD ile rusya arasındaki anlaşmaya ABD’nin taraf olmadığı bilgisini verdi.

Aynı gün, Suriye'deki iç savaşın başlamasından bu yana ilk kez Türk, Rus ve Amerikalı Genelkurmay Başkanları Antalya’da bir araya gelerek krizi görüştü.

Suriye işbirliğinde PYD pürüzü

Rusya'nın desteklediği rejim ordusu Menbic’e ulaşarak PYD kontrolündeki Afrin ve Kobani bölgeleri arasında âdeta bir köprü oluşturdu. Rejim, iki bölge arasında sevkiyat yapılmasına izin vererek, PYD ile işbirliğini sürdürüyor.

Rusya’nın Astana toplantısında sunduğu anayasa taslağında yer alan ‘kültürel özerklik’ ifadesi ve 15 Şubat’ta PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD öncülüğünde düzenlenen Kürt konferansı da Ankara’yı rahatsız etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ÖSO’nun 28 Şubat’ta El Bâb operasyonunu tamamlamasının ardından, “Rusya’yla, Amerika’yla mutabık kalmamız halinde gerek Menbic, gerekse Rakka’ya yönelik de atılacak olan adımlar var. Bunları, tabii biz yakın bir ülke olarak Rusya’yla görüşmemiz, öbür tarafta stratejik bir müttefik olarak Amerika’yla koalisyon güçleriyle yapacağımız dayanışma, bunların hepsi bu süreç içerisinde önem arz ediyor. Bunları da tabii birliktelik içerisinde yürütmek de bizim önemli bir hedefimiz” açıklamasını yapmıştı.

Moskova ve Ankara'nın El Bâb anlaşması

El Bâb çevresinde iki ülke de koordinasyon halinde hava operasyonları düzenliyor. 9 Şubat’ta bir Rus uçağının bombardımanı sonucu bölgede görev yapan üç Türk askeri şehit olmuş, ardından taraflar birbirini ‘koordinasyonsuzluk’la eleştirmişti.

Rusya destekli rejim birlikleri, Türkiye’nin 28 Şubat’ta sona eren El Bâb operasyonu sonrası ilçenin güneyini kontrol altına alarak, TSK ve ÖSO’nun güney yönünde ilerleyişini durdurmuştu. Hem Moskova hem Ankara, El Bâb’ın güneyindeki karayolu için bir anlaşma yapıldığını, kuzeyde ÖSO güneyde de rejim birliklerinin yer alacağını ve böylece herhangi bir çatışmaya yer verilmeyeceğini duyurmuştu.

Hedef ticaret hacmini artırmak

Rusya’nın 2015 sonundaki uçak krizinin ardından uyguladığı ekonomik yaptırımların bir kısmı kaldırıldı. Ancak bazı ürünlerin ihracatıyla ilgili kısıtlamalar sürüyor. Aynı sebeple vizesiz geçişler de durdurulmuştu. Moskova, ilk aşamada yatırımcılar ve resmi pasaport sahipleri için vizesiz geçiş uygulamasını yeniden başlatmayı planlıyor.

Her biri 15,75 milyar metreküp kapasiteye sahip iki boru hattından oluşacak ve hem Türkiye, hem de gerekli teminatların alınması halinde Avrupa'ya doğalgaz ulaştıracak olan Türk Akımı doğalgaz hattı projesi de 7 Şubat’ta Putin tarafından onaylanmıştı.

ÜDİK, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılmasını hedefliyor. 2015 öncesi 30 milyar doların üzerinde seyreden ikili ticaret hacmi, 2015’te hem turist sayısındaki azalma hem de son bir ay iki ülke arasında yaşanan siyasi kriz sebebiyle 23 milyar dolara gerilemişti. Krizin sürdüğü 2016’da 16,8 milyar dolara geriledi. Erdoğan ve Putin, rakamı yeniden 30 milyar dolar seviyesine çıkarmak için alınması gereken önlemleri de Moskova’da görüşecek.

Kaynak: Al Jazeera

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;