Çözüm süreci

Çözüm'de "Beşir Hoca" etkisi

Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığında kurulan yeni hükümette çözüm süreci açısından kritik bir değişiklik yapıldı. Hükümetin 2009 yılından bu yana Kürt sorununun çözümü için başlattığı süreçlerin koordinasyonunu yürüten Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, kabinede yer almıyor. Al Jazeera, Beşir Atalay’ın Kürt sorununun çözümü sürecinde bugüne kadar üstlendiği rolü araştırdı.

Yeni kabinede Beşir Atalay'a görev verilmedi. [AA-Arsiv]

Takvimler 2009 yılını gösterirken AK Parti Hükümeti, Türkiye tarihinin en iddialı adımlarından birini atacağını duyurdu. O günlerde adı 'Demokratik Açılım'dan 'Kürt Açılımı'na, 'Barış Projesi'nden 'Milli Birlik ve Mutabakat Projesi'ne kadar değişen ama özünde Kürt sorununun çözümünü amaçlayan projenin ilk adımları atıldı. O ilk adımları topluma anlatmak bir yana, yapılan bazı toplantıları dahi toplumun bazı kesimlerinin kabullenmesi çok zordu. Ve Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığındaki hükümette bu görev o dönem İçişleri Bakanı olan Beşir Atalay’a verilmişti.

Polis Akademisi’nde Kürt çalıştayı düzenledi

Sorunun çözümü için çeşitli kurumlar kapalı kapılar ardında temaslarını sürdürürken, Atalay’ın ilk işi, “Kürt sorunu nasıl çözülmeli?” sorusuna yanıt aramak için sivil toplum kuruluşlarının, siyasi partilerin kapısını çalmak oldu. Bu görüşmeler ile birlikte Türkiye’de bazı tabular yıkılmaya başladı, toplumun her kesiminde konu her boyutuyla tartışılır hale geldi. Bu dönemde en çok tepki çeken toplantılardan biri Ankara’da Polis Akademisi'nde Atalay’ın başkanlığında bazı yazar ve akademisyenlerin bir araya geldiği toplantıydı. “Süreç kapsamında neler yapılmalı ve sorun nasıl çözülmeli?” başlıklarıyla iki ayrı oturumun düzenlendiği toplantı daha sonra CHP ve MHP’nin sert eleştirileriyle anılır oldu. MHP Genel Başkanı, toplantıya katılanları “12 kötü adam” olarak tanımladı ancak işe başlarken zaten göze alınan bu eleştiriler süreci sekteye uğratmadı, Atalay daha farklı adımlarla yoluna devam etti.

Habur’un mimarlarından biriydi

O dönemin ve aradan geçen beş yıla rağmen hâlâ en çok eleştirilen olayı olan “Habur” sürecinin mimarlarından biri de Beşir Atalay’dı. Kandil ve Mahmur kamplarından 34 kişinin Türkiye’ye girişi planlanırken Atalay, sürecin her adımında o dönem Demokratik Toplum Partisi (DTP) mensupları olan Kürt siyasi hareketinin temsilcileriyle yoğun temas halindeydi. Habur’a dair o günlerde gizli tutulan ve en önemli adım olarak nitelendirilen görüşmeye ev sahipliği yaptı. Ankara’da Atatürk Orman Çiftliği'nde DTP’li Ahmet Türk ve Sırrı Sakık ile saatler boyunca Habur’da yaşanabilecekleri tartıştı, “şov yapılmasının önüne geçin” telkininde bulundu. PKK’lıların ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılmasına kadar geçen tüm aşamalarda da Ahmet Türk ile iletişimini koparmadı. Sonrasında Habur’da yaşananlar 2009 yılında başlayan süreci sekteye uğrattı ama Atalay sorunun çözümünden, koordinasyondan sorumlu isim olarak çalışmalarına devam etti.

DTP’nin kapatılmasından sonra partililer istifayı tartışırken devreye giren isimlerden biri de yine Beşir Atalay’dı. Atalay’ın istifadan vazgeçirme yönünde çabaları olduğunu Ahmet Türk, kamuoyuna açıklayan isimdi.

Süreci topluma anlatan isim oldu

2009 yılından sonra Kürt sorununun çözümü için geçilen en kritik aşamalarda, PKK’nın Reşadiye baskını, Silvan saldırısı gibi aşamalarda da R. Tayyip Erdoğan kadar sürecin kararlılıkla devam edeceği mesajlarını ısrarla vermeye devam etti. Öyle de oldu. Hükümet, 'Çözüm Süreci' adıyla açılıma devam ederken artık Atalay Başbakan Yardımcısı'ydı ve yine sürecin koordinatör bakanı konumundaydı.

2012 yılının son günlerinde açlık grevleri devam ederken Öcalan ile görüşmelerle başlayan yeni süreçte, yine BDP’lilerle temas ve açılımın kamuoyuna anlatılması görevi Atalay’a verildi. Öcalan’ın 2013 Nevruzu’nda okunan mektubundan yapılan yasal düzenlemelere kadar tamamının koordinasyonunu bizzat kendisi yaptı. Özellikle yerel seçimlerde belediye başkan adayı olan Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in bakanlık görevini bırakmasının ardından tüm kesimlerle temas halinde kalma görevi daha çok ona kaldı. Beşir Atalay, bugün Halkların Demokratik Partisi çatısı altında temsil edilen Kürt siyasi hareketi için, zaman zaman onlara yaptığı, “Şiddetten arınamıyorlar. PKK’nın gölgesinden çıkamıyorlar” eleştirilerine rağmen, en kolay iletişim kurulabilen, kriz anlarında rahatlıkla ulaşılıp görüşülebilen yapıcı bir isim.

Ahmet Türk: Atalay, samimi ve çözümleyici

Ahmet Türk, Atalay'ı "samimi bir isim" olarak tanımladı.
[[AA-Arsiv]]

Sürecin bugün geldiği nokta kritik; geri çekilme, silah bırakma gibi aşamalar tartışılıyor. Ancak bu aşamalardan belki de en zoru işe başlamaktı. Sürecin başladığı ilk günlerde Atalay ile yakın temas halinde olan isimlerden Ahmet Türk, Atalay’ın tavrını şu cümlelerle anlatıyor:

“Beşir Bey, sorunun çözümü için yeni bir dönemin açılması konusunda çok daha samimi, daha çözümleyici bir anlayışa sahip diye düşünüyorum. Atalay bu sürecin kolay olmadığını görüyor, biliyordu. İlk günlerde de milliyetçi bir anlayışla eğitilmiş bir toplumda bazı şeyleri çok açık götürmenin zor olduğunu kendisi de görüyordu. Bu dönemde sadece kamuoyunda değil devlet bürokrasisinde de, askerin de engelleyici bir tavrı olduğu düşünülüyordu. Yani kılıcı sırtında yaşayan bir süreçti. Zor bir dönemdi, en ufak bir şeyde umutsuzluğa düşülüyordu. Ama Beşir Bey umudunu kaybetmek istemiyordu.”

Kaynak: Al Jazeera

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;