Eğitim

Kitapların insan hakları notu kırık

Ders kitapları 11 yılda üçüncü kez insan hakları ihlalleri açısından tarandı. 245 ilk ve ortaöğretim ders kitabının incelendiği araştırmanın sonuçları Milli Eğitim Bakanlığı ve kitapların yazarlarına da gönderilecek.

Konular: Türkiye
Ders kitaplarında insan hakları ihlalleri taramasının üçüncüsü bugün açıklandı. [Fotoğraf: Al Jazeera Türk]

Ders kitapları son 11 yılda üçüncü kez insan hakları ihlalleri açısından tarandı. Birinci sınıfta öğrenciler okumayı "Ata er ol" diyerek öğreniyor, sosyal bilgiler dersinde gelinin gerekirse "Kocasının yoluna kurban olacağı anlatılıyor. Kürtçe seçmeli ders oldu ama Kürt kelimesi hâlâ sadece 'zararlı cemiyetler'de geçiyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (SEÇBİR) ve Tarih Vakfı’nın tarama sonuçlarına göre, ders kitapları hâlâ tek dilli, tek dinli bir vatandaşlık anlayışı üzerine kurulu. Kitaplar Türkiye’deki toplumsal değişimin gerisinde ve toplumsal barışı, demokratik vatandaşlığı güçlendirme hedefinden uzak.

SEÇBİR ve Tarih Vakfı, 2012-2013 eğitim - öğretim yılında okutulan 245 ilk ve ortaöğretim ders kitabını insan hakları ölçütlerine göre taradı. Daha önce bu açıdan 2003 ve 2009 yılında taranan ders kitaplarının üçüncü tarama raporu kamoyuna açıklandı.

İyi örneklerin de tespit edildiği araştırmada din, ırk ve cinsiyet ayrımcılığına dair çok sayıda örneğe yer verildi.

Rapor Milli Eğitim Bakanlığı ve ders kitaplarının yazarlarına da sunulacak. 

"Ders kitaplarında resmi söylemin sınırları var"

Tarama sonuçlarının toplandığı “Biz' kimiz ? Ders Kitaplarında Kimlik, Yurttaşlık, Haklar” isimli kitabın yazarı Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Kenan Çayır ders kitaplarının öğrencilerin hayal gücünü geliştiren en önemli kaynaklardan biri olduğunu belirterek "Ders kitaplarında resmi söylemin sınırlarını görüyoruz. Ders kitapları öğrencilere şunları konuşabiliriz, şunları konuşamayız algısını veriyor " diye konuştu. 11 yıllık bir süreç içinde ders kitaplarının incelendiğini ve nasıl bir değişim yaşandığının gözlendiğini de vurgulayan Çayır şunları söyledi:

Cinsiyet eşitliği açısından kitaplarda olumlu örnekler de var.

Kürtçe kitabında bile Kürt kelimesi geçmiyor  
“2009’dan bu yana olumlu örnekler çoğaldı. Özellikle cinsiyet eşitliği konusunda olumlu örnekler çoğaldı. Milli güvenlik dersi kaldırıldı. Kürtçe, Abazaca, Lazca seçmeli ders oldu. Ancak tüm bunlara rağmen militarist değerler, ölüm hâlâ yüceltiliyor. Üstelik müzik ve İngilizce kitaplarında dahi bu oluyor. Barış süreci yürütülüyorken ders kitaplarında savaşı normalleştiren ifadeler kabul edilemez. Kürtçe seçmeli ders olabiliyor ama hâlâ kitaplarda Kürtler zararlı cemiyetlerde geçiyor. Kürtçe ders kitabında bile Kürt kelimesi geçmiyor."

Cinsiyet eşitliğine iyi örneklerden biri de kitaptaki bu örnek.

Vatandaşlık sınırı Türk ve Müslümanlıkla çiziliyor
Çayır konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "Ateistlerden ‘satanistlerle birlikte topluma zarar veren insanlardır’ diye bahsediliyor. Vatandaşlığın sınırı Türk ve Müslüman olmakla çiziliyor. Alevilerle ilgili 7. ve12. sınıf kitaplarında anlatımlar var. Ancak tarihsel birikimi yansıtmıyor. 12. sınıfa kadar Müslümanlıktan dinimiz olarak bahsedilirken,12.  sınıf kitabında diğer dinlere yer vermek gerçek çoğulculuk olmuyor.”

Raporda yer verilen ayrımcılık, önyargı ve militarizm içeren örneklerden bazıları şunlar :

• “Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde ticaret işleri yabancıların ve azınlıkların elindeydi. Türk vatanseverliği temelleri üzerine kurulan bir devlette bu durum devam edemezdi. Cumhuriyet en kısa zamanda Türk milletini ticari ilişkilerde etkin bir hale getirmeliydi. Yeni Türk Devleti’nin ve toplumun çıkarları ön plana alınmalıydı” (Ortaöğretim T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük, Netbil, 118).
•  “Vahye dayanmayan birçok inanç türü vardır. Ateizm, politeizm, satanizm bunlara örnek olarak verilebilir. Bunlar toplumda yanlış, dayanaksız, hatta zaman zaman topluma zarar veren uygulama ve inanışların ortaya çıkıp yaygınlaşmasına neden olmaktadır.” (Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 9, Fem Yayıncılık, 19)

Engelliler olumsuz sapma kategorisinde

• “Fizik veya organik olarak sorunlu kişiler diğer bir olumsuz sapma kategorisi oluştururlar. Bunlar da toplumdaki normal yaşam görüntüsünü izleyemezler. Ancak psikolojik ve moral açıdan normal olanlardan oldukça farklıdırlar. Sağır-dilsizler, kötürümler ve kronik hastaların normal bireylerden beklenen davranışları yerine getirmeleri beklenemez.” (Sosyal Bilimler Lisesi Sosyoloji 1, MEB, 144)

'Türk ordusu en mükemmel ordu'

• Ders kitaplarındaki Türk kültürü: Aşağılık kompleksini besleyen “hem üstün hem zayıf olma” mesajı veriliyor.

“[Türk ordusu] dünyanın en mükemmel, disiplinli ve kahraman ordusu[dur]” (Coğrafya 11, MEB, 138).

• “[Türkçe] Dünyada kulağa en hoş gelen ve anlamayanları bile meftun ve hayran eden bir lisan(dır)” (Dil ve Anlatım 10, MEB, 48).

• Ders kitaplarında militarizm ve süregiden tehdit algısı devam ediyor.“Genç ve dinamik bir nüfusa sahip olan Türkiye, gelişmekte olan büyük bir ekonomik güce sahiptir. Türkiye’yi bazı devletler kendileri için tehlikeli bulmaktadır. Bu ülkeler, kendi topraklarını genişletmek ve denizlerde egemenlik elde etmek amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin zayıflaması için çaba harcamaktadır.” (Sosyal Bilgiler 5, 2. Kitap, MEB, 163).

"Ata er ol"

1. sınıflara Türkçe kitabında 'r' sesi anlatılıyor.

• Öğrencilere henüz birinci sınıfta okuma yazmaya başlarken asker olmaları salık veriliyor, “Ata er ol.” (Türkçe 1, MEB, 52).

• “Cemil büyüdüğün zaman ne olacaksın?
- Asker olacağım.
- Asker olup da ne yapacaksın?
- Düşman, bu topraklara olur da bir daha ayak basarsa onu buradan kovacağım.” (Türkçe 1, Ders ve Öğrenci Çalışma Kitabı, Kartopu, 26-7).

Mimarlar, doktorlar erkek 

• “Sağlam temel, sağlam evler / Sözüm size mimar beyler / Sağlam yapın her binayı / Yıkılmasın kentler, köyler” (Sosyal Bilgiler 5, 1. Kitap, MEB, 75).
•  “Geçen hafta okulumuza doktor amcalar geldiler ve aşı olmamız gerektiğini söylediler.” (Türkçe 4, MEB, 79).
• Matematik problemlerinde de kadınlara belirli roller biçilmiş: “[Resim eşliğinde] Rafta 12 bardak vardı. Annem bardakların bir kısmını masaya götürdü. Annem masaya kaç tane bardak götürmüştür” (Matematik 1, 2. Kitap, 147).
• “Emine akşam yemeği için beş kişilik bir sofra hazırladı. Tabak, çatal ve kaşıkları yerleştirdikten sonra sürahideki suyun tamamını bardaklara paylaştırdı. Sürahideki su miktarını tahmin ediniz.” (Matematik 3, 2. Kitap, 160).

"Gelin, evine, kocasına gerekirse kurban olur"

• “Kız öğrencilerinizden birine gelin rolü veriniz. Diğer kız öğrencileriniz, bölgenize ait ya da ders kitabındaki (s.40) kına türküsünü seslendirsinler. Öğrencilerinizden kına türküsünü söylenirken gelinin eline kına yakılmasını canlandırmalarını isteyiniz… Öğrencilerinize, kınanın gelin olacak kızın evine bağlı kalacağını sembolize etmek üzere yakıldığını, gelinin evinin ve kocasının yoluna gerekirse kurban olacağının vurgulandığını söyleyiniz.” (Sosyal Bilgiler 5, Öğretmen Kılavuz Kitabı, Pasifik Yayınları, 83).
 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;