İnsan

Meksika'dan Datça'ya, Datça'dan dünyaya

Yavuz Demirhan, üniversiteyi birinci sınıfta bırakıp Meksika'ya yerleşti. 8 yıl yaşadığı Meksika'da marangozluğu öğrendi. İnternette gördüğü üç boyutlu ahşap yapbozlar ilgisini çekti ve üretmeye başladı. 2010'da Datça'ya yerleşen Demirhan, kendi tasarladığı yapbozları üretiyor, tasarımlarını dünyaya satıyor.

Konular: İnsan, Türkiye

 

Datça'da bir marangoz atölyesindeyiz. Bir duvarın kenarında, üç boyutlu puzzle olmayı bekleyen keresteler dizili. Başka bir köşedeki kasaların içinde, simetrik kesilmiş yüzlerce ahşap parça birleştirilmeyi bekliyor. Yavuz Demirhan, bu atölyede kendi tasarladığı üç boyutlu yapbozları, diğer adıyla akıl küplerini üretiyor. Ürettiği yapbozlar, Japonya'dan Kanada'ya, birçok koleksiyoner tarafından satın alınıyor. Bu becerisi ise Meksika'da geçirdiği yıllara dayanıyor. 

"Almanya'da doğdum, büyüdüm. Üniversitede matematik bölümünü kazandım, ancak ilk yıl sıkıldım ve okulu bıraktım. Meksika'ya gittim. Oaxaca (Ohaka) eyaletinde 8 yıl yaşadım. Marangozluk tekniklerini öğrendim. İnternette gördüğüm puzzle modellerini üretmeye başladım. Beklemediğim bir ilgiyle karşılaştım. Yaptığım iş, kısa sürede Oaxaca'nın dışına yayıldı. Meksikalılar, akıl küpleriyle çok ilgilendi. Teknoloji okulları, üniversiteler davet edip, işimi tanımak istediler."

Yavuz Demirhan, 8 yıl yaşadığı Meksika'nın, Ohaka eyaletinde puzzle yapmasını öğrendi.
[[Fotoğraf: Al Jazeera Türk]]

"Ben bir otodidaktım"

Demirhan, 2010 yılına kadar yaşadığı Meksika'dan, Datça'da yaşayan ailesinin yanına dönünce kendi atölyesini kuruyor. Matematiksel sorunları, fiziki objeler ile çözdüğünü söylüyor. 

"Puzzle tasarlamanın ve üretmenin bir eğitimi yok. Ben bir otodidaktım, kendimi eğittim. Aynı zamanda, rekreasyon matematik yardımıyla, ahşap işleme sanatını birleştirdim. Böylece ortaya alternatif ve doğal ürünler çıktı. Bilgisayarın başına oturup çalışmaya başlıyorum. Bu, bazen yarım saat sürüyor, bazen üç gün... Büyük bir hevesle onun üzerinde çalışıyorum. Atölyedeki işim çok daha uzun sürüyor. Çünkü, her parçayı tek tek kesip, hazırlıyorum. Burada, milimetrik hesapları tutturmam gerekiyor."

"Ağaçların doğal renklerini tercih ediyorum"

6 yılda yaklaşık 500 farklı model yapboz ürettiğini söyleyen Demirhan, farklı kategorilerde oyun tasarladığını söyledi:

"Benim çalışma alanım, değişik puzzle kategorilerini kapsıyor. İlk olarak, üç boyutlu mekanik oyunlar tasarlayıp, üretmeye başladım. İkinci sırada, mozaik oyunlar var. Mozaik oyunlar çok yormuyor, yaratıcı zekânızı geliştiriyor. Üçüncü sırada kaydırma oyunları var. Son sırada da yerleştirme oyunları var. Oyunlarımda boya, vernik gibi kimyasallar kullanmıyorum. Ağaçların doğal renklerini tercih ediyorum. Keten tohumu yağı veya bal mumu kullanıyorum."

Uluslararası Puzzle Federasyonu, tasarımlarını ödül olarak seçti

Uluslararası Puzzle Federasyonu tarafından seçilen bu iki tasarım, 6 yıl boyunca ödül kupası olarak dağıtıldı.
[[Fotoğraf: Al Jazeera Türk]]

Yavuz Demirhan, tasarımlarını sosyal medya üzerinden sergiliyor. Japonya'dan, Kanada'ya kadar bir çok ülkeden puzzle meraklısının tasarımlarını takip ettiğini söyleyen Demirhan, Uluslararası Puzzle Federasyonu'nun (IPP), 6 yıl boyunca iki tasarımını ödül olarak seçtiğini anlattı:

"Uluslararası Puzzle Federasyonu'nun, her sene farklı kıtada gerçekleştirdiği bir organizasyon var. Federasyondan bir yetkili bana ulaştı. Tasarımlarından birini seçip, ödül kupası olarak kullanmak istediklerini söyledi, kabul ettim. Üç yıl boyunca aynı tasarım ödül olarak dağıtıldı. Üç yıl sonra yine benim başka bir tasarımımı seçtiklerini söylediler. Demek ki çok beğenmişler. 6 yıl boyunca benim tasarımlarım, puzzle tasarımcı yarışmasında ödül olarak dağıtıldı."

"Hata yapmaktan korkmayalım"

Demirhan, insanların hata yapmaktan korktukları için, zor olduğuna inandıkları konulara ilgi göstermediklerini söyledi.
[[Fotoğraf: Güray Ervin / Al Jazeera Türk]]

Datça'da, 5 yıl boyunca takı pazarında ürünlerini satan Demirhan, etrafını gözlemleme şansı da bulduğunu söyledi:

"Ben stand satışını seviyorum. Orada müşterilerimle birebir iletişime giriyorum, değişik fikirler benim için ilham kaynağı oluyor. Böylece, ben de farklı tasarımlar yapabiliyorum. Hayatlarında hiç puzzle görmeyen insanlar var. Standa çok tedirgin yaklaşıyorlar. Özellikle çocuklar çok ilgililer. Bir gün bir baba oğul standın önünden geçiyordu. Çocuk, oyunlarla çok ilgiliydi, gözlerini alamıyordu. Ben çocuğu standa çekmeye çalıştım. Babası da, "Sen yapamazsın, devam edelim" dedi. Ben buna çok üzüldüm. Bence bir babanın, çocuğunun özgüvenini bastırması iyi bir cevap değil. Hata yapmaktan korkmayalım."

Muhabirimize ulaşmak için; guray.ervin@aljazeera.net

Muhabirimizi twitterdan takip etmek için; @gurayervin

 

Sibel Denizmen

Video - Promo Editör Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;