Futbol

Türk futbolunun kurtuluş modeli Altınordu

Türkiye'nin en sistemli altyapı organizasyonu bir Süper Lig takımına değil, İzmir'in köklü kulüplerinden Altınordu'ya ait. Üst üste iki ligde şampiyon olarak birinci lige yükselmelerini ise Türk futbolunun içinde bulunduğu kötü duruma bağlıyorlar.

Konular: Spor

Haberin Öne Çıkanları

-Hedef; iyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu yetiştirmek

-Selçuk-Kuşadası'nda 100 bin metrekarelik bir tesis. (6 futbol sahası)

-İzmir merkezde bir büyük, dört küçük sahaya sahip bir tesis

Altınordu futbola farklı bakışı, gençlere verdiği değer ve başkanı Seyit Mehmet Özkan ile adından çokça söz ettirecek bir kulüp.

21 yaş ortalaması ile iki farklı ligde üst üste şampiyon olarak 1. Lig'e yükseldiler. 

Kulüp sitesinin girişindeki 'Altınordu sürdürebilirliğini sağlamak için ekonomik model kullanan bir Sosyal Girişim'dir' ifadesi, benimsenen felsefeyi ortaya koyuyor.

2007'de Bucaspor Akademisi'ni kuran ekip, 2012'de Salih Uçan'ın Fenerbahçe'ye transferi sırasında anlaşmazlığa düşerek Bucaspor ile yollarını ayırdı. Anlaşmazlığın sebebi de yine altyapının gelişimiydi. Bucaspor yönetimi Salih'ten gelen paranın belirli bölümünü altyapıya yatırma sözünü tutmamış ve parayı A takıma harcamıştı. Seyit Mehmet Özkan ve ekibi de bunun üzerine Altınordu'nun yolunu tuttu.

Yabancı oyuncu yok

Altınordu A takımında yabancı oyuncu bulunmuyor. 1. Lig'de üç yabancı hakkı bulunmasına karşın, bunu kesinlikle kullanmayı düşünmüyorlar. Altınordu Başkanı, yabancı oyuncu oynatmayı, altyapıdan yetişen çocuklara güvensizlik olarak yorumluyor:

"Çocuklarımıza bu kadar güvendiğimizi söyleyip, A takımda yabancı oyuncu oynatırsak, çocuklar, 'bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu' diyebilir. Zor olacak ama bu kararımızın arkasında duracağız. Türkiye'de farklı bir jenerasyon çıkarmaya çalışıyoruz. Profesyonellik anlayışları, çalışma metodları, fizik güçleri ve yaptıkları işe saygıları ile bambaşka bir nesil."

Başkan, yabancı futbolcu oynatmama kararlarını, ırkçılık olarak değerlendirenlere ise, "Şanlıurfa'dan Abdulkadir, Trabzon'dan, Rize'den gelen topçumuz var. Olur mu öyle bir şey! Bizim ırkçılıkla, siyasetle işimiz yok. Allah bizi böyle şeylerden korusun" cevabını veriyor.

Athletic Bilbao ile kardeş kulüp

Altınordu, kadrosunda Bask Bölgesi'nin dışında futbolcu oynatmayan İspanya'nın güçlü ekibi Athletic Bilbao ile de kardeş kulüp olmaya hazırlanıyor.

8 Eylül'de Bilbao'ya gideceklerini belirten Seyit Mehmet Özkan, "Yönetici arkadaşlarımız ile birlikte Athletic Bilbao'nun davetlisi olarak İspanya'ya gideceğiz. Onların başarılı olan altyapısını yakından inceleyeceğiz, bilgi alacağız. Kardeş kulüp anlaşması imzalayacağız. Ekim ayı gibi de İspanya'ya gidip dostluk maçı oynamayı planlıyoruz" dedi.

Altınordu A Takımı da birçok konuda Süper Lig kulüplerine örnek teşkil ediyor. A takım, TFF'den gelen katılım payı, iddaa'dan gelen para ve sattığı oyunculardan (Gökhan Karadeniz Trabzonspor'a 900 bin dolara satıldı) elde ettiği gelir ile kendi ayakları üzerinde duruyor. En önemlisi ise borçlanmıyor.

Türkiye'de yabancı oyunculara ödenen paralara çok üzüldüğünü belirten Altınordu Başkanı Özkan önemli rakamlar veriyor:

"Türk futbolu her zaman eksi değer üretiyor. Süper Lig'in yılda 900 milyon euro gideri var, devletin desteğiyle gelir 700 milyon euro'ya kadar çıkabiliyor; her yıl Süper Lig 200 milyon euro zarar ediyor, kan kaybediyor. Bu 200 milyon euro'yu kim kapatıyor bilmiyorum, bunu bilmeyince özerk olamıyorsunuz. Özerk olamayınca bir şey yapamıyorsunuz."

'Altyapıda başarının sırrı: Para yatırmak ve sabır'
 

Galatasaray, beş genç milli oyuncumuza talip oldu ama biz ilke olarak oyuncularım Altınordu A takımı forması giymeden veremeyiz dedik. 'Herkese bu cevabı mı veriyorsunuz' dediler, evet dedik, memnun oldular. 

by Seyit Mehmet Özkan

Bucaspor'da büyük bir deneyim elde ettiklerini belirten Altınordu Başkanı, altyapıda başarı kazanmanın altın kuralını 'para yatırmak ve sabır' olarak özetliyor. A takım ile altyapıların bütçeleri kesinlikle birbirine karıştırılmıyor.

Türkiye'de ortalama bir kulübün altyapıya ayırdığı zamandan 10 kat fazla ilgilendiklerini belirten Özkan, "Altyapı büyük ve ciddi bir yatırımdır. Bir hobi değildir. Tıpkı sanayide ve turizmde yapılan bir yatırım gibidir" diyor.

İzmir'in önemli işadamlarından olan Seyit Mehmet Özkan, her yıl cebinden yalnızca alt yaş kategorilerine iki milyon lira harcıyor.

İş yaşamından kazandığı parayı 'evlatlarım' dediği genç futbolcuların gelişimine kullanan Özkan, "Allah'a dua ediyorum, kazandığım tüm parayı altyapılara harcıyorum. Kefenin cebi yok. Bu topraklardan kazandıklarımı, bu toprakların evlatlarına harcamaktan gurur duyuyorum. 'Bu yatırımı Afrika'da, Makedonya'da yap' diyorlar, kardeşim ben bu işi para kazanmak için yapmıyorum ki. Bu topraklarda yanlış bir şey var, benim de buna aklım yetiyor, bunu düzeltmek için uğraşıyoruz. Kimse Türkiye'de altyapıya önem vermiyor, kimse dört dörtlük yatırım yapmıyor, 4'te 3'lük bile yapmıyor, yapıyor gözüküyor" diyor.

İdealist başkan hedeflerini ise, "Bu ülkenin çocuklarına gerçek profesyonelliği öğretmek, bunun sonucunda Türk futbolunda örnek bir model oluşturmak ve Türkiye'nin sürdürülebilir başarılar elde edebilen bir futbol endüstrisine dönmesini sağlamak. Bir çocuğu erken yaşta alıp, yanlış eğitim içine girmeden doğru eğitimlerle şekillendirmek istiyoruz. Türk futbolu üretmiyor, üretmediği gibi çocukları da heba ediyoruz. 30 milyon genç nüfusumuz var diye övünüyoruz ama bu rakam nicelik olarak var, nitelik olarak yok. Çocuklarda suç yok. Suç biz büyüklerin. İnşallah her kulübümüz altyapı konusunda doğru yola girer" sözleriyle özetliyor.

İyi futbolcuların iyi sahalarda yetişeceğinin altını çizen Altınordu Başkanı, "Türkiye'de altyapı çok boş bir alan. O kadar çok yapılacak şey var ki. Bu nedenle bizim her yaptığımız yenilik olarak algılanıyor. Altyapı için bir kulübün en az altı iyi sahasının olması gerekiyor. Çünkü doğal çimi günde en fazla bir kere kullanabilirsiniz. Futbolcu dershanede değil, sahada yetişiyor. Türkiye'de kulüpler beş yıldızlı otel gibi tesis binası yapıyor ancak antrenman sahası sayısı iki, üç oluyor. Önemli olan sahadır, bina değil. Saha yapılıyor, suni çim kullanılıyor. 'Neden doğal çim değil?' dediğimde, 'başkan kim o kadar masraf edecek' diyorlar. Çoğu sakatlık suni çimde oluyor" ifadelerini kullanıyor.

'Türk futbolu çok boş'

İki yılda iki lig birden atlayan Altınordu hedeflerinin çok ötesinde. İki yıl önce koyulan hedefte üç yıl sonra 1. Lig'e yükselmek vardı.

Başkan Seyit Özkan bu durumu şu sözlerle açıklıyor:

"Bizim Buca'da Süper Lig deneyimimiz oldu. 3. ve 2. Lig'de çekişme büyüktür diye hedeflerimizi bu yönde oluşturmuştuk. Bu liglerde daha fazla dururuz diye düşünmüştük. Bu iki senede şunu anladık; 'Türk futbolu çok boş.' Biraz ciddi, sağlam, bütçesini düzgün yapan, ahlaklı kadrolardan oluşan bir kulüp, yıldızları olmadan da bu memlekette iş yapıyor. Biz hedefleri koyarken planları yaptık ama bizim beklediğimiz bir lig kalitesi olmadığı için bu kadar hızlı yükseldik. Bizim bu yapılanmamızı Avrupa'da herkes yapıyor. İşini herkes iyi yapmak zorunda, işini iyi yapmak öne çıkma unsuru mudur? Kimse işini iyi yapmadığı, biz iyi yaptığımız için öne çıktık, bu kadar basit."

Altınordu Başkanı, 1. Lig'de ise bu kez çekişmenin olacağını düşünüyor. Bunu da Süper Lig deneyimi olan takım sayısının fazlalığına ve kaliteli kadrolara bağlıyor.

Süper Lig'e çıktıkları zaman da yürüdükleri yolda sapma olmayacağının sözünü veren Özkan "Allah bize Süper Lig'e çıkma imkanını ne zaman verirse, aynı işi yapacağız. Çok çalışacağız, herkesten fazla çalışacağız. Bu çocuklarımızı gerçek profesyoneller olarak Türk futboluna vereceğiz. O zaman herkes uyanacak, bu paraları bu kadar kolay çarçur etmeyecek. Türkiye'de de Almanya'da olduğu gibi altyapılarına düzgün paralar ayıracak, o paraları da tesislerde kullanacaklar" ifadelerini kullanıyor.

'Hasan Doğan olsaydı Türk futbolu farklı yerlere gelecekti'

'Altyapı sistemlerini yayma ve geliştirme konusunda Türkiye Futbol Federasyonu sizinle iletişime geçti mi?' sorumuza Seyit Mehmet Özkan şu yanıtı verdi:
 

Futbolu yalnızca başarı ve para kazanma olarak görenler yüzünden bu haldeyiz. Bu anlayış gençlere şans vermiyor. Rahatça yabancı oyunculara üç milyon, beş milyon verebiliyorlar. Sonra da borç içinde bırakıp gidiyorlar. Ne de olsa hiçbir sorumlulukları yok.

by Seyit Mehmet Özkan

"Rahmetli federasyon başkanı Hasan Doğan, 2008'de akademi liglerine bizim modelimizle başladı. 2007 yazında Buca'ya geldi, orada konuştuk. 2008'in hemen başında akademi liglerini kurduk. Hasan Başkan'ı Allah yanına erken almasaydı, Türk futbolu yetiştiricilik bazında çok daha farklı yerlere gelecekti. Çünkü yatırım yapılacaktı. Şimdi başkaları başkan oldu, yatırım yapılamadı. Hasan Doğan başkan benim gözümün önünde, bakanı arıyordu, 'Bakan bey şuraya tesis yapalım, buraya yatırım yapalım' diyordu, oluyordu. O zaman Almanya'daki modeli getirelim, diyorduk. Türkiye'nin değişik bölgelerine TFF'ye ait bizimki gibi tesisler olmalı diyorduk. İzmir'de TFF Ege temsilcileri seçme yapacaklar, seçme yapacak saha arıyor, bu nasıl bir şey?

TFF, Riva'da daha yeni bir tesis yaptı. Koca Ege bölgesinde, Ankara'da, Kayseri'de TFF'nin tesisi yok. Almanya'da federasyonun 388 tane tesisi var. Bizde 38 tane yok. Almanya'da da altyapı binaları prefabrik. Bizde beş yıldızlı otel yapmaya çalışıyorlar, saha az. Manchester'da 20 saha var, tüm binalar prefabrik."

230 dönümlük tesis yolda

Selçuk-Kuşadası tesislerine 15 kilometre uzaklıkta yeni tesisler yapmak için yola çıktıklarını açıklayan Seyit Özkan, "Belevi'nde 230 dönümlük arazimiz var, yeni tesislerimizi yapacağız. Planlarımız hazır, ruhsat aşamasındayız. Beş yılda bu tesisi tamamlamak istiyoruz. Bu konuda kimseden destek almıyoruz, her şeyi kendimiz yapmaya çalışıyoruz. Federasyon'dan bir beklentimiz de yok" ifadelerini kullandı.

Kaynak: Al Jazeera

Hilmi Sever

Spor Muhabiri Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;