Azerbaycan

'Yara hâlâ kanıyor'

25 yıl önce Hocalı Katliamı’nda annesini, babasını ve akrabalarını kaybetti... Annesinin öldüğünü, 16 yıl sonra gördüğü bir fotoğraftan öğrendi... "Yaram hâlâ kanıyor" diyen Yasemin Hasanova, Hocalı Katliamı ve sonrasını anlattı.

Konular: Kafkasya
Yasemin Hasanova Hocalı Katliamı olduğunda 12 yaşındaydı. Fotoğraf: Al Jazeera Türk

"Yaranın üstü kabuk bağlar, kan durur ya, benim yaram 25 yıldır kabuk bağlamadı, hâlâ kanıyor…"

Bu sözler, Yasemin Hasanova’ya ait. Yasemin Hasanova eski bir Hocalı sakini. Azeri kasabası olan Hocalı, bundan tam 25 yıl önce, 25 Şubat gecesi Ermeni silahlı güçleri tarafından ele geçirildi, bir katliam yaşandı. 613 kişi öldürüldü. Öldürülenlerin 83’ü çocuk, 106’sı kadındı.

Öldürülenler arasında o günlerde 12 yaşında olan Yasemin Hasanova'nın babası ve annesi de vardı. Anne ve babasının dışında iki dedesi, teyzesi ve teyzesinin iki çocuğu da Hocalı’da hayatını kaybetti. Hasanova, iki kardeşi ile birlikte, katliamdan iki hafta önce helikopterle yakınlardaki Azeri kenti Ağdam’a gönderildiğini anlatıyor. Annesi ise babasının yanında kalmış. Yasemin Hasanova anne ve babasını en son helikoptere binerken görmüş:

"Hocalı kuşatma altındaydı. Her gün toplarla bombalanıyordu. Sadece helikopter gelebiliyordu. Babam bana, 'Seni kardeşlerinle beraber göndereceğim, kardeşlerin sana emanet' dedi. Ben 12 yaşındaydım, kardeşlerim ise 10 ve 8 yaşlarındaydı. 21 kişilik helikoptere 65 kişi bindik. Hatta, ben kalkarken asılı kaldım, sonradan içeri çektiler. O sırada birisi, ‘Kızı çekin çabuk vururlar’ dedi. Bu sözler hâlâ kulaklarımda.”

Ağdam’da amcası, üç kardeşe sahip çıkmış. İki hafta sonra ise, acı haber gelmiş.


Yasemin Hasanova'un annesi babası, babaannesi ve dedesi hepsi Hocalı'da öldürüldü.

“Babam askeri okulda öğretmendi. O nedenle Hocalı’yı savunmak için savaşıyordu. Ermeni silahlı güçleri Hocalı’ya girince, babam ormanda üç gün savaşmış. 29 Şubat’ta babamın öldüğünü öğrendim. Annemden 16 yıl boyunca hiç haber alamadık. Hep, esir olduğunu düşündük. 16 yıl sonra bir Rus gazetecinin çektiği fotoğrafta (aşağıdaki fotoğraf) annemin cesedini tanıdım. Annemin hemen yanında teyzem, iki çocuğuyla beraber yatıyordu. Hepsi evimizin önünde öldürülmüştü.”


Yasemin Hasanova esir düştüğünü düşündüğü annesinin öldüğünü 16 yıl sonra gördüğü bu fotoğrafla öğrenmiş.

Annnesinden bahsederken Yasemin Hasanova’nın gözleri yaşarıyor: 

“Yaşıtlarımız oyun oynarken, biz babamızı toprağa verdik. 16 yıl boyunca, bir gün annemiz döner diye bekledik. Sonra, işte o resmi gördük. Çok ağladık.”

Halk kahramanı olarak ilan edilen baba Tevfik Hüseyinov'ın mezarı Bakü’ye, Şehitler Anıtı'na taşınmış. Annesinin ise, bir mezarı dahi olmamış.

Aradan 25 yıl geçse de, Yasemin Hasanova o günleri ve acılarını hiç unutmamış. Duygularını şöyle ifade ediyor:

"Hani, yaranın üstü kabuk bağlar kan durur ya, benim yaram 25 yıldır kabuk bağlamadı, hâlâ kanıyor. Sanki, herşey dün olmuş gibi. Ben çocukluk yaşamadım, gençlik yaşamadım. Hep, kalbim acıdı."


Yasemin Hasanova'nın Azerbaycan halk kahramanı ilan edilen babası Tevfik Hüseyinov.

Yasemin Hasanova ve kardeşleri, amcalarının çocuklarıyla beraber büyümüş. Hasanova öğretmen, erkek kardeşi polis, diğer kız kardeşi de dil bilimci.

25 yıl önce, o gece

Hocalı, Karabağ’da 2 bin 605 haneli, 11 bin 356 nüfuslu bir Azeri kasabası. Ancak, Ermenilerle süren çatışmalar nedeniyle 1992 Şubat ayında nüfusu 3 bine kadar düşmüştü. Kentten Azerbaycan’a göç olmuştu. Stratejik önemi vardı, bölgedeki tek havaalanı da Hocalı'daydı. 

Ermeni silahlı birlikleri, Hocalı’nın etrafındaki Askeran ve Hankendi kentlerini almış, geçiş güzergâhındaki Hocalı ele geçirilememişti. 1991’in Ekim ayında Hocalı tamamen abluka altına alındı. Azeri kasabası Ağdam ile olan karayolu da kesildi. Kente son olarak Şubat ayının 13’ünde helikopter ile havadan yiyecek atıldı. Helikopter dahi inemiyordu. Tarihler 25 Şubat 1992’yi gösterdiğinde, güneş batar batmaz Ermeni silahlı kuvvetleri Hocalı’ya yönelik saldırıya başladılar. 

Kasabada bulunan az sayıdaki Azeri direnemedi. Ermeni silahlı güçleri Hocalı’yı ele geçirdi. Kentten göç eden Azeri siviller de yolda pusu kurulup öldürüldü. 25 Şubat gececi başlayan saldırı 26 Şubat günü sabaha kadar sürdü. 26 Şubat’taki bilanço 613 ölüydü. Öldürülenlerin 83'ü çocuk, 106'sı kadındı. 487 kişi yaralandı. 1275 kişi rehin alındı. 

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Hocalı katliamını 'en kapsamlı sivil katliam' olarak niteledi.

Kaçabilenler, bugün hâlâ Azerbaycan'da "Kaçkın" durumda. Evlerinden uzakta. Hocalı'da bugün hiç Azeri yaşamıyor. 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;