Görüş

Emekliler maaş eşitsizliğine çözüm bekliyor

Sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sisteminde, emekli aylıklarında eşitlik temel alınmalıdır. Ekim 2008 sonrasında sigortalı çalışma süresi uzadıkça bağlanan emekli aylıklarında kayıplar giderek büyümektedir. Bu uygulama, kayıt dışı çalışmayı teşvik etmektedir.

Konular: Türkiye, Ekonomi
Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre Türkiye'de toplam 10 milyon 953 bin kişiye emekli aylığı ödeniyor. [Fotoğraf: AA-Arşiv[

Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilir bir ekonomik yapıya kavuşması için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile köklü değişikliklere gidilmiştir. Sosyal güvenlik mevzuatının sık sık değiştirilmesi, eşitsizlikleri de beraberinde getirmiştir.

Aynı kazanç ve prim ödeme gün sayısı olanların gelir ve aylıklarında eşitlik öngörülmemiş, sosyal güvenlikte norm ve standart birliğinden giderek uzaklaşılmıştır.

2000 öncesinde sigortalılara ve emeklilere uygulanan gösterge sisteminin 4447 sayılı kanunla terk edilmesi, 2000 sonrasında emekli olanların prim kazancı ve prim ödeme gün sayısı eşit olsa bile, emekli olma yılları farklı olduğundan, emekli aylıklarında eşitsizliklere neden olmuştur. Bir diğer ifadeyle, 5510 sayılı kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte emekli aylıklarında eşitsizlikler yanında sigortalı çalışma süresi uzadıkça, asgari ücretin 2,5 katına kadar bir ücretle çalışanların emekli aylıklarını düşüren bir hesaplamanın getirilmiştir.

Bu sistem, uzun süre sigortalı çalışmayı cezalandıran bir uygulamaya dönüşmüştür. Bu bakımdan, 5510 sayılı kanunun emekli aylığı hesaplama parametreleri olan güncelleme katsayısı ve aylık bağlama oranı, emekli aylıklarında eşitliği esas alacak şekilde yeniden belirlenmelidir. 

Emekli aylığı hesaplamalarında karma sistem uygulaması

Sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sisteminde, emekli aylıklarında eşitlik temel alınmalıdır. Ekim 2008 sonrasında sigortalı çalışma süresi uzadıkça bağlanan emekli aylıklarında kayıplar giderek büyümektedir. Bu uygulama, kayıt dışı çalışmayı teşvik etmektedir.

Bir örnek vermek gerekirse, sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı koşulunu yerine getiren ve yaş koşulunu bekleyen bir sigortalının çalışmaması durumunda daha yüksek aylık alacak olması, sistemin yeniden kurgulanmasını gerektirmektedir.

1 Ekim 2008 sonrası dönemde emekli aylığı talebinde bulunanlardan, 2000 öncesi çalışma varsa, üç ayrı kısmi aylık hesaplanmaktadır.

Her bir kısmi aylık hesaplanırken, çalışılan dönemlerdeki ortalama kazançlar ve aylık bağlama oranları temel alınmaktadır. Toplam prim ödeme gün sayısı ile her kısmi aylık dönemindeki ödenen prim gün sayısı üzerinden bir oran belirlenerek, kısmi aylıklar hesaplanmaktadır. 

Aynı kazanç ve prim ödeme gün sayısına sahip olan sigortalıların, aynı maaşı almaları için aylıkların hesaplanmasında farklılığı ortadan kaldıracak değişikliklere gidilmelidir.

by Kazım Ergün

Emekli aylığının hesaplanmasındaki üç kısmi aylık uygulamasının sonuçları her yıl değişen bir özellik göstermektedir. Ekim 2008 sonrası dönemdeki çalışmaların karşılığı hesaplanan kısmi emekli aylığı, her yıl değişkenlik göstermiş ve çalışma süresi uzadıkça, prim kazançları ölçüsünde aylıkların farklılaşması, sigortalıların yarısına yakın bir kesiminin asgari ücret üzerinden prim ödedikleri dikkate alındığında,  bağlanacak aylıklardaki kayıplar yeni bir eşitsizlik getirmiştir. Aynı kazanç ve prim ödeme gün sayısına sahip olan sigortalıların, aynı maaşı almaları için aylıkların hesaplanmasında farklılığı ortadan kaldıracak değişikliklere gidilmelidir.

Emekli aylığının hesaplanmasında iki kriter bulunmaktadır. Birincisi, prim kazançlarının güncellenmesidir. 5510 sayılı kanunla, Ekim 2008 öncesinde prim kazançlarına gelişme hızının yüzde 100’ü uygulanırken, Ekim 2008 sonrasındaki çalışmalar için bu oran yüzde 30’a çekilmiştir. İkincisi, Ekim 2008 öncesinde her 360 prim ödeme gününe karşılık ortalama yüzde 2,6 aylık bağlama oranı uygulanırken, bu oran 2008 sonrası çalışmalar için her 360 prim ödeme gününe yüzde 2 olarak değiştirilmiştir. Bu durum, ileriki yıllarda emekli aylığını düşüren bir uygulamaya dönüşmüştür. 2000 öncesi dönemde uygulanan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 96. maddesine benzer aylık bağlama oranı getirilmeli, prim kazancı ve prim ödeme gün sayısı aynı olan emekliler arasında eşitlik sağlanmalıdır. 

Aynı kazanç ve prim ödeme gün sayısı olan sigortalılara aynı aylık bağlanması, sosyal güvenliğin de temel kuralıdır. Bu bakımdan, prim kazançlarının güncellenmesi ve aylık bağlama oranları eşitlik ölçüleri paralelinde yeniden tespit edilmelidir. 506 sayılı kanun dönemindeki gibi alt sınır aylığı ile aylıkların düşüşünü engelleyecek değişikliklere gidilmelidir. 

İntibak, emekli aylıkları arasında eşitlik sağlayacak şekilde olmalı

Hükümetin, 2000 öncesinde emekli olanların emekli aylıklarında farklılıkları ortadan kaldıran intibak uygulaması, 22 yıllık bir talebimizi karşılamıştır. 61. Hükümet, çok önemli bir eşitsizliği ortadan kaldırmıştır. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.

Türkiye Emekliler Derneği, 2000 sonrasında emekli olanların intibak taleplerini gündeme getirmiş, hükümetimizin bu haklı önerimizi de değerlendirmesi beklenmektedir. Emekliler arasında ayrım yapılmasına son verilmesi için 4447 ve 5510 sayılı kanunların uygulanmasında ortaya çıkan eşitsizlikleri ortadan kaldıracak yeni bir intibak yapılmalıdır.

Emeklilere refahtan pay verilmelidir

Gelir dağlımı yönünden nüfusun alt ve üst grupları arasındaki dağılım yüzdeleri incelendiğinde, milli gelirden alınan pay adil bir şekilde dengelenememiş, gelir eşitsizliği önlenememiştir. Milli gelirin ve kişi başına düşen gelirin yükselmesine rağmen, bu durum ailelerin yaşamlarına yansımadığından, gelir dağılımı araçları yeniden değerlendirilmeli ve iyileştirilmesi yoluna gidilmelidir.

Öncelikle adil bir gelir dağılımının oluşması bakımından; vergi, sosyal güvenlik ve ücretlerle ilgili politikalarda iyileştirmeler yapılmalıdır. Emekli aylıkları artışlarında tüketici fiyat artışlarına endeksli yüzdeli sistemden vazgeçilmeli, intibak ile birlikte büyümeden pay alacak bir sistem getirilmelidir.

Ücretliler için geçinme endeksi oluşturulmalı

Gelir ve aylıkların artışında temel alınan Türkiye İstatistik Kurumu tarafından hesaplanan tüketici fiyat artışları koruyucu bir sistem değildir. Emekliyi temsil etmeyen bir çok harcama kaleminin genel enflasyon içerisinde yer alması, emeklilerin harcamalarındaki artışı aşağı çeken bir uygulamaya dönüşmüştür. Bu yönüyle, emeklilerin harcamalarını temel alan farklı bir enflasyon sistemine geçilmeli ve refahtan da pay verilecek bir değişikliğe gidilmelidir.

Çalışanlar ve emeklilerin ücretleri ve aylıkları bankalar tarafından ödenirken, birine promosyon adı altında bir ödeme yapılıp diğerine yapılmaması haksızlıktır.

by Kazım Ergün

Emeklilere promosyon verilmeli 

2007 yılında yayınlanan Başbakanlık genelgesiyle kamuda çalışan işçi ve memurlara bankalar tarafından promosyon verilmesine başlanmıştır. Bu uygulama bankalara bir yük getirmemiş ve dönemler hâlinde çalışanlara verilen promosyona dönüşmüş, her ödeme döneminde promosyon tutarları artarak uygulanmıştır.

Türkiye Emekliler Derneği, emeklilere promosyon verilmesi ve uygulamada eşitliğin sağlanması bakımından, Başbakanlık genelgesine emeklilerin ilave edilmesini talep etmektedir. Çalışanlar ve emeklilerin ücretleri ve aylıkları bankalar tarafından ödenirken, birine promosyon adı altında bir ödeme yapılıp diğerine yapılmaması bir haksızlıktır.

Her şeyden önce, bankaların ve devletin ayrımcı bir uygulama içinde olmaması gerekir. Bu durum, bankaların iznine göre sonuçlanacak bir konu değildir. Bu konuda, ülkeyi yönetenlerin ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) karar vermesi ve ödemeyi yapacak olan bankalarla promosyonun kurallarını belirlemesi gerekir. 

Katkı payları ve ilave ücret emeklilerden alınmamalı

Gelir ve aylık alanlar, katkı payı ve ilave ücret ödeme gücü olmadığından, sağlık kuruluşlarına gittiklerinde zorluklarla karşılaşmaktadırlar. Emekliler; ilave ücretin yüksek belirlenmesi sonucunda, üniversite ve özel hastane tercihini yapamaz duruma gelmiştir. 12 Eylül 2010 yılında Anayasadaki değişiklikler, yaşlıların pozitif ayrıma tabi tutulacak olmaları, emekliler yönünden koruma ve destek uygulamalarının artırılacağı öngörülmüştür. 

Sağlık kuruluşlarına gidildiğinde, çeşitli adlar altında emekli aylıklarından kesilen muayene ücreti, reçete bedeli ve ilaç farkı, ilaç katılım payı ve ilave ücret tutarları emeklilerden muaf tutulmalıdır. Çalıştıkları dönemlerde yüksek bir oranda sağlık primi ödemiş olan emeklerimizin sağlık hizmetlerinin sunumunda katkı payından muaf tutulması, sosyal devlet ve sosyal güvenliğin bir gereği olarak değerlendirilmelidir.

Yapılan iyileştirmeleri önemsiyoruz

Hükümetin 1 Temmuz 2015 itibarıyla hayata geçirmeyi planladığı 100 lira iyileştirme, sorunu esastan çözmemekle birlikte yerinde bir karardır.

Siyasi partilerin emeklilere daha fazla sahip çıkması, insanca yaşamaya yetecek bir aylığın ödenmesi öncelikle hedef olmalıdır.

by Kazım Ergün

SGK verilerine göre; 6,5 milyonu SSK'dan, 2,4 milyonu Bağ-Kur'dan, 1,9 milyonu da Emekli Sandığı olmak üzere toplam 10 milyon 953 bin kişiye emekli aylığı ödeniyor.

Seyyanen zamdan 5 milyon civarında emekli faydalanacak. Böylece, 3 milyon 303 bin emekli 100 liranın tamamından, 1 milyon 785 bin emekli de 1 ila 99 lira arasında değişen tutarda seyyanen zam alacak.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, emeklilere yılda iki ikramiye taahhüdü, derneğimizin yıllardır gündeme getirdiği bir taleptir.

Emeklilere yönelik yapılan ve yapılacak katkıları önemsediğimizi belirtmek istiyorum. Siyasi partilerin emeklilere daha fazla sahip çıkması, insanca yaşamaya yetecek bir aylığın ödenmesi öncelikle hedef olmalıdır.

Sonuç olarak, emekli aylıklarını eşitlik temelli bir sistem ile çözülmesi esas olmalı ve bu yönde değişikliklere gidilmelidir.  

Kazım Ergün, Türkiye Emekliler Derneği Genel Başkanı.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Al Jazeera’nın editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Kazım Ergün

Türkiye Emekliler Derneği Genel Başkanı Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;