Görüş

Ortadoğu'da oyunun kuralları değişiyor

Bölge uzun süredir beklenen stratejik bir deprem hali yaşıyor. Batı'nın çizdiği, yönettiği ve hayata geçirdiği oyunun kuralları değişmeye başladı. Bölgenin yeniden şekillendirilmesi sancılı olacak, acı çığlıklar duyacağız, hatalar ve doğrular yapacağız. Ancak önemli olan ders almamızdır.

IŞİD'e yönelik operasyonlarda son olarak örgütün Musul sorumlusu öldürülmüştü. [Fotoğraf: Reuters]

Bugünkü sınırları Birinci Dünya Savaşı (1914-1918) sonrasında çizilen Doğu, o dönemden bu yana en derin ve önemli dönüşüm sürecinin içinde. Irak, Filistin, Yemen ve Libya'da geçen ay yaşanan gelişmeler bizleri, bölgemizin dört yıldır içinden geçtiği köklü değişim süreçlerinden birisine sokuyor.

Doğu, bu sınırları, hükümetleri, ittifakları ve politikalarıyla birlikte Batılı güçler, araştırma merkezleri ve danışma organları nezdinde tanıdık bir konu olarak varlığını sürdürdü. Batı'nın Doğu'nun oluşumlarını bilmesi, süreçlerini anlaması ve sonuçlarını tahmin etmesi kolaydı. İçinden geçtiğimiz hâlihazırdaki dönem ise benzersiz ve yeni. Araştırma merkezleri, uluslararası ve bölgesel organlar bu durum karşısında âdeta bir cinnet hali geçirmekteler. Batı'nın çizdiği, yönettiği, bölgedeki vekillerinin/ajanlarının hayata geçirdiği oyunun kuralları, görüş mesafesinin neredeyse tamamen kaybolduğu sisli bir ortamda değişmeye ve kontrolden çıkmaya başladı.

Bugünkü farklı yapıyı genel bir çerçeve içine koyalım ve geleceğin süreçlerini çizmenin hiçbirimiz için kolay olmadığını kabul edelim. Zira değişimler epey fazla ve hızlı. Uluslararası güç dengeleri ise sarsılıyor, oyunun yerel ve bölgesel kuralları birbirine karışıyor. Bu gayet doğal bir durum. Çünkü bizler uzun süredir beklenen stratejik bir deprem anını yaşıyoruz. Ayağımızın altındaki her şey sallanıyor.

Hiç kuşkusuz siyasal İslam Mısır'da ağır bir darbe aldı ve bu durum birçok ülkeyi olumsuz etkiledi. Yalnız Arap gerçeği daha liberal ve laik olamadı. Aksine boşluğu askeri yapıya sahip daha sert güçler dolduruyor.

by Vaddah Hanfer

Bununla birlikte bölgemizdeki derin dönüşüm içinde yeni bir sürecin ipuçları olarak düşündüğümüz genel eğilimler ve bağlamlar üzerinde durmaya çalışalım:

1) Bölgesel ve uluslararası taraflar nezdinde Arap dünyasında demokratik süreçlere yapılan darbenin, istikrarlı bir Ortadoğu'ya götürmeyeceği, aksine sokakları daha da güçlendireceği, büyüyen ve hatalarından dersler çıkaran güçleri ön plana çıkaracağı kanaati kesinlik kazandı.

Yalnız karşı devrim yöntemini destekleyen veya bu yönteme fırsat vermek için sessiz kalan hükümetler nasıl davranacaklarını bilmiyorlar. Zira bu yöntemin başarısız olduğunu itiraf etmenin bir maliyeti var ve bunun birçok sonucu olacaktır. Bu yüzden bu ülkeler başarısızlığın sonuçlarından korkmaktalar veya bir mucizenin gerçekleşmesi yönündeki küçük bir umuda bel bağlayarak bu karşı devrim yöntemine inatla tutunmaktadır.

2) Hiç kuşkusuz siyasal İslam Mısır'da ağır bir darbe aldı ve bu durum birçok ülkeyi olumsuz etkiledi. Yalnız Arap gerçeği daha liberal ve laik olamadı. Aksine boşluğu, askeri yapıya sahip daha sert güçler dolduruyor. Siyaset bu güçlerde sınırlı ve kısa vadeli işlevsel roller oynamaktadır. Ayrıca bu güçlerin gelecek projeleri net değildir, çoğunlukla kendi halk desteklerine toslayacaktır ve dolayısıyla sonuçları hakkında kehanette bulunulmayacak bir halka içinde kalacaktır.

3) Bölgemizdeki uluslararası müdahaleler devam ediyor ancak geçmiştekinden daha zayıf bir durumda. Hâlihazırdaki siyasi haritanın Batılı güçler tarafından çizildiğini, uygulandığını ve yönetildiğini unutmamalıyız. Ardından Soğuk Savaş boyunca ABD ve Sovyet nüfuzunun Arap siyasi gerçeği üzerindeki hegemonyası sürdü. Sonrasında ABD, Afganistan ve Irak'ta öldürücü hatalar yapana kadar Arap ve Ortadoğu koltuklarına bağdaş kurup oturdu. Bugün Amerikan nüfuzu kısmi bir gerileme yaşıyor ve uluslararası sistem büyük çatlaklarla mücadele ediyor. Bu durum bölgesel ve yerel taraflara geçmiş yıllarda düşünülmesi mümkün olmayan politika ve programları uygulama imkânı sağladı.

4) Ortadoğu bölgesel sistemi bir çöküş içinde. Ayrıca bölgedeki ittifaklar da görüş ayrılıklarının çok olması ve taraflar arasındaki kuşkular sebebiyle sağlam değil. Bu yüzden bölgesel stratejik boşluk devam ediyor.

Bazıları 'ılımlılık' eksenini canlandırmaya çalışıyor; ancak bu geçici eksen de direnç gösteremez. Zira sorun bu ülkelerin zayıflığında, gevşekliğinde ve güçlü stratejik bir bakış açısına sahip yönetimlerin olmayışında saklı. Bu strateji bölgeyi kısa süreli projeler toplamak yerine istikrar getirecek bütüncül hedeflere götürecektir.

5) Bölünmüş Arap devleti bağımsızlıktan bu yana en büyük sorunla mücadele ediyor. Arap devletinin bir bölümü bilfiil dağıldı, bazısı da dağılmayı bekliyor. Zira bu devletlerin egemenlik alanları, sınır ötesi gruplar karşısında çöküyor. Yurttaşlık kavramı mezhebi, etnik ve aşiret kimlikleri üzerinden bölünüyor. Bu devletlerden bazıları toprak bütünlüklerini kaybedecekler, başıboş devletçiklere ve oluşumlara bölünecekler. Muhtemelen kaos hali, komşularla kaynak, sınır ve nüfuz etraflı çekişmeler içinde varlıklarını sürdürecekler.

6) Filistin sorunu bölge içindeki en sağlam stratejik gerçek olma özelliğini sürdürecektir. Zira bu sorundaki vizyon nettir ve renkler ayırt edilmektedir. Ayrıca bu sorun bölge halkları için önemli bir katalizör görevi görmektedir. Sınırlar, ideolojiler ve kimlikler üstü olması açısından en önemli sorundur. Bu sorunun uluslararası derinliğine başka bir sorunun derinliği yaklaşamaz.

Filistin sorunu birleştiren ve düzenleyen bir sorundur. Bu sorunun şu an dönüşüm içinde olduğu doğru ancak bu dönüşüm diğer bölgesel sorunların dönüşümlerinden farklıdır. Bu dönüşüm sıvılaşan ve dağılan sorunların aksine katılaşıyor. Filistin sorunu karışık ve hareketli Arap gerçeğine bir miktar katılık ve istikrar verilmesi yönünde bir rol oynayabilir.

Ortadoğu bölgesel sistemi bir çöküş içinde. Ayrıca bölgedeki ittifaklar da görüş ayrılıklarının çok olması ve taraflar arasındaki kuşkular sebebiyle sağlam değil. Bu yüzden bölgesel stratejik boşluk devam ediyor.

by Vaddah Hanfer

7) İsrail'in hâlihazırdaki yöntemi üzerinde kafa yoranlar bu yöntemin karışık ve şaşkın bir vaziyette olduğunu görürler. Pervasızlık, kontrolsüzlük ve sivillere karşı suç işleme hali, İsrail yönetiminin endişeli ve korku içinde olduğu anlamına geliyor. Bölgedeki dönüşüm, İsrail siyasi karar organlarının kalbine korku veriyor.

Dönüşüm derinleştikçe İsrail daha da asabi ve gergin bir yapı alarak dengesini kaybedecektir. O zaman İsrail daha feci hatalar işleyecek ve çekişme yeni bir sürece girecektir. Bu süreçte tavanlar değişiyor ve herkes tüm kırmızı çizgileri aşıyor. Ortadoğu, dönüşüm süreçlerinin en önemli dönemine giriyor.

Yukarıda anlatılanlar doğrultusunda Doğu'nun kendini yeniden keşfettiğini ve geleceğini yeni temeller üzerinde inşa etmeye çalıştığını söyleyebiliriz. Bu temeller henüz belirlenmedi ancak herkes geçmişin yeniden üretilmeye uygun olmadığını ve geleceğin sarılacak kadar net olmadığını bilir. Bizler her şeyin olası ve her olasılığın bulutlu ve zor göründüğü bir geçiş, endişe ve karışıklık hali içindeyiz.

Bölgenin yeniden çizilmesinin önüne büyük engeller çıkacaktır. Çünkü bildiğimiz üzere Doğu bir asırlık bir zamanın tesis ettiği ve kolladığı uluslararası bir bileşimin ürünüdür. Bölgenin yeniden şekillendirilmesi geçici bir eğlence olmayacaktır. Aksine birçok sancı geçireceğiz, acı çığlıklar duyacağız, hatalar ve doğrular yapacağız. Ancak önemli olan ders almamızdır. Ders almamız için de büyük bir sabır gücümüzün, derin sorumluluk bilincimizin, halklarımızın ortak benliğine dair derin bir şuurumuzun olması gerekmektedir. Ayrıca korku, endişe ve baskı duvarını aşarak özgürlük, güvenlik ve istikrar baharına erişebileceğimize inanmalıyız. 

Vaddah Hanfer, Al Jazeera'nin eski genel müdürü.

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Al Jazeera’nin editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Vaddah Hanfer

 Al Jazeera eski genel müdürü. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;