Görüş

Ortadoğu'nun kültürel mirası yok oluyor

Irak ve Suriye'deki kültürel miras, yıkıma uğruyor. Bağdat ve Şam’ın temsil ettiği medeniyet merkezlerindeki İslam öncesi ve İslam kültürel mirası, içimizdeki barbarlar tarafından tahrip ediliyor.

Konular: Ortadoğu, Irak, Kültür-Sanat
Suriye rejim güçlerinin kuşatması altındaki Halep'in Kapalı Çarşısı, bombardımanlar sonucu yerle bir oldu. [Fotoğraf: AA/Getty]

Tarih boyunca kurulan medeniyetlerin başlıca merkezlerini bünyesinde barındıran ve bizim de içinde yaşadığımız Ortadoğu, maalesef günümüzde hem insani hem kültürel miras açısından telafi edilemez bir yıkım yaşıyor. Suriye’deki iç savaş dördüncü yılını doldururken, kaybedilen insan sayısı 250.000’e ulaştı. Suriyelilerin 4 milyonu ülkeyi terk etmiş, 8 milyonu ise ülke içinde yer değiştirmiş durumda. 1980’lerden beri sürekli savaşlarla boğuşan Irak’ta da durum çok farklı değil.

İslam medeniyetinin, gerilemesinin başlangıcı kabul edilen 13. yüzyılda Bağdat gibi dönemin en önemli medeniyet merkezinin putperest Moğollar tarafından yakılıp yıkılması ve elyazması kitapların yok edilmesinden sonra gördüğü ikinci büyük tahribat yaşanıyor gözlerimiz önünde.

by Cengiz Tomar

Eski Dünya dediğimiz Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının tam merkezinde bulunan Ortadoğu, hem İslam öncesinde hem İslam’dan sonra en önemli medeniyetlerin geliştiği bölge. Ayrıca dünya nüfusunun çoğunluğunun benimsediği Müslümanlık, Hristiyanlık ve Musevilik gibi semavi dinlerin ortaya çıktığı yer.

İslam öncesi dünya tarihinde yazının bulunduğu Ur, Uruk, Lagaş gibi ilk şehir devletlerinin kurulduğu; ilk kanunların (Hammurrabi) yazıldığı; Gılgamış, Yaratılış, Tufan gibi destanların kaleme alındığı; ilk ticaret kolonilerinin ortaya çıktığı Mezopotamya yani bugünkü adıyla Irak... Dünyanın en eski medeniyeti Ebla'nın kurulduğu; modern alfabeyi ortaya çıkaran Fenikelilerin vatanı; Batılıların Levant veya Verimli Hilal, Müslümanların Bilad-ı Şam dedikleri Suriye bölgesi… Aynı dönemlerde Nil Vadisi’nde kadim dünyanın en önemli medeniyetlerinden birini oluşturun Mısır.

Bu üç antik kültür merkezi, İslam geldikten sonra da uzun yıllar baskın özelliklerini devam ettirdi. Şam şehriyle sembolleşen Suriye, Bağdat merkezli Irak (Mezopotamya) ve Kahire merkezli Mısır, İslam tarih ve medeniyetinde önemli rol oynadı.

Günümüzde bu üç medeniyet merkezinden Irak ve Suriye'deki kültürel miras büyük bir yıkıma maruz kalıyor. Bağdat ve Şam’ın temsil ettiği medeniyet merkezlerindeki gerek İslam öncesi gerekse de İslam kültürel mirası, bir daha geri getirilemeyecek şekilde içimizdeki barbarlar tarafından tahrip ediliyor. İslam medeniyetinin gerilemesinin başlangıcı kabul edilen 13. yüzyılda Bağdat gibi dönemin en önemli medeniyet merkezinin putperest Moğollar tarafından yakılıp yıkılması ve elyazması kitapların yok edilmesinden sonra gördüğü ikinci büyük tahribat yaşanıyor gözlerimiz önünde.

Ancak bu sefer tahribatı yapanlar içimizdeki barbarlar. Konu, Şubat ve Mart 2015’te Irak’ta Musul Müzesi, Ninova Eyaleti’ndeki sit alanları, Nemrud şehri ile UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Hatra’nın tahribiyle tekrar gündeme geldi.

Suriye'de kültürel miras tahribatının boyutları

Suriye, binlerce yıllık zengin bir kültürel birikime sahip. Tarih boyunca ilk şehir devletleri bu bölgede kuruldu. Babilliler, Asurlular ve Hititler bunlardan sadece bazıları. Ardından Grekler, Sasaniler, Persler, Romalılar; İslam’ın gelmesiyle Araplar ve Türkler burada önemli şehirler ve medeniyet merkezleri meydana getirdiler. Emeviler, Abbasiler, Eyyubiler, Selçuklular, Memlükler ve nihayet Osmanlılar, bölgeye kültürel mühürlerini vuran İslam devletlerinden sadece bazıları. İslam, Hristiyan ve Musevi kültürleri, burada hiçbir yerde olmayan bir sentez oluşturdu.

Günümüzde Suriye’de tarihi 6 şehir veya mekân, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi kapsamında. Bunlar; Şam (Dımaşk), Halep, Palmira (Tedmür) ve Busra şehirleri ile Hısn (Crac des Chevaliers) ve Selahaddin Kaleleri. Sadece bunlar, Suriye’nin son iki bin yıllık tarihini oluşturuyor. Suriye’de onlarca mekân daha UNESCO’nun geçici listesinde sırada beklemekteydi 2011’de başlayan iç savaşa kadar. Çatışmalar, insanları olduğu kadar bu eşsiz kültürel mirası da etkiledi. Maalesef geçmiş medeniyetlerin bize emanet ettiği kültürel miras hem yıkımlara hem de yağmalamalara maruz kaldı.

Bu makalenin sınırları çerçevesinde, çok bilinen çarpıcı örnekleri vermekle yetineceğiz. Zira Suriye’de yıkılan ve yağmalanan yüzlerce kültürel miras ögesini anlatmak için yüzlerce sayfalık raporlar yazmak gerekiyor.

Bize en çok tanıdık gelen ile başlayalım. Hepimizin Hz. Peygamberin hayatından bildiği, Rahip Bahira hadisesinin yaşandığı Suriye’nin güneyindeki küçük kent Busra'dan. Hz. Muhammed’in bir ticaret kervanıyla daha çocukken geldiği Busra’da, Rahip Bahira tarafından peygamber olacağı anlaşılmıştı. Peygamberimizin devesinin ayak izinin korunduğu ve üzerine bir cami yapıldığı (Mebrekü’n-Naka) ve Rahib Bahira’nın kilisesinin bulunduğu, aynı zamanda Roma İmparatorluğu’nun eyalet başkenti olan Busra, 1980 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne girdi. Busra ayrıca 2. yüzyıldan kalma amfi tiyatrosu ve 13. Yüzyılda yapılmış Eyyubi Kalesi ile de meşhur bir şehir. Savaş öncesinde oldukça iyi korunmuş olan Busra, şu anda harabe haline gelmiş durumda

Üzerinde 6.000 yıldır yerleşim olan dünyadaki tek şehir konumundaki Şam (Dımaşk) ile devam edelim. Şam, Emevilerin başkenti. Eyyubi ve Memlüklerin eyalet başkenti. Osmanlıların Şam-ı Şerif olarak adlandırdıkları eyalet başkenti. Merkezinde Yavuz Sultan Selim’in yaptırdığı Selimiye Külliyesi ve İbn Arabi Türbesi; Kanuni Sultan Süleyman’ın Mimar Sinan’a tasarlattığı ve haziresinde son Osmanlı Sultanı VI. Mehmet Vahideddin ile son dönem Osmanlı hanedanı üyelerinin yattığı Süleymaniye Külliyesi (Tekiyye Süleymaniye); Osmanlı tipi camileri, mezarlıkları, Tıbbiye ve Hukuk Mektepleri ile tipik bir Memlük-Osmanlı şehri. Şam’ın banliyöleri büyük hasar görmüş olmakla birlikte tarihi şehir ve kale nispeten korundu. Yine de kale ve sur içinde, hava akınlarından dolayı zarar gördü.

Osmanlılar döneminde İstanbul ve Kahire’den sonra bölgenin üçüncü büyük şehri olan Halep, maalesef Suriye'de en çok yıkıma uğrayan tarihi şehir aynı zamanda. Halep Kalesi, sur içi, özellikle Halep Kapalı Çarşısı ve Emevi Camisi, büyük ölçüde tahrip edildi.

Humus şehri yakınlarındaki, orijinali Arap kalesi olan ve Haçlı Hospitalier (İsbitâriyye) Şövalyeleri tarafından yenilenerek karargâh olarak kullanılan Crac des Checaliers, ağır hasar gördü, kalenin camisi de yıkıldı. Lazkiye yakınlarındaki Selahaddin (Sahyun) Kalesi de yoğun tahribata uğradı ve yağmalandı. 

by Cengiz Tomar

1980 gibi erken bir dönemde UNESCO Dünya Kültür Listesi’ne giren Palmira, Suriye’nin en önemli antik kenti. M.Ö. 2.000’den itibaren çöl ortasında ticaret kervanlarının uğrak yeriydi. Romalılar, Bizans ve Müslümanlar tarafından kullanılan şehir, 16. yüzyılda terkedilmişti. Kalıntıları oldukça iyi korunan Palmira, Suriye rejimi ordusu tarafından kuşatıldı ve kalesi karargâh olarak kullanılmaya başlandı. Bazı mozoleler, sütunlar ve kemerleri yağmalandı, tapınaklara zarar verildi. 

Tarumar olan kaleleri ve müzeler

Suriye aynı zamanda bir kaleler ülkesi olarak onlarca Ortaçağ kalesine ev sahipliği yapıyor. Bu kalelerin en önemli iki tanesi Haçlılar dönemine ait Hısn Kalesi (Crac des Chevaliers) ile Eyyubiler döneminden Selahaddin Kalesi. Her ikisi de Ortaçağdan kalma iyi korunmuş kaleler olarak UNESCO Kültür Mirası Listesi’ne 2006’da girmişti.

Humus şehri yakınlarındaki, orijinali Arap kalesi olan ve Haçlı Hospitalier (İsbitâriyye) Şövalyeleri tarafından yenilenerek karargâh olarak kullanılan Crac des Chevaliers, dünyada en iyi korunmuş Haçlı kalesi unvanını taşımaktaydı. Arslan Yürekli Richard ile özdeşleşmiş Crac des Chevaliers, iç savaşta ağır hasar gördü; kalenin camisi de yıkıldı. Lazkiye yakınlarındaki Selahaddin (Sahyun) Kalesi ise Bizans, Haçlı, Eyyubi ve Memlük dönemlerine ait özellikleri barındıran bölgedeki en zarif kaleydi. O da yoğun tahribata uğradı ve yağmalandı. 

Bunların dışında açıkta bulunan arkeolojik pek çok alan, tarihi köyler ile müzeler tahrip edilerek yağmalandı. Yağmalanan eserler arasında paha biçilmez objeler bulunuyor. Bunlar arasında Hama Müzesi’nde bulunan ve M.Ö. 8. yüzyıla tarihlenen altın kaplama bronz Arami Tanrıçası heykeli en fazla bilinenlerden.

Suriye’de 20 civarında müze mevcut. Ancak pek çok eser, Şam’daki Milli Müze’de sergileniyor. Şam’daki müzeye henüz bir zarar gelmemiş olmakla birlikte Humus, Hama, (Caber Kalesi Müzesi olarak bilinen) Rakka, Deyr-i Zor ve Maaratu’n-numan Müzeleri çoktan yağmalanmış. Rakka Müzesi’nden yağmalanan eserler arasında M.Ö. 3.000 yılına uzanan Tanrı İştar heykeli ile Afamya’daki (Apamea) Roma dönemi mozaik ve sütunları önemli yer tutuyor.

Şu anda güvenlik şartları sebebiyle konuyla ilgili ne Suriye'deki çatışan tarafların ne de UNESCO gibi uluslararası kuruluşların kınamaktan başka yapabilecek çok şeyleri yok. Sadece imkan ölçüsünde oluşan zararın envanterini çıkarmaya çalışıyorlar. İnsanların yanı sıra binlerce yılda oluşan kültürel mirasımızı yok eden iç savaşın bir an önce bitmesini temenni ediyoruz. 

Doç. Dr. Cengiz Tomar, Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü (ODE) ve Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi. 1992'de Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nü bitirdi. Yüksek lisans ve doktorasını aynı okul ve bölümde tamamladı. Ürdün ve Edinburgh Üniversitelerinde İslam ve Ortadoğu Tarihi ile Arapça eğitimi aldı. 2011-2014 yıllarında Marmara Üniversitesi ODE Müdür Yardımcısı ve Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yapan Tomar'ın, Arap coğrafyasının tarihi ve kültürüne dair akademik makaleleri bulunuyor.

Twitter'dan takip edin: @cengiztomar

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Al Jazeera’nin editöryel politikasını yansıtmayabilir.

Cengiz Tomar

Prof. Dr. Cengiz Tomar, Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü (ODE) ve Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi. 1992'de Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nü bitirdi. Yüksek lisans ve doktorasını aynı okul ve bölümde tamamladı. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;