Haber analiz

Biden'ın ardından anlaşmazlıklar sürüyor

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın üç günlük Türkiye ziyaretinin ardından yapılan açıklamalarda 'tarafların biribirinin tavrını daha iyi anladığı' vurgulansa da, ABD ve Türkiye arasında IŞİD ile mücadelede görüş ayrılıkları sürüyor.

Konular: IŞİD, Ortadoğu, Suriye'de iç savaş, Irak
Başbakan Ahmet Davutoğlu ve ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden. [Fotoğraf: AA / Arşiv]

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın 21-23 Kasım'daki Türkiye ziyaretinde iki ülke arasında Suriye ve Irak'ta IŞİD ile mücadele yönteminde mevcut olan görüş ayrılıkları konusunda yakınlaşma bekleniyordu.  Ziyaret öncesinde Al Jazeera’ye konuşan ABD’li kaynaklar, Biden’ın Türkiye’ye güvenli bölge, İncirlik Üssü’nün kullanımı ve eğit-donat konusunda yeni fikirlerle geldiğini söylemişlerdi. Türk Dışişleri kaynakları da ABD’nin Türkiye’nin istediği kapsamlı çözüme yaklaştığını, Biden ziyaretinden IŞİD ile mücadelede yöntem farklılığını giderme konusunda bir sonuç alınacağını umduklarını belirtmişlerdi. Ancak görüşmelerin ardından yapılan açıklamalarda iki ülkenin tavrının yakınlaştığını işaret eden somut bir açıklama yapılmadı.

Türkiye Suriye'de güvenli bölge ve uçuşa yasak bölge ilan edilmesinde ısrarlı. ABD ise bu konuları değerlendirdiğini söylemekle yetiniyor. Ankara'nın ısrarla vurguladığı başka bir noktaysa IŞİD ile etkin bir mücadele için, Suriye rejiminin değişmesi gerektiği. ABD yönetimi ise Esed rejiminin meşruluğunun kalmadığını söylese de, bu konuda da somut adım atmadı. Ankara, şu anda ABD önceliğindeki koalisyonun yaptığı gibi IŞİD'in yalnızca hava bombardımanıyla tehlike olmaktan çıkartılamayacağını düşünüyor ve kapsamlı bir yaklaşım sergilenmedeği sürece ABD'nin IŞİD ile mücadelede Türk üslerini kullanma talebine sıcak bakmıyor.

Biden'ın ziyareti sırasında bu görüş ayrılıklarının kapandığına dair somut ve detaylı açıklamalar yerine yerine, “ilişkimiz gelişiyor, ortak noktalarımız anlaşmazlıklardan çok” ve “ilerleme kaydettik” ifadeleri kullanılarak, bu konularda anlaşmazlıkların sürdüğü mesajı verildi. Biden’a Washington yolunda eşlik eden gazetecilere konuşan üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi, “Erdoğan ve Biden orada oturup bir sürü anlaşmanın altına imza atmadılar. Çözülmeyen bazı ilave sorunları vardı ve her iki yönetim bunların üzerinde gelecek günlerde kafa yoracak,” açıklaması yaptı. Bu da, henüz farklılıkların giderilmesi için somut kararlar almak yerine görüş ayrılıklarının giderilmesi konusunda ‘kafa yorma’ noktasına gelindiğini gösteriyor.

‘Kapsamlı mücadele’ şartı

Eğit-donat'da anlaşmaya varılması, Esed rejiminin de ortadan kaldırılması, Ankara’nın aylardır sözünü ettiği ‘kapsamlı strateji’nin parçası. Erdoğan, Biden ziyareti öncesi Cezayir’e giderken havaalanında yaptığı basın toplantısında bu mesajını şu sözlerle yinelemişti:

“Burada uçuş yasağından tutun güvenli bölgeye varıncaya kadar tabii eğit-donatla güçlendirilmiş adımlar atılması lazım. Koalisyon güçleri kendilerine bizim de sorup tavsiye ettiğimiz adımları atmış değiller. Tabii bu süreç gerçekleşmeden Türkiye’nin tutumu böyle devam eder.”

Biden’ın ziyaretinde kapsamlı strateji konusunda kayda değer bir yakınlaşma olmadığını, yine Biden’ın uçağında konuşan üst düzey Beyaz Saray yetkilisinin sözlerinden çıkarmak mümkün. Yetkili, Türkiye ile anlaşmazlık yaşanan konuların neleri kapsadığının sorulması üzerine, Suriye ve IŞİD ile mücadele konularında askeri işbirliğine yönelik açıklık kazandırılması gereken noktalar olduğunu söyledi. Yetkili, İncirlik Üssü'nün kullanımının Amerikalı ve Türk yetkililer arasında hala tartışılıp tartışılmadığı sorusunun yöneltilmesi üzerine görüşmelerden henüz bir sonuç alınmadığını belirtti:

"Türkler platformlarını biraz daha kullanıma açmadan önce bizimle tamamen aynı fikirde olmak istediklerinde net oldular. Bu noktada ilerleme kaydettiğimizi söylemek isterim, sona geldiğimizde eğer hepimiz mutabık kalırsak, koalisyon için Türkiye'de genişletilmiş kullanıma sahip olacağız. Tabii ki bu Türklere bağlı olacak."

ABD güvenli bölge konusunda tavrını koruyor

Beklentilerin önemli ölçüde gerçekleşmeyeceğine dair ilk sinyaller, Biden’ı İstanbul’a getiren uçaktan geldi. Türkiye, en başından beri Suriye'de güvenli bölge ilan edilmesini ve Suriyeli muhaliflerin eğitilmesi konusundaki taleplerinde ısrar ederken, Biden'in ziyareti öncesi uçağında, üst düzey Beyaz Saray yetkilileri olarak tanımlanan kişiler, ABD'nin güvenli bölge konusunda mesafesini koruduğu mesajı veriyordu:

"Eğer amaç muhalif grupların kuzeyde kendi bölgelerini etkili şekilde temizlemeleri, buraları ellerinde tutmaları ve sonrasında da ailelerin geri dönebileceği güvenli bölgeler yaratmaları imkânını sağlamak olursa, bu, Suriye'deki çatışmalar ile Türkiye arasında bir tampon bölge yaratır ve sonrasında eğitim-ekipman misyonu da gerçekten bu amaca yararlı olur."

Bu mesaj, güvenli bölgenin Türkiye’nin istediği şekilde uluslararası hukuk yoluyla kurulamayacağını ancak fiili şekilde oluşabileceği anlamına geliyordu. Biden’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu ile yaptığı görüşmeler sonrasında da bu konuyla ilgili somut adımların atılacağına dair iki taraftan da herhangi bir açıklama gelmedi.

Esed rejimine yönelik yöntem farklılıkları sürüyor

Erdoğan ve Biden’ın 4 saatlik görüşmelerinin ardından yapılan basın açıklamasında, Esed rejiminin geleceğine de değinildi. Biden, Suriye’de siyasi geçişin sağlanmasının ana hedefleri olduğunu söyledi, “Bu siyasi geçiş süreci Esed rejiminden uzaklaşacak şekilde olmalıdır” diye ekledi.

Dönüş uçağında konuşan Beyaz Saray yetkilisi de “ABD ile Türkiye, Suriye’yi şiddet yanlısı aşırı gruplar için mıknatısa dönüştürenin Beşşar Esed olduğu konusunda mutabık kaldı” dedi. Ancak ABD’den, bu yönde atılacak somut adımlarla ilgili, hatta bu yönde somut bir adım atılıp atılmayacağına dair bir açıklama gelmedi.

Erdoğan ise ortak basın açıklamasında bir yandan ABD ile fikir birliği içerisinde olduklarını söylerken, bir yandan da ABD’nin en etkin ülke olduğu Birleşmiş Milletler’i kastederek şunları söyledi:

"Bölgemiz ciddi tehditler altındadır. Bir yandan bu yaşanırken diğer yandan uluslararası sistem bunu dengeleyici görevi ifa etmekten maalesef geri kalıyor... ABD ile ilişkilerimiz, ortak değerler ve müşterek menfaatler temelinde karşılıklı saygıya dayalı biçimde günün stratejik şartlarına da uyum sağlayarak gelişiyor."

Suriyeli muhaliflere destek konusunda kesinleşmiş karar yok

IŞİD ile mücadele için Suriyeli muhaliflerin eğitilip donatılması Biden’ın ziyaretinin de gündem maddelerinden biriydi.  Ziyaret dönüşü gazetecilere açıklama yapan Beyaz Saray yetkilisi Suriyeli muhaliflerin daha hızlı ve etkili eğitilip donatılması için Türkiye ile işbirliği konusunun ele alındığı bilgisini vererek, "Ancak bu noktada kesinleşmiş bir karar yok" dedi.

ABD’nin bu ziyarette önceliğinin Irak’ta olduğu, ziyaret öncesi Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada belirtilmişti. Washington’dan bir yetkili, stratejilerinin "önce-IŞİD", "önce-Irak" şeklinde belirlendiğini hatırlatmış, bunun "sadece IŞİD, sadece Irak" anlamına da gelmediğini söylemişti. Ancak IŞİD ile mücadelenin Irak'ta Suriye'den çok daha ileri düzeyde olduğunu söyleyen yetkili, bunun bir parçası olarak, Suriye'deki eğitim ve ekipman programının hızlandırılmasının zaman alacağını ifade etti.

Biden’ın, Davutoğlu ile yaptığı iki buçuk saatlik görüşmenin ardından açıklama yapan Beyaz Saray, sadece Suriyeli muhaliflere değil, Irak güvenlik güçlerine de destek sağlandığının altını çizdi:

“İki lider IŞİD'in gücünün azaltılması ve yenilgiye uğratılması, Suriye'de siyasi dönüşüme doğru çalışılması ve Irak güvenlik güçleriyle ılımlı Suriyeli muhaliflere destek sağlanması ihtiyaçları noktasında mutabık kaldı.”

Amerikan yönetimi, bazı ziyaretler hakkında mesajlarını 'üst düzey Beyaz Saray yetkilisi' ifadesini kullanarak dile getiriyor. Başkan Yardımcısı’nın uçağında da soruları yanıtlayan üst düzey yetkilinin de Biden olma ihtimali yüksek.

Beyaz Saray: Güçlü ittifakın göstergesi

Beyaz Saray, ABD Başkan Yardımcısı Biden'ın Türkiye'de hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem de Başbakan Davutoğlu ile yaptığı çok uzun süren görüşmelerin, "ABD ile Türkiye arasında varolan güçlü ittifakın göstergesi" olarak niteledi.

Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest, günlük basın brifinginde Biden'ın Türkiye ziyaretiyle ilgili soru üzerine, "Orada hem Cumhurbaşkanı (Erdoğan) hem de Başbakan (Davutoğlu) ile çok uzun süren görüşmeleri oldu. Bu bence birkaç şeye işaret ediyor. Birincisi, ABD ile Türkiye arasında varolan güçlü ittifakın göstergesi. Ayrıca, Başkan Yardımcısı'nın kişisel düzeyde bu iki liderle arasında güçlü ilişkilere sahip olduğunu gösteriyor. Bunun yanında da Suriye'de varılacak netice ve IŞİD'in zayıflatılması ve nihayetinde bertaraf edilmesinin Türkiye açısından ne kadar büyük önem taşıdığının işareti" diye konuştu.

Türkiye'nin Suriye ile uzun bir sınırının bulunduğuna dikkati çeken Earnest, Türkiye'nin ayrıca şu anda çok ciddi düzeylere varan bir insani durumla başetmekte olduğuna değindi. Earnest, IŞİD'le mücadelede Türk ve Amerikalı yetkililer arasındaki kapsamlı istişarelerin bundan sonra da devam edeceğinin altını çizdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Basınla İlişkiler Direktörü Jeff Rathke de günlük basın brifinginde benzer soru üzerine, Türkiye'nin insani boyut olsun, yabancı terörist savaşçılar, para akışlarının önüne geçilmesi, eğit ve donat programına ev sahipliği yapması olsun IŞİD'le mücadelenin her boyutunda kilit bir ortak olduğunu vurguladı.

Enerji güvenliği için ABD’ye mesaj

Biden, 22 Kasım cumartesi günü Atlantik Konseyi Enerji Zirvesi’nde Davutoğlu ile ortak bir oturuma katılmış burada yaptığı konuşmada, IŞİD ile mücadele kadar enerji güvenliği konusunu da görüştüklerini belirtti. Biden, “ABD, Türkiye'nin enerji potansiyeline sahip olması için elinden geleni yapacak.” dedi.

Biden’ın ardından kürsüye çıkan Davutoğlu ise, Türkiye’nin çevresindeki istikrarsızlığın ülkeyi olumsuz etkilediğini belirttikten sonra, Biden’a doğru dönerek  Türkiye’nin enerji ihtiyacı var ve tüm bu gelişmeler olurken biz kenarda bekleyemeyiz. Kimse bize siz Ankara’da oturun aralarındaki anlaşmazlık 50 yıl sürsün diyemez. Gelin Irak’ı elbirliği ile yükselen bir ekonomi haline getirelim. Irak terörle anılmasın, şehirlerinin zenginliği ile anılsın.” dedi ve Irak’ta istikrarın bir an önce sağlanması için daha ciddi adımlar atılması gerektiği mesajını verdi.

Kaynak: Al Jazeera

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;