Haber analiz

Syriza euro bölgesi gerçeğiyle tanışıyor

Yunanistan'da iktidarı elinde tutan Syriza, borçların % 50'den fazlasının silinmesine dönük seçim vaadinden geri adım attı.

Yunanistan ve Almanya Maliye Bakanları Yanis Varoufakis ve Wolfgang Schaeuble yeni borç anlaşması için görüşüyor. [Reuters]

Brüksel, Belçika- 1991 Ocak ayının ilk günlerinde, Alexis Tsipras 17 yaşında bir lise öğrencisiyken, hükümetin eğitim harcamalarında kısıntıya gitmesine karşı ülke çapında aylarca süren öğrenci hareketinin liderlerinden biri oldu.

Dönemin eğitim bakanı Vasileos Konitogiannopoulos ile yapılan müzakerelerin ana aktörlerinden biri olan Tsipras, öğrencilere ücretsiz ders kitabı dağıtımına son verilmesinin de içinde olduğu reform paketinin tamamen rafa kaldırılmasında diretiyordu. Üç ay süren direniş ve karşıt gruplar arasındaki çatışmalar esnasında bir öğretmen hayatını kaybetti ama sonunda Tsipras hedefine ulaştı. 

Reform paketi tırpanlandı ve eğitim bakanı istifa etti.

Tsipras, çocuksu cazibesiyle bugün Yunanistan Başbakanı olarak yeniden iş başında.

240 milyar euroya (yaklaşık 670 milyar TL) mâl olan kurtarma operasyonunun demokratik denetimden yoksun olduğunu vurgulayan, kemer sıkma karşıtı bir kampanyayla genel seçimi kazanan Tsipras, şimdi euro bölgesinin iç tutarlılığını sorguluyor ve eski “acı ilaç” politikasını bir yana bırakıp temiz bir sayfa açmak istiyor. 

Yunanistan artık, beş yıldır devam eden kemer sıkma politikaları, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) kendi kurallarını esneterek serbest bıraktığı fonlardan oluşan kurtarma paketi ve bunun sonucu olan reformlardan yılmış durumda.

Ülke, mevcut kurtarma programını Şubat ayı bitiminde sona erdirmeyi ve Avrupalı ortaklarıyla yeni bir anlaşma için pazarlık masasına oturmayı istiyor.

Yunanistan ayrıca yeni bir anlaşma için pazarlık masasında olduğu Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) ülkedeki bankacılık sektörüne koşulsuz likidite sağlamasını da istiyor. 

Ama başta Almanya olmak üzere birçok üye ülke Yunanistan'ın yıllarca belini büken reformlardan vazgeçilmesine net bir şekilde karşı çıkıyor. Bu reformlar, kamuya ait çok sayıda kurumun özelleştirilmesini, ücretlerin düşürülmesini ve sağlık sisteminin rekabete açılmasını içeriyor. Yeni Yunan hükümeti şimdi kendi halkının talepleri ile Euro bölgesinde kalmak için uyulması gereken kurallar arasında bir tercihle karşı karşıya.

'Ciddi sorun'

"Syriza'nın alternatifi yok. Bankalardan çekilerek yurtdışına giden paranın miktarına baktığınızda, bunun böyle devam etmesinin çok ciddi bir soruna yol açacağı ortada.” Bu sözler, Avrupa Komisyonu'nun ortak euro türünden hazine tahvili çıkarma çabalarının yasal altyapısını oluşturan ekipte bulunan İngiltere merkezli danışman Graham Bishop’a ait. Bishop, "Güven yumurtasını bir kez kırarsanız, tekrar tamir edemezsiniz." diyor.

Yunanistan Maliye Bakanı Yannis Varoufakis, bir başka seçim vaadi olan borçların tamamıyla silinmesi talebinden geri adım attı. Ancak Bishop buna rağmen kurtarma paketine karşı çok fazla güç gösterisi yapılmasının geri tepebileceğine inanıyor. 

Bishop, daha 10 gün öncesine kadar akademi dünyasıyla ve yazdığı kitaplarla daha çok ilgili olan Varoufakis'le ilgili olarak ise şu ifadeleri kullanıyor: "Eğer bir makroekonomi profesörü ve ünlü bir bloggersanız, muhtemelen bankacılık sisteminin nasıl çalıştığını tam olarak anlamıyorsunuzdur."

Krizi inkâr, misilleme ve suçlu gösterme devri bitti; bunun yerine özgürlük, akılcılık, demokratik süreç ve adalet ideallerini yeniden canlandırmanın devri onları icat eden kıtaya geri geldi.

by Yanis Varoufakis

"Tam farkında değilsiniz ama bir sabah uyanıyorsunuz ve Merkez Bankası'ndan 5 milyarlık mevduatın daha kaçtığını ve Avrupa Merkez Bankası’nın [bankacılık sektöründe likiditeyi garanti altına almak için] söz verdiği tampon miktara erişildiğini haber veren bir telefon alıyorsunuz."

Şimdi bütün gözler Varoufakis ile euro bölgesinin en güçlü maliye bakanı olan Alman meslektaşı Wolfgang Schaeuble arasında Perşembe günü yapılacak olan görüşmeye çevrilmiş durumda. Ayrıca euro bölgesi bakanlarının da Yunanistan'ın bölgedeki pozisyonunu tartışmak için önümüzdeki hafta Brüksel'de olağanüstü bir toplantı yapmaları bekleniyor.

Yunanistan'da yeni seçilen Syriza'ya güç aşılayan etken ise Brüksel'deki otoriteler tarafından dayatılan sert kemer sıkma önlemlerine son vermeleri için halktan aldıkları yüksek oy desteği.

Çok da radikal değil

Seçimlerden önce ve sonra Yunan bankalarından 25 milyar euro (yaklaşık 70 milyar TL) para çıkışı olduğu belirtiliyor. Hükümetin bonoların süresinin dolacağı haziran ayına kadar ECB'ye ödemesi gereken 2,6 milyar euronun (yaklaşık 7.2 milyar TL) yanı sıra, Temmuz ve Ağustos aylarının borç faturası da 8.7 milyar euro (yaklaşık 24.2 milyar TL).

Bu veriler göz önüne alındığında, özellikle Atina’daki yeni hükümetin daha uygun koşullarla yeni bir mali yardım programında ısrarcı olması durumunda, Yunanistan’ın borçlarını iptal etmesi hala mümkün.

Euro bölgesi maliye bakanlarının gündemlerini hazırlayan EURO Çalışma Grubu'ndan bir yetkili, kemer sıkma önlemlerinin azaltılması ve reformların yavaşlatılması yönündeki taleplere atıfta bulunarak, "Sanırım bu konuda herkes çok tavizsiz davranacaktır," diye konuştu.

Basına konuşma yetkisi olmadığı için adını vermeyen yetkili sözlerine şöyle devam etti: "Bu taleplerin yerine getirilmesi için, Yunanistan'ın borcunun konsolide edilebileceği inandırıcı bir planın da içinde olduğu bir senaryo ortaya çıkmalı."

Büyük para çıkışları

Buna rağmen, Yunanistan'ın durumunu takip eden, Nobel ödüllü Joseph Stiglitz ve Christopher Pissarides gibi isimlerin de içinde olduğu birçok ünlü iktisatçı Avrupa'nın Atina'ya bir şeyler vermesi gerektiğine inanıyor.

Örneğin London School of Economics'de Çağdaş Yunan Çalışmaları profesörü olan Kevin Featherstone, konuyla ilgili olarak, "pazarlık pozisyonunda bir değişiklik ihtiyacı" bulunduğunu söyledi.

Featherstone ayrıca Yunan halkının euro bölgesinde kalmaya yönelik güçlü desteği hesaba katılınca, Yunanistan'ın yeni solcu hükümetinin daha görevdeki ilk haftasında radikallik konusunda bocalamaya başladığını da belirtti. Atina hafta başında borcunun % 50'sinin silinmesi talebinden geri adım atmış ve Başbakan Alexis Tsipras, Çarşamba günü Brüksel'de yaptığı basın toplantısında "Avrupa Birliği kurallarına saygı göstereceklerini" açıklamıştı. 

Featherstone sözlerinin devamında, "Pazarlık pozisyonunun seçim kampanyasında sık sık duyduğumuz ölçüde radikal olmadığı açık." diye konuştu.

Yunanistan Maliye Bakanı Varoufakis, kamuoyu önünde radikal tutumuna sadık kalsa da, kendisini tanıyanlar tarafından ülkenin bugün karşı karşıya olduğu kısıtlama ve risklerin farkında olan biri olarak niteleniyor.

Featherstone'un konuyla ilgili sözleri şöyle: "Çok yetenekli bir iktisatçı. Aynı zamanda çok da özgün bir düşünür. Bana kalırsa şu anda yenilikçi çözümler bulmak için kafa patlatıyor. Ama aynı zamanda önündeki kısıtlamaların farkında olacak kadar da iyi eğitim almış bir iktisatçı.
Aralık ayından bu yana Yunan bankalarından büyük para çıkışı olduğunu biliyoruz."

Kaynak: Al Jazeera

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;