PKK

18 akademisyen serbest

"Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin yayımladığı bildiride imzaları bulunduğu gerekçesiyle Kocaeli ve Bursa'da gözaltına alınan toplam 18 akademisyen savcılıktaki sorgularının ardından serbest bırakıldı. İstanbul'da 123, İzmir'de de 37 akademisyen hakkında soruşturma başlatıldı.

Konular: PKK, Türkiye
[Fotoğraf: AA]

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının, "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılamak" ile "terör örgütü propagandası yapmak" suçları kapsamında yürüttüğü soruşturma doğrultusunda, bildiriye imza atan Kocaeli Üniversitesindeki (KOÜ) 21 akademisyen hakkında gözaltı kararı alındı.

Polis ekipleri, 15 akademisyeni gözaltına aldı.  Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılamak" ile "terör örgütü propagandası yapmak" suçları kapsamında yürüttüğü soruşturma doğrultusunda, bildiriye imza atan KOÜ'de görevli 15 akademisyenin savcılıkça ifadeleri alındı.

Akademisyenler, savcılıktaki sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alından 3 akademisyen savcılıktaki sorgularının ardından serbest bırakıldı.

İstanbul'da 123 akademisyene soruşturma

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü, Kaçakçılık ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu, bildiride imzaları bulunduğu gerekçesiyle savcılığın yargı alanındaki üniversitelerde görev yapan 82 akademisyen hakkında resen soruşturma açtı.

Anadolu Ajansı'nın haberine göre soruşturmanın, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 301. maddesinde yer alan, "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılamak", 216. maddesindeki "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçu ile Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 7. maddesindeki "terör örgütü propagandası yapmak" suçlarından yürütüleceği belirtildi. 

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca da inisiyatif üyeleri hakkında ''terör örgütü propagandası yapmak'' suçundan soruşturma başlatıldı.

Başsavcılıktan yapılan yazılı açıklamada, ''Devletimizin Güneydoğu'da sürdürmekte olduğu teröre karşı mücadelesini 'katliam ve kıyım' olarak nitelendiren bildiriyi imzalayan bir grup akademisyenden, Bakırköy adli yargı sınırlarında bulunan üniversitelerde görev yapmakta olanlar hakkında terör örgütü propagandası suçundan soruşturma başlatılmıştır'' ifadesine yer verildi.

Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Bakırköy adli yargı sınırlarında bildiriye imza atan 41 akademisyen de soruşturma kapsamına alındı. 

İzmir'de 37 akademisyene soruşturma

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin yayımladığı bildiride imzası olan İzmir'deki çeşitli üniversitelerde görevli 37 akademisyenle ilgili soruşturma başlattı

Bolu'da 3 akademisyenin evinde arama

Bolu'da bildiride imzaları bulunan Abant İzzet Baysal Üniversitesinde (AİBÜ) görevli Prof. Dr. Barış Kılıçbay, Doç. Dr. Selime Güzelsarı ile Dr. Ülkü Güney'in ikametgahlarında arama yapıldı.

Polis ekiplerince kent merkezinde ikamet eden Kılıçbay ile lojmanlarda kalan iki akademisyenin bilgisayarlarının imajlarının alındığı öğrenildi.

Akademisyenler hakkında 'henüz' gözaltı kararı bulunmadığı bildirildi.

Soruşturma süresince de uzaklaştırıldı

Türkiye’nin farklı illerinden üniversitelerde "üniverste senatoları" bildiri yayımlayan akademisyenleri kınayan açıklamalar yaptı. Ayrıca öğretim üyeleri hakkında soruşturmalar da açılmaya başlandı. Düzce Üniversitesi, bildiride imzası bulunan öğretim üyesi  Doç. Dr. Latife Akyüz hakkında soruşturma başlattı. Doç. Dr. Latife Akyüz Üniversiteden yapılan açıklamada soruşturma bitene kadar öğretim üyesini görevden uzaklaştırdı.

Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. A. Murat Tuncer, idari işlem başlatıldığını duyurdu. Abant İzzet Baysal Üniversitesi, bildiri imzalayan üç öğretim üyesi hakkında, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörlüğü, altı öğretim üyesi, Cumhuriyet Üniversitesi bir öğretim üyesi hakkında soruşturma başlattı.

Bu gelişmelerin ardından, daha önce bildiride imzası olmayan bazı akademisyenlerle Barış İçin Edebiyatçılar Girişimi'nden yaklaşık 200 yazar da bildiriyi imzaladı.

Ne demişlerdi?

'Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi' 11 Ocak'ta Ankara ve İstanbul'da düzenledikleri basın açıklamalarında "Bizler bu suça ortak olmuyoruz" başlıklı bir bildiri yayınladı. Türkiye ve yurt dışından 89 üniversiteden 1128 akademisyenin imzaladığı bildiride şöyle deniyordu:

"Türkiye Cumhuriyeti; vatandaşlarını Sur'da, Silvan'da, Nusaybin'de, Cizre'de, Silopi'de ve daha pek çok yerde haftalarca süren sokağa çıkma yasakları altında fiilen açlığa ve susuzluğa mahkûm etmekte, yerleşim yerlerine ancak bir savaşta kullanılacak ağır silahlarla saldırarak, yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı başta olmak üzere anayasa ve taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınmış olan hemen tüm hak ve özgürlükleri ihlâl etmektedir.

Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmesini, sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasını, gerçekleşen insan hakları ihlallerinin sorumlularının tespit edilerek cezalandırılmasını, yasağın uygulandığı yerde yaşayan vatandaşların uğradığı maddi ve manevi zararların tespit edilerek tazmin edilmesini, bu amaçla ulusal ve uluslararası bağımsız gözlemcilerin yıkım bölgelerinde giriş, gözlem ve raporlama yapmasına izin verilmesini talep ediyoruz."

Müzakere koşullarının hazırlanmasını ve kalıcı bir barış için çözüm yollarının kurulmasını, hükümetin Kürt siyasi iradesinin taleplerini içeren bir yol haritasını oluşturmasını talep ediyoruz."

YÖK ve UAK'dan açıklama

Erdoğan'ın  akademisyenleri sert bir dille eleştirerek mandacılıkla suçladığı konuşmasının ardından önce YÖK, "Teröre destek veren bildiri ile ilgili olarak hukuk çerçevesinde gereği yapılacak" açıklaması yaptı. Bildiriye yönelik tepkiler büyüdü. Bir grup akademisyen "Devletin yanındayız" diyerek karşı bildiri kaleme aldı. Üniversitelerarası Kurul açıklama yaparak, "akademik özgürlüğün, bir ülkenin varlığını tehdit aracı olarak istismar edilemeyeceğini" belirtti. 

Kaynak: Al Jazeera, AA, DHA

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;