Kobani

Erdoğan: ABD yardımları Türkiye'ye rağmen yaptı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD'nin Kobani'de IŞİD ile savaşan PYD'ye yaptığı silah yardımı için, "Türkiye bu işe olumlu baktı mı, bakmadı. Türkiye’ye rağmen Amerika bu işi yaptı" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Letonya Cumhurbaşkanı Andris Berzins ve eşi Dace Seisuma tarafından karşılandı. [Fotoğraf: AA]

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Letonya Cumhurbaşkanı Andris Berzins tarafından Cumhurbaşkanlığı Geçici İkametgâhı'nda resmi törenle karşılandı. Başbaşa görüşmeden sonra heyetlerarası görüşmelere başkanlık eden Erdoğan ve Berzins, anlaşma imza töreninin ardından ortak basın toplantısı yaptı. Gazetecilerin sorularına da cevap veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Peşmergenin Kobani’ye geçişiyle ilgili teklifi ABD’ye kendinizin yaptığını söylemiştiniz. Bu geçiş PYD’ye silah yardımının alternatifi mi olacak? Türkiye'nin önceliği nedir?" sorusuna şu cevabı verdi:

"Sayın Obama’ya bizim teklifimiz şu oldu: Amerika, Türkiye olarak teröre karşıysak ki biz karşıyız, ABD’nin de teröre karşı olduğunu, hassasiyetlerini bilen bir Cumhurbaşkanı olarak PYD’nin PKK ile aynı durumda olduğunu kendilerine telefonda ilettim. O da, 'bir terör örgütüdür' dedim. Burada PYD'ye yapacağınız yardımlar terör örgütüne gitmektedir. Şu anda PYD saflarında PKK'nın lider kadrosunda olup savaşanlar var. Bunları da ilettim. İki önemli grup var ki burada, bunlar Kobani'de önem arz edebilen, iş görebilecek gruplardır. İlk tercihimiz Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), ikincisi peşmerge. Ki biz peşmergelerin kontrollü geçişine müsaade ederiz dedik. Tabii PYD ilk etapta peşmergeleri kabul etmedi, sonra kabul etti. Peşmergelerle ilgili Kuzey Irak yönetiminin belirlediği sayıya da sıcak bakmadık. 200 kişide anlaşmış oldukları haberini dün aldım. ABD'nin özellikle Kobani'ye indirmekte olduğu silahların bir kısmının IŞİD’in eline geçtiğini gördük. Bu bizi doğruluyor. Diğerleri de PYD’ye geçti. Bu silahlarla ilgili olarak Türkiye bu işe olumlu baktı mı, bakmadı. Türkiye’ye rağmen Amerika bu işi yaptı."

"Bizim için stratejik"

"Kendilerine dedim ki, Kobani sizin için stratejik değil. Olsa olsa bizim için stratejik ve hassasiyet göstermesi gereken biziz. Kobani’de yaşayan yok, sivil insan bizim ülkemize geçti. 200 bin insan benim ülkeme geçerken, Suriye’den Avrupa’ya toplamda geçenlerin sayısı 130 bin. Sadece Kobani’den üç haftada bize 200 bin kişi geldi. Bu çelişkileri görmemiz lazım. Suriye’de bu kadar insan öldürülürken tüm dünya neredeydi? Kobani için olan hassasiyet tüm Suriye için neden yok?"

"Tüm halkımız ittifak halinde"

Erdoğan, Kürt sorununa çözüm için yürütülen sürecin nasıl ilerlediğiyle ilgili soruya ise şöyle yanıt verdi:

"Yoğun bir gayret var ve ülkemdeki farklı gruplara yönelik attığımız adımlar var. Bu cömert adımlar bugüne kadar geldi. Tabii süreci hazmedemeyen gruplar var. Özellikle bölücü terör örgütü tıkamak için ve örgütün uzantısı olan siyasi partinin de bu yöndeki gayretleri nedeniyle bazı sıkıntılar yaşanıyor. Hükümetimiz yeni bir taslakla ilgili çalışmasını tamamladı ve Sayın Başbakan da bunları grup toplantısında açıkladı. Bu sürecin daha da güçleneceğine inanıyorum. Tüm halkımız süreç için ittifak halinde. Herkesin de destek vermesi süreci çok daha güçlü kılacaktır."

"Siyasi tavır takınılmazsa..."

Erdoğan'a, 2015'te Avrupa Birliği'nin (AB) dönem başkanlığını devralacak Letonya'nın, Türkiye'nin AB sürecine etkisi olup olmayacağı da soruldu. Erdoğan bundan umutlu olduklarını söyleyerek cevap verdi.

"Türkiye’nin AB ile süreci 50 yılı buluyor. Sene 1963 sene 2014. 51 yıl ve ne yazık ki Türkiye süreç içinde sürekli oyalanan bir ülke oldu. AB’nin süreci nasıl başladı diye bakarsak, demir çelik birliği, ekonomi işbirliği ve şimdi siyasi-sosyal birlik olarak ortada. Türkiye bu süreçte örneğin Letonya gibi dost ülkelerin desteğini hep hissetti. Ama tabii öyle bir yapı var ki bir üye hayır dese siz fasıl açamıyorsunuz. Ben başbakanken fasılların sayısı 15 idi, şimdi 35 oldu. 14 faslın bir tanesinin aç-kapasını yapabildik. Diğerleri açıldı, kapanması yine yok. Bunların hepsi yeni şartlar. Sadece açılmasının yapılmasını konuştuğumuz bir dönemde dahi mesela enerji faslı… Türkiye her şeye hazır ama karar verilmiyor. Adalet ve özgürlük ile ilgili de atılan bir adım yok. Biz Letonya’nın dönem başkanlığı sürecinden umutluyuz. Bu süreçte eğer mevcut üyeler içerisinde siyasi tavır takınılmazsa üç, dört faslın açılabileceği inancındayız."

"Rusya'nın Kırım'daki tavrını kabul etmiyoruz"

Gazetecilerin Türkiye-Rusya ilişkileri sorusuna ise Erdoğan'ın yanıtı şöyle oldu:

"Irak-Suriye güneyde bizim için sıkıntı bölgesi, kuzeyde Ukrayna ve Rusya ile ilişkilerimiz. Daha doğrusu Kafkaslar'da ilişkilerimiz var. Ukrayna’daki gelişmeler bizi Kırım boyutunda da ilgilendiriyor. Rusya’nın Kırım'daki tavrını kabul etmediğimizi Putin’e de söyledik. Orada Kırım Tatarları var. Türkiye olarak NATO ülkesiyiz. Artık bu bölgede barış süreci olması, bu tür el koymaların, gözyaşlarının hiçbir anlamı olmadığını söyledik. Barış süreci başlamış vaziyette. Artık temennimiz odur ki barış süreci sürekli olur ve Ukrayna üzerinde farklı tasarruflar yapılmaz."

İki cumhurbaşkanı soru-cevaptan önce Türkiye ve Letonya arasındaki ilişkilerin güçlü olmasından bahsetti. Bölgedeki gelişmeler ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik süreci de yine gündemdeki maddelerden biriydi. Erdoğan, “stratejik hedef” diye nitelediği Türkiye’nin AB hedefinin çok yönlü olduğunu ama “kötü” ilerlediğini söyledi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Letonya Meclis Başkanı Solvita Aboltina'nın Parlamento'da onuruna verdiği ve basına kapalı gerçekleşen öğle yemeğinin ardından Letonya Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi'nde öğrenci ve akademisyenlere hitaben bir konuşma yaptı. 

"Mısır'da demokrai diyen 5 bin kişi öldürüldü"

Erdoğan, Kobani'nin yanısıra Mısır'da Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin askeri darbeyle görevden alınmasıyla ilgili olarak uluslararası toplumu eleştirdi:

"Yakın siyasi tarihimizde günde 5 bin insanın öldürüldüğü ülke pek yoktur ama Mısır'da öldürülmüştür. 'Demokrasi, demokrasi, demokrasi' diyenler yüzde 52 oyla işbaşına gelen Mursi'yi darbeci bir yöntemle indirmişlerdir ve onun arkasında durmuşlardır. "Peki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde bir ses var mı? Yok. Çünkü BM Güvenlik Konseyi'nde 5 kişi ne derse o oluyor veya o 5'ten bir tanesi ne derse o oluyor" diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

Erdoğan, dünyanın BM'deki en güçlü karar organı Güvenlik Konseyi'nin yapısına yönelik eleştirilerini de sürdürdü. Konseydeki veto yetkisine sahip 5 ülke (ABD, ;Ngiltere, Rusya, Çin, Fransa) atfen 'Dünya 5'ten büyüktür'diyen Erdoğan, "Peki dünyanın 5'ten büyük olması neyi gerektiriyor? Artık bugün İkinci Dünya Savaşı'nın şartları yok. Birleşmiş Milletlerin reforme edilmesi gerekmektedir. Ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin daimi üyeleri, dünyayı temsil etmiyor" diye konuştu. 

Kaynak: Al Jazeera

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;