Recep Tayyip Erdoğan

Erdoğan: İkinci, üçüncü etapları olacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Fırat Kalkanı harekâtı’yla alakalı bu işin aslında isim olarak birinci etap diye nitelendirdiğim kısım bitti. Bu yol haritasının adı konmayan 2. 3. etapları olacak" dedi.

Konular: Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimi, Yeni Anayasa, Türkiye

Cumhurbaşkanı Erdoğan NTV ve Star Tv ortak yayınında soruları yanıtladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan "Siz bugün Sincar’ı Kerkük’ü işaret ettiniz ve oyunlar oynandığını söylediniz. Ne gibi oyunlar oynanıyor ve Türkiye'nin çıtaları var mı?" sorusuna şu yanıtı verdi:

"Fırat Kalkanı harekâtı’yla alakalı bu işin aslında isim olarak birinci etap diye nitelendirdiğim kısım bitti. Bu yol haritasının adı konmayan 2. 3. etapları olacak. Olay sadece Suriye boyutunda giden bir harekât değil. Bu olayın Irak boyutu var. Bir Telafer olayı var Sincar olayı var, Musul’da aynı şekilde soydaşlarımız var. Orada şu anda üs olarak çalışmalarını yürüten askerimiz var. Musul’da DEAŞ’la çok ciddi darbeler indirdi onlara. Şu anda da bu üssümüzde Ninova muhafızları dediğimiz muhafızları yetiştirme görevi devam ediyor. Musul’un bundan önceki valisi şu anda Ninova muhafızlarının komutanı. Musul ağırlıklı Arap kardeşlerimizden oluşuyor. Bu üs bölgemiz buraya çok yakın mesafede ve 700’e yakın bir timimiz var. Onlar bu muhafızları yetiştirme çalışmalarını devam ettiriyor. Bu eğitimlerle zaman geldi peşmergelere de eğitimler yaptırıldı. Bu süreç için DEAŞ ciddi darbeler aldı"

"Haşdi Şabi’yi kullanırsanız sıkıntı olur"

"Bu Haşdi Şabi meselesi üzerinde durmamız lazım. Bu terör örgütü Irak Meclisi'nden terör örgütü olmadığı şeklinde bir oylama ile geçti. Biz 'Haşdi Şabi’yi kullanırsanız sıkıntı olur' dedik. Telafer’de bizim 400 bin Türkmen var. Sincar’ın durumu çok daha berbat. İkinci bir Kandil oluşturmanın gayreti var. Irak’ta aslında mezhebe dayalı Pers milliyetçiliğine yakın İran’a bir destek oluşturuluyor. Bir mezhep anlayışıyla bunu yayıyorlar. Bunu yayarken Pers milliyetçiliğine dayanıyorlar. İran’da bugün Azerilerde var ama Pers ağırlıkta. Uluslararası camiada bu işin çok daha farklı yerlere kaydığını göreceğiz. Onun için Suriye’de olayı yine mezhebi olarak ele aldığımızda mezhebi tutarlılığı olsa da olmasa da diyemeyiz. Zira bugün Suriye’nin başında bulunan kişi Şia değildir onun durumu çok daha farklı. Orada Şia olan Hizbullah var mesela. Bunlar Esed’le aynı değil. Bütün bu yapı içinde Suriye’de devam eden mücadelede DEAŞ sürekli zemin kaybediyor. Fakat merkezi yönetim kimin zemin kaybettiğine bakmıyor ben ne kazanıyorum buna bakıyor. Mesela Münbiç meselesinde DEAŞ diye bir şey kalmadı orada. Ama oraya bazı güçler zorla PYD ve YPG’yi sokmaya çalışıyor. Ama son dönemde insani yardım adıyla Rusya, Amerika ve Türkiye olarak biz de girdik. Bazı oradaki mahalleleri vesaire bizlerde almış durumdayız. Ama derdimiz orada bayrak göstermek değil"

 "Türkiye’nin teröristle işi olmaz"

"Münbiç’in gerçek sahipleri ağırlıklı yüzde 85 civarında Araplar. Biz oraya Münbiçli yerleşsin istiyoruz. ;Sayın Putin’e de bunu söyledik Amerikalı yetkililere de bunu söyledik. Şu anda müttefik diyebileceğimiz ülkelerden bu konuda hatırı sayılır görüntü çıkmıyor. Önce Münbiç sorununu halledelim sonra Rakka ile ne yapacağız kimlerle yapacağız bakalım. Eğer YPG ve PYD ile yapılacaksa biz böyle bir planın içinde olmayız. Türkiye’nin teröristle işi olmaz. Biz isteriz ki Amerika’nın da olmasın. DEAŞ’ı buralarda atmaya bizim gücümüz yetmiyor mu ki kalkacağız PYD’yi YPG’yi yanımıza alacağız. Bunlar hala genelkurmay başkanlarımız nezdinde konuşuluyor. Nihai bir karar henüz yok görüşmeler devam ediyor. Bugün sayın Putin’le görüşmem vardı bu konularda hem de taziyelerde bulunduk"

"Türkmen şehridir Kerkük"

"Tarihi itibariyle baktığımız zaman biz biliriz ki bir Türkmen şehridir Kerkük. Daha sonra burada tabi çok ciddi bir değişiklikler oldu zorlamalar oldu ve nüfus değişikliklerine gidildi. Bütün bunlara rağmen bugün Kerkük’te Türkmen’iyle, Arap’ıyla ve Kürtler ciddi bir değişime gittiler. Şu anda yaptıkları iş bana göre bir işgal hareketidir çok çirkindir. Irak parlamentosunun aldığı kararı ben çok çok yerinde buluyorum. Aynı kararı bizler de paylaşıyoruz. Münasebetlerimizin bu kadar iyi olduğu bir dönemde bunun adı ateşle oynamaktır. Burası Irak’ın milli bayrağının dalgalandığı Meclis olarak çalışmasına devam etmelidir ve kardeşçe burada Arap, Türkmen, Kürt birlikte yaşamalısınız. Burası benimdir diye bir adım atarsanız bunun bedeli gelecekte farklı olur"

"Elinde hangi belge varsa açıkla"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 15 Temmuz darbe girişiminin kontrollü bir darbe olduğu yönündeki iddiasına şu yanıtı verdi:

"Bu çok iddialı, çok gayri ahlaki yaklaşımdır. Şehitlerimize çok ciddi bir saygısızlıktır. Bir defa benim Marmaris'ten hareket ettiğim andan önce yaptığım bir açıklama var. Kontrollü darbe girişiminin sinyalini kimden nasıl nerede aldığımı bütün bunları bizzat kendisinin ispat etmesi lazım. Eğer ispat edemiyorsa benim edebimle maalesef ifade edemeyeceğim bir sıkıntıdır ve 15 Temmuz'un şehidi de gazisi de bunu lanetleyecektir. Marmaris'ten kaldığım yerden ayrılıyorum helikopterle ve ayrılmadan önce orada kaldığım yerin ev sahibi bana Cumhurbaşkanım isterseniz elimizde başka imkanlarımız var sizi farklı yere götürebiliriz dediğinde ben şu anda ulaşabilirsem ya Ankara ya İstanbul, buraya ulaşacağım. Helikoptere binerken kaptanımla birlikte birkaç şey konuşup hareket ettik. Ne zamanki biz Dalaman'a bindik, meğer bizden önce oraya gelmişler, Dalaman'daki uçaklarımızı aramışlar. Üç noktada uçaklarımız vardı. Uçağımıza bindikten sonra pilot soruyor bana nereye gidiyoruz diye. Belli bir yere geldiğimizde kaptana sordum şu anda İstanbul'un, Ankara'nın durumu ne? İstanbul'da pistler karartılmış vaziyette dedi. Bu haliyle inerim ama çok riskli dedi. Piste tır, tank koymuş olabilirler. Biz piste gelmeden önce bu arada İstanbul Emniyet Müdürünü aradım, dedim ki şu anda durum nedir. Kule o anda işgal altındaydı. Onlar kuleyi hemen anında hallettiler. Ordaki işgalcilerin hepsini derdest ettiler ve anında da pist aydınlatıldı. Biz haberi alınca piste indik. Herkes aprona çıkmış, bir zenginlik var fakat F-16'lar da üstümüzde uçuyorlar ve ben tabi eşim, kızım, damadım, torunlar beraberce hemen arabaya bindik ve apronda vatandaşlarımızın arasında karıştığımız anda o andaki tablo farklıydı. Milletimle iç içe, beraber oldum. Kılıçdaroğlu saat 23.00'te İstanbul'a inmiş. Sonra'dan öğrendik ki Bakırköy İlçe Başkanı'nın evine gitmiş. Bütün millet burada darbeye karşı. Sen nerdesin? Eğer bu örtülü bir darbe girişimiyse bunu sana kim söyledi? Ey Kılıçdaroğlu, dürüstsen, örtülü darbe girişimiyle ilgili elinde hangi belge varsa bunu açıkla. Yargıya da bize de yardımcı ol. Bizler de gereğini yapalım."

Kemal Kılıçdaroğlu söz konusu iddiasını şu ifadelerle dile getirmişti:

"Siz bu listeleri saklıyorsanız insanın aklına 15 Temmuz'un kontrollü bir darbe olduğu akla geliyor. '9:30'da darbe mi olur?' diye sordum ben kendilerine. Onlar da önceden deşifre oldular ifadelerini kullandılar. Demek ki bu onların önceden bu darbeden haberleri olduğu anlamına geliyor. Ayrıca FETÖ'cülerin ifadeleri de kontrollü darbe olduğu kanısını güçlendiriyor"

Kaynak: NTV

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;