Portre

Portre: Nursultan Nazarbayev

Sovyetler döneminden bu yana koltuğunu koruyan tek lider olan Nazarbayev, Gorbaçov döneminden gelen gücünü, Kazakistan’ın bağımsızlık protokolünü imzaladığı 1991’den bu yana korudu.

Konular: Kazakistan, Orta Asya

Sovyetler Birliği döneminden bu yana koltuğunu koruyan tek lider olan Nazarbayev, eski bir mühendis. Çalıştığı madendeki işçi ayaklanmaları onu siyasete, oradan da Sovyetlerin en önemli ikinci adamı olmaya yöneltti. Sovyetler dönemindeki gücünü, Kazakistan’ın bağımsızlık protokolünü imzaladığı 1991’den bu yana korudu.

Soğuk Savaş başlarken Rusça öğrendi

Kazakistan’ın en büyük iki şehrinden biri olan Almatı yakınlarında Kazkalenski bölgesinde Çemolgan köyünde, güçlü ve büyük bir aşiretin bir parçası olarak 1940’ta dünyaya geldi. İkinci Dünya Savaşı bitip de Soğuk Savaş başladığında ilköğrenimine başlamıştı.

Babası askere alınmamak için, o daha doğmadan önce kırsal bölgede çok küçük nüfuslu bir köye yerleştiğinden okula başlayana kadar sadece Kazakça biliyordu. Savaş bittiğinde, yani babası artık askere çağrılmayacağından emin olduğunda Çemolgan’a döndüler. Burada ilkokula başladı ve hızla Rusça öğrendi. Başarısı onu devlet bursuyla yine Almatı yakınlarında Kazkelen’de yatılı okuluna taşıdı. 

Lisede gördüğü metalürji eğitimi, onu kilometrelerce kuzeydeki Temirtau’daki maden ocaklarına götürdü. Burada hem eğitimine devam etti hem de maden ocaklarında çok ağır şartlarda çalıştı. Bu sırada maden ocaklarında işçi ayaklanmaları oluyordu.

1962’de Komünist Parti’ye üye oldu

20 yaşında geldiğinde zor şartlarda çalışıyor olsa da çok iyi para kazanmaya başlamıştı. 1962’de, Küba üzerinden Soğuk Savaş’ın en gerilimli dönemlerinden biri yaşanırken Karagandi Üniversitesi’nde metalürji mühendisliğini bitirdi. Aynı yıl Komünist Parti’nin gençlik kollarına da girdi ve zamanının büyük kısmını parti çalışmaları için kullandı. 1967’de mezun olduğunda Karagandi Metalurji İşletmesi’nde danışmanlık yapıyordu. Bundan dokuz yıl sonra, 1976’da Karagandi Bölgesel Parti Komitesi’nin ikinci sekreteriydi.

1984’e kadar yürüttüğü bürokratlık görevinde işçilerin bireysel sorunlarıyla ilgilendi, endüstriyel sorunların çözümünde rol oynadı. İşçilerin üzerindeki aşırı yük ve mutsuzluklarının merkezden konulan hedeflere ulaşmada negatif etki yarattığını belirterek, merkeze önerilerde bulundu.

1984’te, Kazakistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin Başbakanı olmuştu. Kazak Komünist Partisi’nin Birinci Sekreteri o dönem Kunayev’di. 1989’da Nazarbayev, bu kez Komünist Parti’nin Genel Sekreterliği’ne getirildi. Kunayev’den sonra bu göreve gelen ikinci Kazak kökenli isim oldu.

Gorbaçov’un teklifini reddetti

Sovyetler’de ‘Prestroika’ denilen yeniden yapılanma dönemine giden SSBC Başkanı Gorbaçov, kendisinden sonra SSBC’de en güçlü ikinci kişi olarak gördüğü Nazarbayev’e SSBC’nin Başkan Yardımcılığı’nı önerdi. Yani Nazarbayev, dönüşüme de hızlıca ayak uydurmuştu. Ancak bu teklifi reddetti.

Rus Devlet Başkanlarıyla sürdürdüğü iyi ilişkiler Putin dönemine kadar süren Nazarbayev, Boris Yeltsin’i devirmeye çalışan radikallerin 1991 darbe girişimi karşısında da Yeltsin’i destekledi. Ardından Sovyetler Birliği dağıldı ve Nazarbayev bu kez bağımsız Kazakistan’ın Devlet Başkanı oldu.

1 Aralık 1991’de yapılan seçime tek aday olarak giren Nazarbayev, 21 Aralık’ta Almatı’da Kazakistan’a bağımsızlığını kazandıran protokolü imzaladı. Rusya ile ekonomik ilişkilerin dağılma döneminden sonra da bozulmamasına özen gösterdi.

Kazakistan’ın ilk ve tek Cumhurbaşkanı

1991’den sonra 10 Ocak 1999’da ve 4 Aralık 2005’te yedişer yıllık süreler için, muhalifleri bastırarak girdiği seçimlerden de galip çıktı. Sadece muhalif siyasi partilere değil, halk içindeki muhalif görüşlere de uyguladığı baskı sebebiyle sıklıkla uluslararası alanda eleştiriler aldı. 2005 seçimlerinde Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) tarafından ‘demokratik standartlara uymadığı’ gerekçesiyle eleştirildi.

Üst üste iki kez devlet başkanlığına aday olmaya izin veren Kazak Anayasası’nı, 2007’de sadece kendisi için değiştirdi. Değiştirilen madde “şu an görevde bulunan cumhurbaşkanı, sınırsız sayıda seçime katılabilir” diyordu. Seçimlerin sıklığı ise yedi yıldan beş yıla indirildi. Böylece Nazarbayev 2011 ve 2015 seçimlerinde de aday oldu ve koltuğunu bırakmadı.

1997’de başkenti de Almatı’dan Astana’ya taşıyan Nazarbayev, Rusya’yla yakın ekonomik ve siyasi bağlarını hiç koparmadı. Bir yandan da ABD, Avrupa ülkeleri ve İsrail’le diplomatik ilişkilerini belli bir seviyede sürdürdü.


Eski Sovyet ülkesi Kazakistan, Rusya'nın en güçlü müttefiklerinden biri.
[[Fotoğraf: Getty Images]]

Yolsuzluk iddiaları ve baskılar

Nazarbayev ve yönetim kadrosuyla ilgili, ülkedeki doğalgaz rezervlerinin satışıyla ilgili yolsuzluk iddiaları da sık sık gündeme geliyor. 1999’da İsviçre bankalarında Nazarbayev’e ait hesaplarda on milyonlarca dolar olduğu Batı medyasına yansıdı. Kazakistan’daki muhalif bir gazete olan Respublika da 2002’de ülkenin hazinesine gitmesi gereken milyonlarca doların İsviçre bankalarında olduğunu yazdı.

1999’daki haberlerden sonra Nazarbayev bir yasayla kendisine geniş çaplı dokunulmazlık getirdi. Respublika yazarları da ölüm tehditleri alırken, gazete binası kundaklandı.

2011 sonunda ülke çapındaki en büyük protesto gösterileri özellikle Almatı’da geniş yankı buldu. Bu gösteriler polisin sert müdahalesi sonucu 15 kişinin ölümü ve yüze yakın kişinin yaralanmasıyla son buldu. İnsan hakları dernekleri tarafından, gözaltına alınan yüzlerce kişinin de işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı iddia edildi ancak bunların üzeri kapatıldı.

Nazarbayev, dini gruplar ve azınlıklara yönelik de kısıtlamalar getirdi. Bunu yaparken de ‘aşırıcılıkla mücadele’ ettiğini belirtti. Zaman zaman cami restorasyonları ve Türk kültüründe İslam’ın yerini hatırlatarak kendi dinini vurgulasa da, uygulamaları üzerindeki baskıları kaldırmadı. Başörtüsü yasaklarıyla ilgili bir konuşmasında ise “Biz Türküz, Arap değil” diyerek yasağı savundu.

Çok yönlü dış politika

Her ne kadar Rus liderlerle ilişkilerini en üst düzeyde devam ettirse de, bağımsız Kazakistan’ın ayakta kalabilmesi için Nazarbayev çok yönlü bir dış politika izledi. Böylece üzerindeki Rus etkisini dengelemeye çalıştı. Orta Asya’daki eski Sovyet ülkeleri arasında Batı’yla ilişkileri en iyi şekilde sürdüren devlet, Nazarbayev sayesinde Kazakistan oldu. Hatta Nazarbayev, 2010 yılında Nobel Barış Ödülü’ne bile aday gösterildi.

Ancak Batı’yla ilişkileri, her zaman Rusya’yla olan ilişkilerinden bağımsız ilerlemedi. Örneğin İsrail’den Başbakan düzeyinde Astana’ya ilk ziyaret, Rusya-İsrail yakınlaşmasının olduğu bir dönemde, 2016 sonunda gerçekleşti.


[[AFP]]

Sadece Batı ülkeleriyle değil, bölge ülkeleriyle de ekonomik ve siyasi anlamda iyi ilişkiler geliştirmeye özen gösterdi. İran’da yatırımları olan ve ticari anlaşmalarının hacmini artıran Kazakistan’ın İran’la dış ticaret hacmi 1 milyar dolara ulaştı.

Nazarbayev, 2013’te İran’la nükleer anlaşmaya giden yolda yapılan P5+1 ve İran görüşmelerine de Astana’da ev sahipliği yaptı.

Uluslararası alandaki çok yönlü politikasından dolayı kendisini ‘uzlaştırıcı lider’ olarak konumlandıran Nazarbayev, Suriye savaşı için de zaman zaman devreye girdi. Öyle ki, Suriye rejimiyle iç savaştan sonra da temasını kesmedi. Bunda, rejimi destekleyen Moskova’nın da etkisi oldu. Rusya, İran ve Türkiye’nin yakınlaşmasıyla yapılan Astana toplantısına da bu sebeple ev sahipliği yapmayı kabul etti.

Türkiye ile ilişkileri

Aşırıcılık kaygıları olan Nazarbayev, her türlü dini örgütlenmeye karşı da mesafeli. Gülen Örgütü’nü de bunlar biri olarak gördü. Bu sebeple 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Türkiye’nin yanında yer aldığını açıkladı ve Ankara’yı ziyaret eden ilk Devlet Başkanı oldu.


[AA]

24 Kasım 2015’teki uçak krizinin ardından gerilen Türk-Rus ilişkileri için de Nazarbayev devreye girmişti. Haziran sonunda Erdoğan’dan Putin’e giden mektubun yazılması ve kabul edilmesi sürecinde rol oynadı.

Türkiye ve Rusya’yla iyi ilişkileri olan Nazarbayev, radikal hareketlere duyduğu kaygıdan dolayı Suriye savaşının da bölgeye sıçramadan çözülmesini istiyor. İran’la da İslam Devrimi sonrasında iyi ilişkileri geliştiren Nazarbayev, bu üç ülkenin liderliğinde yapılacak Suriye görüşmeleri için tarafları Astana’ya davet etti.

 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;