Portre

Portre: Vladimir Putin

Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Rusya'nın en güçlü siyasi figürü haline gelen eski KGB ajanı, ülkenin yaşadığı büyük değişimde başrol oynadı. 2014 başında Ukrayna'daki siyasi kriz esnasında Kırım'ı Rusya'ya katması ve Doğu Ukrayna'daki Rus ayrılıkçıları desteklemesi, Putin'i Batı'nın hedef tahtasına oturttu.

Konular: Rusya, Orta Asya, Kafkasya, Ukrayna
Vladimir Putin, dört yıllık aradan sonra 2012'de üçüncü defa Rusya Devlet Başkanı seçildi. [Fotoğraf: AFP/Getty]

Vladimir Putin

  • Doğum Tarihi: 7 Ekim 1952
  • Doğum Yeri: St. Petersburg
  • Eski KGB üyesi,
  • 2000-2008 arası Rusya Devlet Başkanı.
  • 2012'de tekrar başkan seçildi.

Sovyetler Birliği'nin 1991 yılında dağılmasıyla birlikte, Moskova merkezli siyasi oluşum, tarihteki yürüyüşüne Rusya Federasyonu adıyla devam etmeye başladı. Ancak Boris Yeltsin liderliğindeki Sovyet sonrası dönem, Rusya açısından çok büyük çalkantılara sahne oluyordu. Özel teşebbüsün yasaklandığı, tamamen merkezi planlamaya dayalı ekonomik yapı ve tek parti yönetiminden serbest piyasa ekonomisi ve demokrasiye geçişin sancılarıyla baş etmeye çalışan Rusya'nın uluslararası alandaki nüfuzu giderek zayıflıyordu.

Avrupa Birliği (AB), ABD ve NATO, Rusya'nın yakın coğrayasındaki devletlerle yakın ilişkiler kurmak suretiyle Rusya'yı çevreleyerek, bu ülkenin hareket alanını daraltma stratejisini hayata geçirmeye başlamıştı. Diğer yandan Rusya Federasyonu'na bağlı Çeçenistan Cumhuriyeti'nin ayrılma girişimi, ülkeyi büyük bir siyasi ve askeri krizle karşı karşıya getirdi.

Rus halkının gelece yönelik endişelerinin giderek yoğunlaştığı böylesi bir ortamda sahneye çıkan yeni bir aktör, ülkenin kaderinin değişmesinde başat rol oynayacak ve 21. yüzyılın başlarındaki dünya sahnesine damga vuracak liderlerden biri haline gelecekti. O isim, Sovyet döneminde istihbarat memuru olarak görev yapan Vladimir Putin'den başkası değildi. 

Tam adıyla Vladimir Vladimiroviç Putin, 7 Ekim 1952’de, o zamanki adı Leningrad olan St. Petersburg’da doğdu. Babası bir asker olan Putin, 1975'te Leningrad Devlet Üniversitesi Hukuk Bölümü’nden mezun oldu.

Aynı yıl Sovyet Gizli Servisi'ne (KGB) katıldı. Kısa sürede KGB Dış Operasyonlar Sorumlusu olan Putin, 1985-90 yıllarında, Doğu Almanya’nın Dresden kentinde faaliyet gösterdi. Doğu Almanya’daki sosyalist rejimin çökmesi üzerine geri çağrıldı. Döndükten sonra bir süre, Leningrad Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak çalıştı.

Kremlin'e giden kısa yol

Putin, Sovyetler Birliği'nin dağılmaya başladığı 1990 yılından itibaren St. Petersburg Valiliği bünyesinde farklı pozisyonlarda görev almaya başladı. Hırslı ve çalışkan Putin'in siyasi kariyeri ise gerçek anlamda St. Petersburg Belediye Başkanlığı’nda çalıştığı sırada başladı.

Mart 1997'de Kremlin'in iç idaresinden sorumlu başkan yardımcılığına getirildi, 1998'de KGB'nin yerine kurulan Federal Güvenlik Birimi'nin (FSB) başına geçti. Bu görevi sırasında Putin, Çeçenlere karşı gösterdiği sert tavır ile birlikte kamuoyunda tanınmaya başladı.

9 Ağustos 1999'da, Başbakan Sergey Stepaşin'in yardımcılarından biri olarak atandı. Aynı gün Stepaşin hükümeti düştü ve dönemin Devlet Başkanı Boris Yeltsin, Putin'i ülkenin yeni başbakanı olarak atadı. Yeltsin ayrıca kendisinden sonra ülkeyi Putin’in yönetmesini istediğini de açıkça ilan etti. Putin, Yeltsin'in 1999 yılının son günündeki istifasının ardından devlet başkanlığını vekaleten üstlendi.

1. Putin Dönemi

Rus halkı, Yeltsin döneminde itibarı ve etkisi zayıflayan Rusya'yı yeniden ayağa kaldıracak isim olarak gördüğü genç siyasetçiye büyük ilgi gösterdi. Mart 2000'de yapılan devlet başkanlık seçimlerini ilk turda kazanmayı başaran Putin, Rusya Federasyonu İkinci Devlet Başkanı olarak Kremlin'in yeni sahibi oldu. 

Putin’in devlet başkanlığında, Yeltsin'in başlattığı reform çalışmaları hız kazandı. Rus ekonomisinin liberalleşmesi için yeni kanunlar çıkarıldı. Yeltsin döneminde daha güçlü olan komünist muhalefetin etkisinin azalmasıyla Putin’in önü daha da açılmıştı.

Dış politikada etkinlik ile ekonomik güç arasındaki doğru orantının farkında olan Putin, ülkeye bir yandan daha fazla dış yatırımın gelmesini sağlarken, diğer yandan Rusya'yı uluslararası alanda daha fazla söz sahibi haline getirmeye çalışıyordu. Bu bağlamda ABD ile ticari ve ekonomik anlaşmaların sayısını artırırken, Rusya'nın özellikle yakın çevresindeki nüfuzunu yeniden artırmak için hamleler yapıyor, eski Sovyet ülkeleriyle ekonomik ve siyasi bağlarını güçlendirmeye çalışıyordu.

Mart 2004’te oyların yüzde 71’ini alarak yeniden başkan seçilen Putin, bu dönemden itibaren muhalefete baskı uyguladığı ve ülkedeki diğer siyasi grupları güçsüzleştirdiği yönünde eleştirilere uğraşmaya başladı. Batı ülkeleri ve Rusya muhalefeti, bu eleştiriye ilerleyen dönemde basın özgürlüğünün kısıtlanmasını ekledi. 

Rusya Anayasası gereği üçüncü defa seçilemeyen Putin, koltuğunu Başbakan Dimitri Medvedev’e bıraktı. 2 Mart 2008'de yapılan seçimleri ilk turda kazanan Medvedev, beklendiği üzere Putin'i başbakanlığa atadı. Putin bu dönemde ülkenin bir numaralı koltuğunda oturmasa da Rusya'nın asıl lideri olarak görüldü. Devlet Başkanı Medvedev, Putin'in önüne geçmedi ve onun politikalarını takip etti. 

2. Putin Dönemi

Putin, Kremlin'e dört yıl sonra yeniden döndü. 24 Kasım 2011'de düzenlenen Birleşik Rusya Partisi (BRP) Kongresi'nde, görev süresi dolmak üzere olan Medvedev, devlet başkanlığına Putin'i aday gösterdi. 4 Mart 2012 tarihinde yapılan seçimleri yüzde 63 oyla kazanan Putin, 7 Mayıs 2012'de düzenlenen yemin töreni ile üçüncü defa Devlet Başkanı oldu. Medvedev de yeniden başbakanlık koltuğuna oturdu.

Kaynak: Al Jazeera ve ajanslar

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;