Ülke profili

Boko Haram tehdidinde 'büyük ekonomi'

Afrika'nın en büyük ekonomisine sahip olsa da istikrarsızlığın ve etnik çatışmaların sürdüğü Nijerya, bu sebeple zengin petrol yataklarının gelirinden de tam anlamıyla faydalanamıyor. Boko Haram örgütünün saldırıları ve ülkedeki yolsuzluklar, dış yatırımın da düşük seviyede kalmasına sebep oluyor.

Konular: Nijerya, Afrika
Boko Haram örgütü altı yılı aşkın süredir ülkedeki saldırılarını sürdürüyor. [Fotoğraf: Reuters - Arşiv]

Yıllarca Fransa’nın sömürgesi olan Afrika ülkeleriyle salgın hastalıklarla boğuşan Batı Afrika’nın arasında, Gine Körfezi’nin kıyılarındaki Nijerya, Afrika’nın en yoğun nüfuslu ülkelerinden. 923 kilometre karelik ülkenin nüfusu 181 milyon.

250’den fazla kabilenin yaşadığı bu Sahraaltı ülkesinin resmi dili ise İngilizce. En yoğun olarak bulunan Hausa, Yoruba, İbo kabilelerinin dilleri, İngilizceden sonra en çok konuşulan dillerden.

Nüfusun yüzde 50'si Müslümen, yüzde 40’ı ise Hristiyan. Müslüman nüfus çoğunlukla kuzey eyaletlerde yaşarken, Hristiyan nüfus petrol kaynaklarının yer aldığı ve tarım arazisi açısından daha verimli olan güney eyaletlerde nüfusun büyük bölümünü oluşturuyor.

Ülkedeki etnik çatışmalar, yolsuzluk ve istikrarsızlığın da etkisiyle gelişemeyen ülkede ortalama yaşam süresi ise 52 yıl.

Afrika’nın en büyük ekonomisi

Nijerya Afrika’nın en büyük ekonomisine sahip ülkesi. Ancak gelirin önemli bir kısmından nüfusun ancak yüzde 10’u faydalanıyor. 2013’te milli geliri 509.9 milyar dolar olan ülke aynı zamanda zengin petrol yataklarına sahip. OPEC üyesi olan Nijerya petrol rezervleriyle dünyanın ilk on ülkesi arasında yer alıyor. İhracatının yüzde 95’i petrol ve petrol ürünlerinden sağlanıyor.

Petrol üretimi günlük 2,4 milyon varil. Ülkenin bilinen petrol rezervi ise 38 milyar varil. Bu miktar, 45 yıl boyunca ülkenin ihtiyacını karşılayacak kadar yüksek.

Ancak ülke bu miktardan kazanabileceği gelirin tümünü elde edemiyor. Altyapı yetersizliği, var olan boru hatlarına yapılan saldırılar ve kuyulardan çıkan petrolün devlet hesaplarına girene kadar yaşanan yolsuzluklar… Son dönemde petrol fiyatlarında yaşanan düşüş de petrol gelirini olumsuz etkiliyor.

Darbelerden seçime

16. yüzyılda milyonlarca Nijeryalı Amerika’ya köle olarak götürüldü. Kalanlar ise İngiltere sömürgesi altında 1960’a kadar yaşadı.

Nijerya, 1960’ta bağımsızlığına kavuştuğunda, birçok Afrika ülkesi gibi eski sömürgecisinin etkisinden çıkması kolay olmadı. Darbeler ve iç çatışmalarda, ülkenin petrol yataklarından ve yer altı zenginliklerinden yararlanmak isteyen İngiltere, Fransa başta olmak üzere Batılı güçler, bazı tarafları destekleyerek istikrarsızlığın sürmesinde rol oynadı.

İlk Başbakan Tafawa Balewa, 1966 yılında gerçekleştirilen darbeyle devrildi. Balewa öldürüldü, asker yönetimi ele geçirdi.

Ülkenin daha istikrarlı demokrasiye geçişi yaklaşık 40 yıl sürdü ve bu süre boyunca ülkede birçok darbe gerçekleşti. Bu süre boyunca istikrar sağlanamadığı için yabancı yatırımlar da, altyapı çalışmaları da alt düzeyde kaldı. Bu sebeple ülke ekonomisi ve devletin sosyal hizmet sağlaması gereken sağlık, eğitim gibi alanlarda gelişme sağlanamadı. Bu dönemde askeri yönetim ülkeyi ‘Batı Afrika’nın süper gücü’ ilân ederek Liberya, Sierra Lione gibi Batı Afrika ülkelerinde yaşanan çatışmalara müdahale etmek üzere asker ve silah gönderdi. Halk, ülke gelirlerinin bu alanlara harcanmasını protesto etti ancak bu gösteriler de sert şekilde bastırıldı.

Ülkenin demokrasiye geçişi ise çok yakın bir tarihte, 1999’da oldu. Bu genç demokrasi, 1999 yılından 2015'e kadar Halkın Demokratik Partisi liderliğinde yönetildi.

Mart 2015’teki seçimde Halkın Demokratik Partisi ilk kez seçimi kaybetti. Ve daha önceki darbelerde etkin rol oynayan bir isim, emekli General Buhari cumhurbaşkanı oldu. 1983’te bir darbeyle seçilmiş cumhurbaşkanını deviren Buhari, iki yıl cumhurbaşkanlığı yapmasının ardından başka bir general tarafından devrildi. 32 yıl sonra bu kez nispeten istikrarlı bir demokratik sistemde seçimle başa geldi.

Muhammadu Buhari’nin başında olduğu, muhalefet partilerinin bir araya gelerek oluşturduğu Tüm İlerici Kongre 2015 seçimini kazandı. Buhari, halka ‘sivil yönetim’ sözü verdi.

36 eyaletten oluşan Nijerya Federal Cumhuriyeti, ABD benzeri başkanlık sistemiyle yönetiliyor. Ülkede hem başkanlık hem eyalet valiliği seçimi dört yılda bir yapılıyor.

Biafra Savaşı

Ülke tarihinin en önemli savaşlarından biri, Nijerya’nın bağımsızlığını ilân etmesinin ardından ülkenin güneydoğusunda bulunan Kamerun sınırındaki Biafra böglesinin de bağımsızlık ilân etmesiyle yaşandı. Nijerya bu küçük bölgenin bağımsızlığını tanımadı ve çıkan iç savaşta mülteci krizi ve açlık, bölgedeki en üst seviyeye ulaştı. Yüz binlerce insan çatışmalarda değil, açlıktan hayatını kaybetti.

Dünya basınında Nijerya, Biafra’da ‘soykırım’ yapmakla suçlandı. 1970’te savaş sona erdiğinde Biafra, Nijerya’ya bağlı bir bölge olarak kaldı.

Etnik çatışmalar

Biafra, 250’den fazla kabilenin yer aldığı ülkenin en büyük iç savaşı olmakla birlikte, farklı etnik gruplar arası çatışmalar on yıllardır sürüyor. Sıklıkla darbelerin yaşandığı 39 yıllık dönemde ülkede güvenlik sağlanamadığı gibi etnik ayrımları politikacılar da iktidar mücadelesinde kullandı.

Ancak 1999’da daha istikrarlı bir siyasi hayata geçiş sağlansa da bu kez din ayrımları öne çıktı. 2000’de Hristiyan karşıtı kuzey eyaletler ‘şeriat’ hukukunu kabul ettiğini açıkladı.

2009’da da kendilerini İslamcı olarak tanımlayan ‘Batı eğitimi karşıtı’ anlamına gelen Boko Haram isimli örgütün faaliyetleri yine kuzeyde başladı. Devlet bölgeye asker gönderse de örgüt, 2012 sonuna kadar orduyla çatışarak bölgede kaldı. Daha sonra kuzeydoğudaki Çad sınırında mevzilendi.

Birçok ülke tarafından terörist kabul edilen Boko Haram, 2015’te IŞİD’e biat ettiğini açıkladı. Örgüt 2014’te 200 kız öğrenciyi kaçırarak en büyük eylemini yaptı. 2011’de de başkent Abuja’daki Birleşmiş Milletler ofisine saldırarak 24 kişinin ölümüne yol açtı.

Boko Haram saldırılarında 2009’dan bu yana binlerce insan hayatını kaybetti. Kuzeyde kısmen destek gören örgüt sebebiyle kuzeyde yaşayan binlerce Hristiyan güney eyaletlere göç etti.

Türkiye ile ilişkiler

Türkiye’den Nijerya’ya cumhurbaşkanı seviyesinde ilk ziyaret, 2010’da Abdullah Gül tarafından yapıldı. Ardından ikili ekonomik ve siyasi ilişkiler gelişmeye başladı. 2011’de Nijerya Cumhurbaşkanı Goodluck Jonathan Türkiye’yi ziyaret etti.

Nijerya, Sahraaltı Afrika ülkeleri içerisinde Türkiye’nin en büyük ticaret hacmine sahip olduğu ülke. 2015 yılının ilk on ayında iki ülkenin ticaret hacmi 963 milyon dolara ulaştı. İkili ticaretin önemli bölümünü Nijerya’dan ithal edilen sıvılaştırılmış doğalgaz, LNG oluşturuyor. Türkiye’den de Nijerya’ya inşaat ürünleri ihracatı yapılıyor. Türk firmaları, çoğunlukla ülkede yol ve inşaat projeleri alıyor.

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;