Ülke profili

Fransız sömürgesinden 'turizm merkezi'ne

Afrika’nın kakao zengini ülkesi Fildişi Sahili, yıllar boyunca Batılı turistlerin gözdesi olan lüks bir sahil bölgesine de sahipti. Ancak 2007’de sona eren iç savaşın ardından bu özelliği geri planda kaldı. Ülke, 1960 yılına kadar sömürgesi olduğu Fransa’nın hâlâ etkisi altında.

Konular: Afrika
Fildişi Sahilleri'nde işgücünün bir kısmı da maden yataklarında çalışıyor.

1960’ta Fransa’dan bağımsızlığını resmi olarak kazansa da Fildişi Sahili ülkeden bağını koparamadı. Fransa’nın en büyük müttefiki olan Felix Boigny ülkeyi 33 yıl boyunca yönetti. Kakao ihracatıyla ünlenen ülkenin tarihini değiştiren olay, 2000 yılında Fransız etkisine muhalefet etmiş olan Laurent Gbago’nun devlet başkanlığına gelmesi oldu.

2000’e kadar Fransa’nın Afrika’daki ‘gözbebeği’ olan ve ülke ile ilişkileri örnek olarak gösterilen Fildişi Sahili, Fransız turistlerin de ilgisini çekti. Sahillerde Fransızlara ait yatırımlar, otel inşaatları sonucunda lüks bir bölge yaratıldı. 80 bin Fransız ülkede ikâmet ediyordu. Boigny bu sırada kişisel servetini 11 milyar dolara yükseltirken, ülkenin büyük çoğunluğu fakirlik sınırının altında yaşadı.

En büyük geliri kakao ve kahve ihracatı olan ülke, böylece turizm gelirini de önemli bir seviyeye yükseltti. Ancak öldükten altı yıl sonra, yerine geçen devlet başkanı bir darbeyle devrildi. Bir yıl boyunca cunta ülkeyi yönettikten sonra 2000’de seçim yapıldı.

2002-2007 arası iç savaş

Seçimi Gbago’nun kazanması ve Fransızların askeri ve maddi yardımı azaltması üzerine, yönetimin kontrolü ve gücü azaldı. Fransa yanlıları, farklı etnik kökenli gruplar arasında çatışmalar başladı. Çoğunlukla Müslümanların (Nüfusun yüzde 41’e yakını) yaşadığı kuzey bölgelerle, çoğunlukla Hristiyanların (nüfusun yüzde 45’i) yaşadığı ve hükümetin etkisinin daha fazla görüldüğü güney bölgedeki hak arasındaki gerilim de artmıştı.

2002’de çatışmaya dönen iç savaş, 2004 yılına gelindiğinde çok daha geniş bir alana yayıldı. Fransa, Gbago’nun savaşı körüklediği bahanesiyle, Fildişi ordusuna ait bir askeri havaalanını bombaladı. Fildişi halkı Fransızların kaldığı lüks otellere yürüdü, bölgeyi koruyan Fransız askerleri kalabalığa ateş açtı. Kalabalığın dağılmaması ve olayların büyümesi üzerine Gbago, kendisinin kahraman, ülkesinin de Fransa’ya karşı "gerçek bağımsızlık" kazanan ilk Sahra altı ülke olarak gösteren şu konuşmayı yaptı:

“Yüzlerce Fildişili, eski sahibimiz Fransa’ya kafa tuttu. Üzerimize ateş acildi ama yine de pes etmedik, onurumuzu koruduk. Fransız hükmüne son, çok yasa bağımsız Fildişi Sahili! Afrika’nın özgürlüğü Fildişi’yle başlayacak!”

Bu tarihten sonra ülkedeki Fransızlar ayrılsa da, Fransa ve Fildişi Sahili arasında geniş çaplı ekonomik işbirliği devam etti. Gbago bu durumu ‘kazan-kazan ilişkisi’ olarak tanımladı. Ülkeye en büyük yatırımı yapan, yol ve bina inşaatlarını yapan, su ve elektrik iletimini kontrol eden şirketler Fransız şirketleri olarak kaldı.

Ekonomide Fransa etkisi sürüyor

322 milyon metrekarelik bir alanda yaşayan 24 milyonluk nüfusuyla Fildişi Sahili, Fransız yatırımları ve 30 yılı aşkın süren iyi ilişkileri sebebiyle Afrika ülkeleri arasında ekonomik açıdan en gelişmişlerinden biri. Resmi dili de aynı etki sebebiyle Fransızca.

Ancak ekonominin gelişmiş olması, halkın bundan faydalanması anlamına gelmiyor. Ülkenin yüzde 42’si açlık sınırının altında yaşıyor. Fransızlarla iş yapan belli bir azınlığın elinde biriken gelir sebebiyle kişi başına düşen milli gelir sadece 3400 dolar. Bu rakamla 193 ülke arasında dünyada 184. sırada yer alıyor.

Ülkenin bilinen petrol rezervi ise 100 milyon varil. Ülkenin günlük petrol tüketimi 26 bin varil.

Ülkenin siyasi başkenti Yamusukro olsa da ekonomi başkenti deniz kenarındaki liman kenti Abidjan. Devlet Başkanı Alassane Ouattara, 2010’da Gbago’nun on yıllık iktidarını sonlandıran seçimde iktidara geldi. 2015’te yüzde 85’lik oyla ikinci bir beş yıllık dönem için yeniden seçildi.

Ouattara, ABD’de eğitim görmüş ve uzun yılar IMF’de çalışmış bir ekonomist. Öne çıkan özelliği ise 33 yıl başkanlık yapmış olan Fransız yanlısı Boigny’nin başbakanlığını yapmış olması. Bu sebeple 2010’dan bu yana Fransa’nın ülke ekonomisine etkisi büyüyerek devam ediyor.

En büyük gelir hizmet sektöründen

Gelirin yüzde 62,2’si hizmet sektöründen, yüzde 20,3’ü endüstri alanından, yüzde 17,4’ü de tarımdan sağlanıyor. Tarımdan sağlanan gelir üçüncü sırada yer alsa da iş gücünün yüzde 68’i tarım ve madencilik alanında çalışıyor. En fazla üretilen tarım ürünleri kakao, kahve, muz, mısır, pirinç, patates, şeker ve pamuk.

Kakao, kahve, pamuk ve musun yanı sıra üretilen balık ve anansa ihraç ürünlerinin başında geliyor. Petrol ihraç ürünleri arasında. İthal edilen ürünlerin başında ise benzin ve işlenmiş gıda maddeleri geliyor.

Ülkenin başlıca ithalat ortakları Gana, ABD, Nijerya, Hollanda, Gabon. Başlıca ihracat ortakları ise Nijerya, Fransa ve Çin geliyor.

Sağlık hizmetlerine erişebilen nüfus sadece yüzde 22.2. İçilebilir su kaynaklarına erişim ise Afrika ortalamasının üzerinde, yüzde 81,9. Ülkenin ortalama yaşam süresi de 56 olan Afrika ortalamasının altında, 44 yıl. Ülkede AIDs ile yaşayan insan sayısı da yaklaşık 460 bin.

Okuma yazma oranı ise yüzde 43,1.

Kaynak: Al Jazeera, Dünya Bankası, IMF, Türkiye Ekonomi Bakanlığı, Türkiye Dışişleri Bakanlığı, CIA

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;