Ülke profili

Ülke profili: Afganistan

Stratejik konumu yüzünden tarih boyunca yabancı ülkelerin istilasına uğrayan Afganistan, artık istikrar ve huzura kavuşmak için mücadele ediyor.

Konular: Afganistan
Afganistan

Temel bilgiler

Başkent: Kabil

Yüzölçümü: 652.230 km²

Nüfus: 30.419.928 (2012)

Para birimi: Afgani

Dili: Darice (Afgan Farsçası) (resmi), Peştuca (resmi), Özbekçe, Türkmence

Kuruluş: 8 Ağustos 1919

Afganistan'da merkezi otorite ülkenin tamamına egemen değil. Güvenlik sorunu sürüyor. Ülkede hâlâ büyük çoğunluğu ABD'li 80 binin üzerinde yabancı asker var. Dünyadaki afyonun yüzde 90'ı Afganistan'da üretiliyor. 

Birçok etnik grup yaşıyor

Afganistan’da Peştunlar, Tacikler, Hazaralar, Aymaklar (Aimaq), Türkmenler, Özbekler, Kırgızlar ve Beluçilerin de aralarında bulunduğu birçok etnik grup var.

20 ile 40 arası farklı dil ve lehçe konuşuluyor; 30 milyonluk nüfusunun yüzde 20'si kentlerde, geri kalan yüzde 80'i ise kırsal alanlarda hayatını sürdürüyor.

Dünyanın en sert coğrafi koşullarından birine sahip olan Afganistan’ın üçte ikisini dağlarla kaplı. Yer yer 6 bin metre yüksekliğe çıkan dağlar ülkede ulaşım, iletişim ve ticareti zorlaştırıyor.

Coğrafi yapı nedeniyle her bölgenin, merkezden bağımsız olarak kendi kendine yeterlilik göstermek zorunda olduğu ülkede, ticaret bile uzun yıllar boyunca hep bölgesel düzeyde kaldı, ulusal düzeye yayılamadı.

Doğal kaynaklar bakımından oldukça zengin olan ülkede kömür ve demir yataklarının yanı sıra bakır, kurşun, berilyum ve çinko bulunuyor. Zengin hidroenerji potansiyeli yoksulluk nedeniyle kullanılamıyor.

İstilalar tarihi

Afganistan, dünya tarihinde yabancı ülkeler için Hindistan'ın zenginliklerine ve Körfez'in sularına ulaşmanın bir yolu oldu. Bu nedenle Afgan halkları tarih boyunca istilalarla mücadele etti.

Ticaretin kesişim noktalarından birinde yer alan Afganistan, bu stratejik konumu nedeniyle İranlılar, Yunanlar, Araplar, Moğollar, İngilizler ve Sovyetler gibi çeşitli ulusların istilasına uğradı.

Bölünmüş bir etnik yapıya sahip Afgansitan'da İslam dini farklı etnik kökenlileri bir araya getiren tutkal görevi görüyor. Ülkede aşiret hayatına dayalı sosyal hayat ve feodal yapı da istikarsızlıkların kaynağı durumunda.

Soğuk Savaş'ın sıcak muharebe alanı

Afganistan'ın tarihini değiştiren olaylardan biri de Sovyet işgalidir. Son dönemlerinde Sovyetler Birliği ile arasına mesafe koyan Başbakan Muhammed Davud Han 27 Nisan 1978'de darbeyle devrildi. Yerine gelen Nur Muhammed Taraki döneminde Kabil-Moskova hattında sıcak temas arttı. Bu kez milliyetçi ve muhafazakar kesimler tepki gösterdi.

Eylül 1978’de doğan direniş hareketi, kısa sürede bir iç savaşa dönüştü. Muhafazakar kesimlerle hükümet güçlerinin çatışmaları yayıldı. 

14 Eylül 1979'da Taraki'nin öldürülmesiyle Hafizullah Emin iktidarı ele geçirdi. Bu gelişme üzerine bir süredir ülkeye asker yığan Sovyetler Birliği, 25 Aralık 1979'da Kabil'e girerek Afganistan'ı resmen işgal etti. Aynı yıl İran'da Şah rejimi yıkıldı ve yerine Ayetullah Humeyni geldi.

İran'daki iktidar değişimiyle birlikte ABD ve müttefiklerine göre, SSCB'nin Afganistan’ı işgali, bu ülkenin Basra Körfezi, Ortadoğu ve Hint Okyanusu'na inme hedefi için uygun zemini oluşturdu.

İşgalle yükselen İslam hareketi

SSCB'nin işgali bölgede günümüze kadar sürecek bir İslami hareketin tohumlarını atmış oldu. Sadece Afganistan'daki mücahitler değil, dünyanın dört bir yanından Müslümanlar, Sovyet askerlerine karşı savaşmak ve Afganistan'ı işgalden kurtarmak için bölgeye gitti. Komşu ülke Pakistan mücahitlerin safında çarpışmak isteyen herkese vize verileceğini duyurdu.

Ortadoğu'da Müslüman Kardeşler, merkezi Suudi Arabistan'daki Dünya Müslümanlar Birliği ve Filistinli muhafazakar gruplar bu gönüllüleri örgütleyip Pakistan'la temasa geçirdiler.

Aynı günlerde etrafındakileri örgütleyerek Afganistan'a geçen bir isim de Usame Bin Ladin'di. 

Ortadoğu, Kuzey ve Doğu Afrika, Orta Asya ve Uzakdoğu'daki 43 Müslüman ülkeden yaklaşık 35 bin kişi 1982-1992 yılları arasında Afgan mücahitlerine katılarak Pakistan- Afganistan sınırı boyunca kurulan medreselerde eğitim aldı.

Pakistan ve Afganistan'la doğrudan temasa geçen 100 binden fazla kişi Sovyetlere karşı mücadeleye katıldı. Direniş hareketi 1979'da başlayıp 1989'a kadar sürerek bölge dinamiklerini büyük ölçüde değiştirdi. Direnişçiler ABD tarafından da desteklendi. Afganistan, Sovyet askerlerinin çekilmesinden sonra da durulmadı. 

İç savaş ve Taliban

Sovyetlerin 1989'da Afganistan'dan çekilmesinin ardından mücahitler bu kez Cumhurbaşkanı Muhammed Necibullah rejimine karşı büyük bir mücadeleye başladı. Necibulah 1992'de devrildi. Kabil mücahitlerin kontrolüne geçti. 

Afgan nüfusunun yarısını oluşturan Peştun gruplar Kabil'in denetiminde etkin olamadı. Bir Tacik olan Burhaneddin Rabbani ve onun komutanı Ahmed Şah Mesud'un liderliğindeki Tacik birlikleri ile General Raşid Dostum komutasındaki Özbek birlikleri Kabil'de denetimi sağlayan taraf oldu.

Bu sonuç, yüzyıllardır başkentin denetimini elinde tutan Peştunlar için büyük bir psikolojik yenilgiydi. Gulbeddin Hikmetyar, Peştun grupları bir araya toplayarak başkente saldırdı ve iç savaş daha da şiddetlendi.

İç savaş sürerken kurulan Taliban, farklı grupların desteğini aldı ve 27 Eylül 1996'da Kabil'e girerek iktidarı ele geçirdi. Böylece Afganistan'da, ABD liderliğindeki NATO birliklerinin 2001'deki saldırısına kadar devam edecek dönem başlamış oldu.

11 Eylül saldırıları ve yine savaş 

Dünya tarihinin önemli dönüm noktalarından 11 Eylül 2001 saldırılarıyla Afganistan için yeni bir dönem başladı. Kaçırılan iki yolcu uçağı New York'ta Dünya Ticaret Merkezi'nin ikiz kulelelerine, bir uçak Washington'da Pentagon'a çarptı. Bir uçak da yolcularla hava korsanları arasındaki mücadeleden sonra Pensilvanya kırsalında düştü. Yaklaşık 3 bin kişi öldü.

ABD saldırıdan Afganistan'da üslenmiş El Kaide ve lideri Usame Bin Ladin'i sorumlu tuttu. Afganistan'ı yöneten Taliban'dan El Kaide üslerini kapatmasını ve liderlerini ABD'ye teslim etmesini istedi. Taliban reddetti. 

7 Ekim 2001'de Amerikan ve İngiliz uçaklarının Taliban ve El Kaide hedeflerine hava saldırısıyla Afganistan'da yeni bir savaş başladı. 

Karzai dönemi

Afganistan'da yasama ve yürütme organları, Milli Meclis ile devlet başkanı yönetimindeki bakanlar kurulundan oluşur. 2001'de Taliban rejiminin devrilmesinden sonra Afganistan Geçiş Yönetimi Ara Başkanı görevini alan Hamid Karzai, 2004 yılında kabul edilen anayasayla birlikte resmen Afganistan Devlet Başkanı oldu.

Ülkede güvenliği sağlamak için NATO bünyesinde oluşturulan Uluslararası Güvenlik Yardım Kuvveti'ne (ISAF), aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 49 ülke katıldı. ISAF, 2013'te ülkenin güvenliğini Afgan güçlerine devretti. ABD’nin büyük bir bölümü başkent Kabil ve çevresinde konuşlanmış durumdaki askerlerini 2014 sonuna kadar çekmeyi planlıyor.

2014'te yabancı güçlerin tamamen çekilmesi öngürülüyor ama Washington ile Kabil arasında ABD askerlerinin bu tarihten sonra da ülkede kalmasını sağlayacak ikili güvenlik anlaşması üzerinde pazarlıklar sürüyor. 

Karzai Hükümeti ülkede güvenlik operasyonlarına destek için belli sayıda ABD askerinin kalmasının şart olduğunu düşünüyor. Obama yönetimi ise, Amerikan askerlerine Afgan yasaları karşısında bir tür dokunulmazlık ve operasyon serbestisi tanıyacak güvenlik anlaşması hazırladı.

Anlaşma taslağı, 24 Kasım 2013'te halk meclisi Loya Jirga'nın onayından geçti. Ancak Karzai anlaşmayı imzalamadığı için yürürlüğe giremedi.

Karzai sonrası yeni dönem

Afganistan'da 5 Nisan 2014 günü, Karzai'den sonra görev yapacak cumhurbaşkanı ve il meclisleri üyelerini belirlemek için sandık başına gidildi. Taliban'ın tehditlerine rağmen Afgan halkının seçimlere katılımı çok yüksek düzeye ulaştı. Cumhurbaşkanlığı için çok sayıda aday yarıştı.

Kaynak: Al Jazeera ve ajanslar

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;