Ülke profili

Ülke profili: Suudi Arabistan

Arap Yarımadası’nın en büyük yüzölçümlü ülkesi olan Suudi Arabistan, dünyanın petrol rezervlerinin yüzde 20’sine sahip.

Konular: Ortadoğu
Suudi Arabistan

Temel bilgiler

Başkent: Riyad

Yüzölçümü: 2.149.690 km²

Nüfus: 26.534.504 (2012)

Para birimi: Riyal

Resmi dil: Arapça

Kuruluş: 23 Eylül 1932

Batı Asya'nın en geniş yüzölçümüne sahip ülkesi olan Suudi Arabistan Krallığı, Arap Yarımadası'nın büyük bir bölümümü kapsıyor. Ülkenin kuzeybatısında Ürdün, kuzey ve kuzeydoğusunda Irak, doğusunda Kuveyt, Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri, güneydoğusunda Umman, güneyinde Yemen, doğusunda Basra Körfezi ve batısında Kızıldeniz bulunuyor.

Müslümanların hac ibadetlerini gerçekleştirmek için ziyaret etmeleri gereken Mekke ve Medine şehirleri, Suudi Arabistan sınırları içerisinde yer alıyor. Mekke'deki Mescid-i Haram ve Medine'deki Mescid-i Nebevi, Kudüs'teki Mescid-i Aksa ile birlikte İslam'ın kutsal üç mekanını teşkil ediyor.

Binlerce yıl boyunca göçebe kabilelerin yaşadığı coğrafyada merkezi bir yönetim kurulamadı. Arabistan Yarımadası, İslam dininin peygamberi Hz. Muhammed'in doğduğu Mekke’de 611 yılından itibaren İslam dinini dünyaya yayması ile birlikte önemi artan bir coğrafya haline geldi.

7. yüzyılda Emeviler tarafından kurulan ilk İslam imparatorluğunun merkezi olan Arap Yarımadası, 8. yüzyılda Abbasi İmparatorluğu'nun yönetimine alındı. Abbasiler döneminde İslamiyetin Arap Yarımadası'nın dışındaki yayılışı hızlanırken, 10. yüzyılda İslam coğrafyasında çeşitli devletler kuruluyordu. Abbasiler hanedanlığı 13. yüzyılda Moğol istilasının ardından yıkıldı. Hicaz olarak bilinen Mekke ve Medine'nin bulunduğu Arap Yarımadası'nın batı kıyıları, Mısır merkezli Memlük İmparatorluğu'nun hakimiyetine girdi. Arap Yarımadası 16. yüzyılda, bugün Orta Doğu denilen coğrafyanın büyük kısmını idaresi altında toplayan Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçası oldu.

18. yüzyılda Arabistan'ın kalbi konumundaki Necd bölgesinde ortaya çıkan selefi (reform karşıtı) bir dini hareket olan Vehhabilik, aşiretler arasında kısa sürede yayıldı. Osmanlı İmparatorluğu'na karşı Arabistan Yarımadası'nda büyük bir isyan dalgası başlatan Vehhabilik, 1744'te El Suud ailesi tarafından benimsendi. 19. yüzyılda bölgede yavaş yavaş kendi özerk alanlarını tesis etmeye girişen Suud ailesi, Arabistan topraklarını birleştirmeyi hedefliyordu. Birinci Dünya Savaşı'nın başladığı 1914'te Arabistan Yarımadası tamamen Osmanlı'nın kontrolünden çıktı.

İbn Suud olarak bilinen Abdülaziz Bin Abdulrahman El Suud, 1921'de Necd Kralı ünvanını aldı. 1924'te Hicaz Kralı ilan edilen İbn Suud, 1932 yılında kontrolü altındaki toprakları Suudi Arabistan Krallığı adı altında birleştirdi ve ülkenin başına geçti.

Petrolle gelen güç

Ülke topraklarındaki zengin petrol kaynaklarının ilk yatağı 1938'de keşfedildi. ABD'nin kontrolündeki Aramco şirketi (Arabian American Oil Company) tarafından üretime geçildi.

Suudi Arabistan 1960'ta Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü'nün (OPEC) kurucuları arasında yer aldı.

1973'te Kral Faysal idaresindeki Suudi Arabistan, OPEC üyesi Arap ülkelerinin Batılı ülkelere karşı petrol boykotu başlatmasına öncülük etti. Boykotun gerekçesini, Mısır ile Suriye'nin, 1967 Savaşı'nda İsrail'in eline geçen Sina Yarımadası ve Golan Tepeleri'ni geri almak için Ekim 1973'te düzenlediği askeri harekatta İsrail'i desteklemeleri oluşturuyordu. Boykot, petrol fiyatlarını aşırı derecede yükseltti, bu yükseliş borsaların çöküşünü tetikledi. 1929 Buhranı'ndan sonraki en büyük küresel ekonomik kriz yaşandı.

Kral Faysal'ın 25 Mart 1975’te yeğeni tarafından sarayında öldürülmesinin ardından petrol boykotu kaldırıldı. Ülkenin başına geçen üvey kardeşi Halid Bin Abdülaziz batı ile daha samimi ilişkiler kurdu.

1981'de Suudi Arabistan öncülüğünde Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi (GCC) kuruldu.

1990’da Irak’ın Kuveyt’i işgalini takiben Suudi Arabistan, aralarında Kuveyt kraliyet ailesinin de bulunduğu 400 bin mülteciyi topraklarına kabul etti. Irak’a müdahale etmek için Suudi topraklarına ABD öncülüğündeki yabancı birlikleri konuşlandı. Şubat 1991'de Kuveyt’in Irak işgalinden kurtulmasının ardından yabancı kuvvetlerin ülkede mevcudiyetini sürdürmesi ise Suudi kraliyet ailesi ile halk arasında gerilim yarattı. Bu gerilim, Amerikan güçlerinin 2003’te ülkeden ayrılmasına kadar devam etti.

Siyasi yapı

El Suud ailesi tarafından monarşi ile yönetilen ülkede kral, devlet ve hükümet başkanı olarak görev yapıyor. Hükümet fonksiyonları, tamamı kral tarafından atanan bakanlar kurulu aracılığıyla yürütülüyor.

150 üyeli Şura Meclisi, yasama çalışmalarında rol alıyor ancak yasalarla ilgili son sözü kral söylüyor. Suudi Arabistan, 1932'den bu yana El Suud ailesi tarafından yönetiliyor.

Aynı zamanda başkomutan olarak görev yapan kral, kendisine idari işlerde yardım etmesi ve tahta varis olması için bir veliaht prens atıyor. Ülkenin altıncı kralı olan Abdullah Bin Abdülaziz, 2005 yılında tahta çıktı.

Kral Abdullah, reform programı başlatarak ülke çapında dini hoşgörüyü artırmayı hedefledi. Tahta geçtikten üç yıl sonra, 2008’de bu politikayı bakanlar nezdine taşıyan Kral Abdullah, kabinede görev değişiklikleri yaptı. Söz konusu dönemde kabinede ülke tarihinde ilk kez bir kadın görev yapmaya başladı.

2010 yılı sonunda Kuzey Afrika'da başlayan ve ardından Orta Doğu ülkelerine yayılan isyandan etkilenen Suudi Arabistan’da da bazı hareketlenmeler yaşandı. Şiilerin çoğunlukta olduğu bazı gruplar, gözaltında tutulanların serbest bırakılması ve GCC'ye bağlı birliklerin 2011'de çıkan isyanı bastırmak için girdikleri Bahreyn’den çekilmesi için çağrıda bulundu.

Protestolar sırasında polis yoğun güvenlik önlemleri alsa ve bazı gözaltı olayları yaşansa da, eylemler diğer Arap ülkelerinde olduğu gibi kanlı bir hal alıp büyümedi. Tepkilerin çoğaldığı dönemde siyasal katılımı artırmak üzere bazı refromlar yapıldı. Suudi Arabistanlılar ülke tarihinde ikinci kez yerel seçimlerde oy kullandı. Sadece erkeklerin oy kullanabildiği seçimlere katılım oranı oldukça düşüktü. 

Ekonomi 

Petrol ve doğalgaz üreticiliğinde ilk sırada yer alan Suudi Arabistan, dünyadaki petrol rezervlerinin yüzde 20'sini elinde bulunduruyor. Petrol, Suudi Arabistan'ın gelirinin yüzde 45'ini, ihracatının ise yüzde 90'ını oluşturuyor.

Suudi Arabistan geçimini ham petrol üretimi, petrol arıtımı, petrokimyasallar, amonyak, endüstriyel gazlar, sodyum hidroksit, çimento, gübre, plastik, metal, ticari gemi tamiratı, ticari uçak onarım ve inşası ile sağlıyor.

2011 tahminlerine göre milli geliri yaklaşık 676.7 milyar dolar olan Suudi Arabistan, dünyada ekonomik büyüklük bakımından 24. sırada yer alıyor. Milli gelir artış hızı yüzde 6.5 olan ülkenin gayri safi yurt içi hasılası (GSYİH) 24 bin dolar civarında. GSYİH açısından 55. sırada bulunan ülkede aynı rakam 2010'da 23 bin 100, 2009'da ise 22 bin 900 dolar olarak gerçekleşti.

Gelişen nüfus, sıvı doğal varlıkların tükenmesi, petrolden elde edilen verim ve petrol fiyatlarına geniş ekonomik bağımlılık gibi sorunlar, hükümet nezdinde ciddi kaygıya yol açıyor.

Hükümetin, ülkenin 2005’te Dünya Ticaret Örgütü’ne girmesi ve krallık sınırları içerisinde yabancı yatırımları desteklemeye başlamasından bu yana, ekonomik reformlar ve ürün çeşitlendirme çabaları sürüyor.

Nüfus

Suudi Arabistan nüfusunun yüzde 90'ını Araplar, kalan yüzde 10'luk bölümünü ise Afrika ve Asya kökenliler oluşturuyor. Resmi dili Arapça olan Suudi Arabistan nüfusunun tamamı Müslüman.

2012 tahminlerine göre nüfusu 26 milyon 534 bin 504 olan Suudi Arabistan, dünyada nüfus büyüklüğü açısından 46. sırada yer alıyor. Ülkede 15-64 yaş arasındakiler nüfusun yüzde 67.43'ünü teşkil ediyor.

Bunun yanısıra; 0-14 yaş arasındakiler yüzde 29.4'lük, 65 yaş üstü grup ise yalnızca yüzde 3'lük bir orana sahip.

Kaynak: Al Jazeera ve ajanslar 

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;