Türkiye

Dokunulmazlık referanduma giderse ne olur?

Dokunulmazlıkla ilgili anayasa maddelerinin ilk oylamasının sonuçları düzenlemenin halk oylamasına gidebileceğini gösteriyor. Düzenleme bütün milletvekillerini kapsasa da, bazı uzmanlara göre hedefin HDP’li milletvekilleri olduğu algısı var ve konunun halk oylamasına götürülmesi yeni bir toplumsal kırılma yaratabilir.

[Fotoğraf: Reuters / Arşiv]

Dokunulmazlıkla ilgili düzenlemenin halk oylamasına götürülmesi durumunda toplum üzerinde nasıl bir etki yaratabileceğini sorduğumuz uzmanların bazıları, mevcut toplumsal kutuplaşmanın derinleşmesi olasılığına dikkat çekti.

Konuştuğumuz uzmanlar, düzenleme bütün milletvekillerini ilgilendirse de ağırlıklı olarak HDP’lilerin etkileneceğine işaret etti.

Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Vahap Çoşkun olası bir halk oylamasının siyasal alanı iyice daraltacağını savundu. Yazar Ümit Fırat’a da göre de, halkoylaması linçe kadar gidebilecek riskler taşıyor.

Star gazetesinden Ahmet Taşgetiren ise karşı görüşte. Ona göre HDP Türkiyelileşme iddiasından vazgeçti, bu nedenle de dokunulmazlıkların halk oylamasına götürülmesi yeni bir toplumsal kırılma noktası olmaz. MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi Başkanı Özer Sancar ise, iktidarın asıl hedefinin milliyetçilerin desteğini almak olduğunu, konunun halkoylamasına gitmesinin mevcut kutuplaşmayı derinleştireceğini düşünüyor.

Star gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren:

7 Haziran seçimleri öncesinde olduğu gibi HDP’nin Türkiyelileşme temasını işlediği bir dönemde olsaydı, toplumsal kırılma olurdu. HDP’nin o dönemde Kürtleri temsil pozisyonu da vardı. Ancak bu geçen süreçte, özyönetim ilanları, hendekler, barikatlar farklı bir duygu zemini doğurdu. Bölgedeki izlenim de HDP’nin, Kandil’in yanında olmak olmamak, Kürtlerin hendeklerden gelen mağduriyetini görüp görmemek kararsızlığı nedeniyle bir halkoylaması olursa Kürtler Meclis’ten tasfiye ediyor izlenimi oluşturmayacağı yönünde.

Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Vahap Çoşkun:

Dokunulmazlıkların kaldırılmasını başından beri hem hukuki olarak hem de siyasal olarak yanlış buluyorum.

Bu düzenleme her ne kadar bütün milletvekillerini kapsıyor olsa da, herkes bunun HDP’liler için yapıldığını biliyor. Diğer üç partinin dokunulmazlığın kaldırılmasından yana olan bloğuna karşılık HDP. Bu, kutuplaşmayı derinleştirecek bir durum.

Kürtlerin bir kısmını temsil eden bir partinin Meclis dışına itilmesi, Kürtlerin Parlamento’da istenmediği algısı yaratabilir. Referanduma giderse, tartışmalar bu çerçevede yürür. Bu, toplumsal birlik açısından sakıncalı bir durum.

Şimdi çatışma dönemi yaşanıyor ve siyaset parantez içine alınmış durumda. Oysa sorun, eninde sonunda siyasetle çözülecek ve geçmişte siyasetle çözülmesi için bedeller ödendi. Sorunu siyaset içinde çözmek için siyasi aktör sayısını arttırmak gerekiyor ama siyasi aktörleri tasfiye ederseniz sorunu ağırlaştırırsınız.

HDP’nin, Parlamento’dan tasfiye edilmesi durumunda sahne PKK’ya kalır. Zayıf da olsa, var olan siyasal damar korunmak durumunda. Dolayısıyla, ben dokunulmazlıklar referandum ağırlığında geçerse, Cumhurbaşkanı’nın onaylamayıp, Meclis’e iade etmesinin doğru olacağını düşünüyorum.

MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi Başkanı Özer Sancar:

Dokunulmazlıklar, PKK yanlısı görüşleri nedeniyle HDP’li bazı milletvekillerini Meclis dışına çıkarmayı amaçlıyor.  Bu, var olan kutuplaşmanın derinleşmesine neden olacaktır. Ancak asıl hedef bir erken seçimde ya da başkanlıkla ilgili bir referandumda MHP seçmeninin ilgisini ve desteğini çekmektir. Kürt siyasal çevreleri açasından doğru olansa siyasal zeminde kalmanın yolunu aramaktır, bu oyuna gelmemektir ama HDP’lilerin komisyondan çıkarken, marşlar söylemesi ateşe yakıt taşıdı. 

Yayıncı ve yazar Ümit Fırat:

Şimdiki dokunulmazlık düzenlemesi kötü bir düzenleme ve yurttaşlarda 'Milletvekillerinin neden suç işleme özgürlüğü var', tepkisine yol açıyor. Eğer değiştirilmek istenen bu olsaydı, kimsenin buna itirazı olmazdı. Fakat şimdiki düzenlemenin kimin için yapıldığı, kimi hedeflediği belli. Meclis’teki düzenleme bu haliyle hem hukuka aykırı, hem de ayrımcılık kokuyor. Çünkü, belli bir grubu hedefliyor. Böyle bir düzenlemeyi referanduma taşımak ciddi riskler taşıyor. Bu derin bir bölünme yaratır. Hukuk dışı işlere toplum da aktif katılırsa, derin boşluklar oluşur. Evetçilerle hayırcıların miting yaptığını düşünün, bu linçe dönüşür, ciddi bir kırılma oluşur, yaşadığımız durum iyice katmerleşir.

Nihai oylama cuma günü

TBMM Genel Kurulu'nda 17 Mayıs 2016 Salı günü yapılan ve dokunulmazlık maddelerinin görüşülmesini öngören oylamada evet oyu 348'de kaldı. Evet oyları, teklifin birinci maddesinde 350'ye, ikinci maddesinde ise 357'ye ulaştı. CHP milletvekillerinin büyük oranda hayır oyu kullanarak yön verdiği oylamada gidişat, söz konusu tekliflerin ancak referandum ile değiştirilebileceği yönünde.

Bu maddeler için cuma günü tekrar oylama yapılacak ve teklifle ilgili kabul, ret ve referandum yönünde nihai sonuç ortaya çıkacak.

Kaynak: Al Jazeera

Ayşe Karabat

1970 yılında Ankara'da dünyaya geldi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünden mezun oldu. 1995’den beri çeşitli dergi, gazete ve TV kanallarında muhabir olarak çalıştı. Devamını oku

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;