Ülke profili

Ülke profili: Bahreyn

Yaklaşık 200 yıllık emirlik geçmişi olan körfez ülkesinde Sünni iktidar, nüfusun çoğunluğunu oluşturan Şiilerin ayaklanmalarıyla mücadele ediyor.

Bahreyn

Temel bilgiler

Başkent: Manama

Yüzölçümü: 760 km²

Nüfusu: 1.248.348 (2011)

Para birimi: Bahreyn Dinarı

Diller: Arapça (resmi), İngilizce, Farsça, Urduca

Kuruluş: 15 Ağustos 1971

Basra Körfezi’nde yer alan Bahreyn irili ufaklı yaklaşık 30 adadan oluşan bir ada ülkesi. Başkent Manama’nın da üzerinde bulunduğu en büyük adası  Bahreyn, 669 kilometrekare55 kilometrekaredir. Diğer büyük iki adası ise Muharrak ve Sitra'dır.

Ülkenin, batısında bulunan Suudi Arabistan’la ulaşımı 1986 yılında açılan ve 25 kilometre uzunluğunda olan Kral Fahd Geçidi ile sağlanıyor. Kuzeyde, Basra Körfezi’nin karşı kıyısında bulunan İran’la arasında 200 kilometre mesafe var. Katar yarımadası ise adanın güneydoğusunda yer alıyor.

Tarih boyunca insanlığın yerleştiği bölgelerden olan bu topraklarda Asur, Babil, Yunan, Pers ve Müslümanların etkisi görüldü. Arapça bir sözcük olan Bahreyn’in Türkçe karşılığı ise ‘İki deniz’dir. Bugün Suudi Arabistan'ın doğusunda bulunan ve tarihi Bahreyn olarak anılan bölgedeki vahalara atfen tatlı ve tuzlu suyun birleştiği yer olarak adına ‘iki deniz’ denilmiş.

Yakın tarih ve siyasi yapı

Sünni El Halife ailesi Bahreyn’i 1783 yılında Perslerin elinden aldı. Aile, bu tarihten itibaren adanın güvenliğini sağlamak için Britanya ile bir dizi anlaşma imzaladı. Bu anlaşmalarla ada 19. yüzyılda Britanya hamiliğine girdi. Ülke, bağımsızlığına ise 1971’de kavuştu. Bağımsız olmasının ardından ABD ile iyi ilişkiler geliştiren Bahreyn, ABD donanması Beşinci Filo'ya da ev sahipliği yapıyor.

Önce emirlik olan ülke daha sonra 2001 yılında anayasal monarşiyi kabul ederek krallık olduğunu ilan etti. 2002’de son 30 yılda yapılan ilk kapsamlı seçimle meclisin 40 üyesi seçildi. Meclise 12 Şii milletvekili girdi.

Bahreyn'de Sünni yönetim, Şii çoğunluğun ayaklanmalarıyla mücadele ediyor. Hükümet, 70’den fazla kişinin hayatını kaybettiği 2011'deki son olayları şiddet kullanarak bastırmaya çalıştığı için uluslararası alanda eleştirilere hedef oldu. Şiiler yönetimde hak sahibi olmadıkları, devlet kadroları ve iş imkanlarından faydalanamadıklarından şikayetçi.

Şii ayaklanmaları

Bahreyn'de hükümet, 1979 ve 1994 yıllarında da Şiilerin gösterileriyle mücadele etmek zorunda kaldı.

Eylül 1979'da ayaklanan Bahreynli Şiiler, İran’ın etkisiyle, Sünni Bahreyn emirine karşı gösterilere başladı. Bu dönemde meydana gelen gösteriler yönetimi devirmek amaçlıydı. 1994 yılında yaşanan eylemlerde ise Şii çoğunluk, yüzde 25 oranındaki işsizlik nedeniyle ayaklandı. Uzun süreli gösteri ve çatışmaların yaşandığı ülkede yönetim, olayların sorumlusu olarak İran’ı gösterdi. Krizin bastırılmasında Suudi Arabistan asker göndererek Bahreyn'e destek verdi.

Yönetim, ayaklanmaların ardından reform adı altında çeşitli değişiklikler yaptı, ancak bunlar Şiiler tarafından tatmin edici bulunmadı. Ayaklanmalar 1997 yılında hız kazandı.

Ülkede işgücünün önemli kısmını oluşturan Asyalı işçilere yönelik saldırılarda artış yaşandı. Bu dönemde ülkede bulunan ABD askerleri de asayişin sağlanmasında etkili oldu.

Bahreyn’deki son eylem dalgası, Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerini etkisi altına alan ‘Arap Baharı’ ayaklanmalarının etkisiyle Şubat 2011’de başladı. İnci Meydanı’nda toplanan binlerce Şii, reform talebiyle eylemlerini bir yıldan uzun süre devam ettirdi. Olaylar sırasında 70’den fazla eylemci hayatını kaybetti.

Bahreyn güvenlik güçleri ayaklanmaları bastırmakta başarısız olunca Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan Mart ayında ülkeye asker gönderdi. İki ülkenin bu adımı İran’ın protestosuyla karşılandı.

Bahreyn, Suudi Arabistan ve İran arasında denge unsuru olması bakımından önem taşımaktadır. Ülkede meydana gelecek olası bir yönetim değişikliği bölgesel dengeleri değiştirecek nitelikte olacaktır.

Anayasal reformlar

Son olarak, Mayıs 2012'de Bahreyn Kralı Hamad Bin İsa El Halife, anayasada yapılması planlanan bir dizi reformu onayladı. 

Değişikliklere göre kral, seçimle göreve gelen parlamento başkanlarına ve atamayla göreve gelen Danışma Konseyi’ne yasama meclisini fesh etmeden önce danışmak zorunda olacak.

Yapılan yeniliklere, meclisin seçimle göreve gelen kısmı başbakandan desteğini çekerse, bunu krala bildirecek. Bu durumda kral başbakanı görevde tutma ya da gönderme yetkisine sahip olacak.

Ancak, düzenleme muhaliflerin taleplerini karşılama konusunda yetersiz kalıyor. Muhalifler, hükümetin tamamının seçimle göreve gelmesini ve üst kanadın atanarak göreve getirilmesinin sona ermesini istiyor.

Ayrıca muhalifler bu düzenlemeye rağmen meclisi feshetme yetkisinin hâlâ kralda olduğunu söylüyor.

2002’de kurulan Danışma Konseyi, Bahreyn’i emrilikten krallığa çeviren yeni anayasa ile oluşturuldu. Ancak muhalifler konseyin, kralın meclisi kontrol etmek için oluşturduğu bir araç olduğunu öne sürüyor.

İnsan hakları durumu

Bahreyn’de Şubat 2011'de başlayan ayaklanmalardan sonra kral, özel bir komisyona yetki vererek çatışmaların soruşturulmasını istedi. Oluşturulan bağımsız komisyonun raporuna göre, Mart-Nisan dönemindeki muhalif gösterilerde beşi polis toplam 35, sonrasında ise 11 kişi öldü. Rapor, reform gösterilerinin başlaması sonrası yaklaşık üç bin kişinin gözaltına alındığını belirtti. Araştırmada, polisin orantısız güç kullanıp işkence yaptığı, ibadethanelerin yıkıldığı ve binlerce kamu çalışanının işten çıkarıldığı ifade edildi.

Bahreyn İnsan Hakları Merkezi ise Nisan 2012’ye kadar 79 kişinin öldüğünü açıkladı.  (raporun orijinal İngilizce metni)

Ekonomi

Bahreyn, BM Kalkınma Programı tarafından hazırlanan İnsani Gelişme Endeksi’nin 2011 yılı verilerine göre en gelişmiş ülkeler arasında yer alıyor. Listede 42. sırada yer alan ülke, ortalama yaşam beklentisi, okur-yazar oranı ve kişi başına düşen gelirle çok sayıda ülkeyi geride bırakmış durumda. Bahreyn'de kişi başına düşen gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) 27 bin 300 dolar.

Bahreyn, Birleşmiş MilletlerDünya Ticaret ÖrgütüArap BirliğiBağlantısızlar Hareketiİslam İşbirliği Teşkilatı gibi uluslararası kurumlara üye.

Körfezde petrolü ilk bulan (1932) ve rafineri kuran ülkelerden Bahreyn, bu kaynağın gelirlerinden komşularından daha önce faydalanmaya başladı. Ancak petrol üretimi Kuveyt ve Suudi Arabistan seviyesine hiçbir zaman ulaşamadı. Ülke, son yıllarda bankacılık ve turizm alanında yaptığı yatırımlarla ekonominin petrol sektörüne bağımlılığını azaltmaya çalışıyor.

Bahreyn'in petrol üretimi 2010 yılı verilerine göre günde 46 bin 430 varildir. Ancak yıllır içinde düşüş kaydedilmektedir. 

Ekonomik çeşitlilik konusnda Basra Körfezi'nin en zengin ülkesi durumda. Ulaşım ve iletişim alanında ileri teknolojiler kullanıllanan ülkede çok sayıda uluslararası şirketin yatırımı mevcut.

Bahreyn, Ağustos 2006’da ABD ile Serbest Ticaret Anlaşması yapan ilk Körfez Ülkesi oldu.

Petrol ürünleri ülke ihracatının yüzde 60’ını, devlet gelirlerinin yüzde 70’ini oluşturuyor.

Ekonomik faaliyetlerin en önemlilerinden biri de alüminyum üretimi. Petrolden sonra ikinci büyük ihraç kalemini oluşturuyor. İslami bankacılık alanında Malezya ile rekabet halindeki ülke, 2011’de yaşanan ayaklanmanın ardından bu yana Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar karşısında finans merkezi olarak kan kaybediyor.

Kaynak: Al Jazeera ve ajanslar

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;