Ülke profili

Ülke profili: Katar

Kişi başına düşen geliriyle dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Katar, küçük bir Körfez emirliği olmasına rağmen, gaz ve petrol rezervleri sayesinde hızla gelişmeye devam ediyor.

Temel Bilgiler

Başkent: Doha

Bağımsızlık tarihi: 3 Eylül 1971

Nüfus: 885.359 ( Temmuz 2006)

Diller: Arapça (resmi) , İngilizce

Para Birimi: Riyal

Son derece yoksul bir tarihi geçmişin ardından hızla gelişen, modern ve liberal bir Arap ülkesi haline gelen Katar, artan petrol geliri ve sahip olduğu doğalgaz rezervleri sayesinde kişi başına düşen gelir oranlarında dünyanın en zengin ülkeleri arasında.

Dünyada refah seviyesi en yüksek ülkelerin başında gelen ülke, son dönemde Ortadoğu siyasetinin etkili aktörlerinden biri durumuna geldi. Aynı zamanda ABD ordusunun Ortadoğu komuta merkezlerinden biri Katar’da bulunuyor.

Ülke son yıllarda adını Aljazeera haber kanalları sayesinde de duyurdu. 

Coğrafi durumu

Arap Yarımadası'nın doğusunda bulunan Katar, Kuzeybatıda Bahreyn, batı ve güneyde Suudi Arabistan ve doğuda Birleşik Arap Emirlikleri'yle çevrili. Tek sınır komşusu Suudi Arabistan. Ülkenin kalan bölümleri Basra Körfezi ile çevrili.

Şehirler

En büyük şehri, nüfusu 500.000 civarında olan Doha.

Diğerleri; Al Wakara, UmmSaid, Al Khor, Medinat Al-Shamal, Al Ruwais, Al Zubara, Dulhan.

Tarih

Katar’ın bulunduğu bölgedeki ilk yerleşim taş devrine dayanıyor. Taş devrinin ülkede bulunan ilk kalıntılarının 50 bin yıllık olduğu tahmin ediliyor. Katar’da Babilliler ve Selçukluların da yaşadığı biliniyor.

Yedinci yüzyılın ortalarında İslam dini Arap yarımadasında yayınlamaya başlayınca, Katar’da Emeviler, Abbasiler gibi İslam hanedanlarının hakimiyeti altına girdi.

16. yüzyıldan Birinci Dünya Savaşı'na kadar Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçasıydı.

19. yüzyılın sonlarına doğru Al Tani emirliği kuruldu ve 20. Yüzyılın başlarına kadar İngiliz himayesinde kaldı.

Katar, 1971 yılında İngilizler himayesinden ayrılarak, tamamen bağımsız bir ülke oldu.

Bu olaydan kısa süre önce Katar, Birleşik Arap Emirlikleri’nin bir parçası olma teklif reddetmişti.

1972-1995 yılları arasında ülkeyi yöneten ilk emirin ardından, yönetime el koyan Katar Emiri Hamad bin Halife Al Tani göreve geldi.

Al Tani emirliği döneminde, önemli siyasi ve ekonomik reformlar gerçekleşti. Seçimlerin özgürleşmesi için adımlar atıldı, kadınlar seçme ve seçilme hakkına sahip oldu. Aynı zamanda gaz ve petrol sektörlerinde liberalleşmenin yolu açıldı.

Basın özgürlüğünün genişletildiği ülkenin en büyük yatırımlarından televizyon kanalı Al Jazeera oldu. Haber platformları, önce Arap ülkelerinde, daha sonra da tüm dünyada en önemli medya kuruluşlarından biri olarak ön plana çıktı.

Katar bu dönemde komşu ülkelerle de ilişkilerini artırdı ve 2001 yılı itibariyle, Bahreyn ve Suudi Arabistan ile arasındaki sınır sorunlarını tamamen çözüme kavuşturdu.

Ülke, Nisan 2003’de yapılan Anayasa referandumundan bu yana ciddi bir politik dönüşüm gerçekleştirdi. Yeni Anayasa 2/3’ü 8’i seçimle, 1/3’ü ise Emir’in ataması ile işbaşına gelen 45 üyeli ve yasama yetkisi olan bir parlamentonun kurulmasını sağladı.

Ülkede yasama erki, bakanlar kurulu ve Şura Meclisi’nden oluşuyor.

Katar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’yı etkisi altına alan ve ‘Arap Baharı’ olarak bilinen halk ayaklanmalarından etkilenmedi.

Yedi idari bölgeden oluşan Katar’da 2009’dan bu yana yerel hizmetlerin iyileştirilmesi amacıyla belediye seçimleri yapılıyor.

33 yaşındaki Şeyh Tamim iç ve dış politikada çeşitli görevler aldıktan sonra, babasından emirliği devraldı.
33 yaşındaki Şeyh Tamim iç ve dış politikada çeşitli görevler aldıktan sonra, babasından emirliği devraldı.
[[Reuters]]

Mutlak monaşi ile yönetilen ülkede Haziran 2013’te bir ilk gerçekleşti. Emir, görevini 33 yaşındaki oğlu Şeyh Temim bin Hamad Al Tani'ye devretti.

Ülke ekonomisindeki gelişmelerin yanısıra Katar, Suudi Arabistan, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman’ın üyesi olduğu Körfez İşbirliği Konseyi’nde (Arap devletlerinin bölgesel örgütü ) özellikle savunma alanında işbirliği konusunda önemli rol oynuyor.

Katar, ABD askeri güçleri için hareket merkezlerinden biri oldu ve özellikle Körfez Savaşı iki ülke arasındaki önemli bir ortaklığın temellerini oluşturdu.

Katar, Irak'ın ABD öncülüğündeki işgali de koordine eden komuta merkezine ev sahipliği yapmıştı.

Ekonomi

Katar, doğalgaz bakımından dünyanın en zengin rezerv kaynaklarından birisine sahip. Refah düzeyinin yüksekliğinin önemli bir bölümü zengin doğal kaynaklara sahip olmasından geliyor.

Dünyanın 3. en büyük doğalgaz rezervlerine sahip olan ülke, 25.7 trilyon metreküple dünyada kanıtlanmış doğalgaz rezervlerinin yaklaşık yüzde 15’ini elinde bulunduruyor.

Ekonomik veriler

Sanayi: Petrol üretimi ve arıtma, gübre, petrokimya, inşaat malzemeleri

GSMH: 23,64 milyar (2005)

Kişi başına düşen GSMH: 27.400 dolar (2005)

Büyüme oranı: yüzde 8,8 (2005)

Enflasyon oranı: yüzde 8,8

Ortadoğu’daki en büyük kişi başına sermaye gelirine sahip, kişi başına milli geliri dünyada en yüksek olan ülkelerden biri. Kişi başına düşen milli gelirin 102 bin dolar seviyesinde olduğu ülke, yüzde 0.4’lük işsizlik oranıyla bu alanda dünyada ikinci sırada yer alıyor.

Ülke, düşük risk ve maliyetleri ile iş ve finansal açıdan önemli gelir yaratma kapasitesine sahip.

Petrol fiyatlarının yüksek seyri nedeniyle ekonomik büyümede önemli artışlar gözlemlenirken, ürün çeşitlendirilmesine gitmek amacı ile hızlı bir çalışma içerisinde de bulunuyor.

Ayrıca Katar bölgede önemli bir gaz üreticisi ülkesi.

Katar'ın yerli nüfusu yabancılara 8 kişi de bir kişi oranıyla çok daha düşük. Katar’ın yaklaşık iki milyonluk nüfusunun 300 bini Katarlı olup, geri kalanı çalışmak için gelmiş Hindistan, Filipinler, Pakistan, Nepal, Sri Lanka gibi güney ve güneydoğu Asya ülkeleri ile Mısır, Lübnan, Fas, Cezayir, Filistin gibi Arap ülkeleri vatandaşı yabancılardan oluşuyor. Petrolün ekonomiye etkisi, yüksek yaşam standartları, yabancılara sunulan sosyal hizmetler de bu rakamlarda önemli rol oynuyor.

Katar'ın savunma harcamaları ise, 2001 yılında ülkenin toplam GSMH'nın yaklaşık yüzde 10'unu oluşturdu. Katar’daki orduyu, donanma ve hava kuvvetleri de dahil olmak üzere, 10 binin üzerindeki küçük bir askeri güç koruyor.

ABD, İngiltere ve Fransa ile önemli savunma antlaşmaları mevcut.

2022 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapacak Katar, bu organizasyon sebebiyle yeni uluslararası havalimanı, otoyol, demiryolu ve metro ile yeni yerleşim bölgeleri gibi büyük çaplı yatırımlara yönelmiş durumda.

Kaynak: Al Jazeera, Ajanslar

Yorumlar

Bu sitede yer alan içerikler sadece genel bilgilendirme amacı ile sunulmuştur. Yorumlarınızı kendi özgür iradeniz ile yayınlanmakta olup; bununla ilgili her türlü dolaylı ve doğrudan sorumluluğu tek başınıza üstlenmektesiniz. Böylelikle, Topluluk Kuralları ve Kullanım Koşulları'na uygun olarak, yorumlarınızı kullanmak, yeniden kullanmak, silmek veya yayınlamak üzere tarafımıza geri alınamaz, herhangi bir kısıtlamaya tabi olmayan (format, platform, süre sınırlaması da dahil, ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) ve dünya genelinde geçerli olan ücretsiz bir lisans hakkı vermektesiniz.
;